İhaleye fesat karıştırma suçu, edimin ifasına fesat karıştırma suçu ile ilgili davalarda Şüpheli/Sanık Müdafiliği, Kamu İhale Kurumunda taraf temsili alanında hizmet vermektedir.

Bir ankara ihaleye fesat davası, kimi zaman bir ihale komisyonu kararına yapılan itirazla ya da bir müfettiş raporuyla başlar ve yıllar süren bir yargılamaya dönüşebilir. Sanıklar arasında hem istekli firmaların yetkilileri hem de kamu görevlileri bulunabilir. Bu sayfada kamu ihale sürecinin ceza hukukuna dokunduğu noktalar, ihaleye fesat karıştırma ile edimin ifasına fesat karıştırma suçlarının cezası ve bir mahkûmiyetin memuriyet, şirket yöneticiliği ve sonraki ihaleler bakımından doğurduğu sonuçlar anlatılıyor.

Bir bakışta

İhaleye fesat karıştırma
Üç yıldan yedi yıla kadar hapis (TCK 235/1)
Zarar doğmamışsa
Bir yıldan üç yıla kadar hapis (TCK 235/3-b)
Edimin ifasına fesat
Üç yıldan yedi yıla kadar hapis (TCK 236/1)
Memuriyet
Her iki suçtan mahkûmiyet, süre geçse bile engel (657 m.48)

Kamu ihale süreci ceza dosyasına nasıl dönüşür?

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki ihalelerde istekliler, idareye şikâyet ve Kamu İhale Kurumuna itirazen şikâyet yoluyla haklarını arar. Bu idari süreçte ortaya çıkan bilgiler, örneğin tekliflerin birbirine kopya gibi benzemesi veya şartnamenin tek bir firmaya göre yazıldığı izlenimi, savcılığa bildirilebilir. Böylece ankara ihaleye fesat davası, idari bir uyuşmazlığın ceza mahkemesindeki karşılığı olarak gündeme gelir.

TCK 235, fesadın hangi davranışlarla gerçekleşeceğini tek tek sayar: hileli davranışlarla yeterli istekliyi dışarıda bırakmak ya da yetersiz istekliyi içeri almak, uygun malı uygun değilmiş gibi göstermek, gizli kalması gereken teklif bilgilerini sızdırmak, cebir veya tehditle katılımı engellemek ve fiyatı etkilemek için istekliler arasında anlaşma yapmak. Konunun suç tarafı ihaleye fesat karıştırma yazımızda ayrıntılı olarak yer alıyor.

Ankara ihaleye fesat davası hangi mahkemede ve hangi cezayla görülür?

Temel hâlin üst sınırı yedi yıl olduğundan dava, asliye ceza mahkemesinde görülür. Cebir veya tehdit kullanılırsa temel cezanın alt sınırı beş yıldan az olamaz; ilgili kamu kurumu bakımından bir zarar doğmamışsa ceza bir yıldan üç yıla iner (TCK 235/3). Fesat yoluyla menfaat sağlayan görevli, ayrıca o menfaatin oluşturduğu suçtan da cezalandırılır. Ankara ihaleye fesat davası açısından zarar unsurunun tespiti, sonuca giden yolu belirleyen ilk sorudur.

Durum Ceza Dava zamanaşımı
Temel hâl (235/1) 3 – 7 yıl hapis On beş yıl
Zarar doğmamış (235/3-b) 1 – 3 yıl hapis Sekiz yıl
Cebir veya tehdit (235/3-a) Alt sınır en az 5 yıl On beş yıl
Edimin ifasına fesat (236/1) 3 – 7 yıl hapis On beş yıl

Edimin ifasına fesat karıştırma, ihale bittikten sonraki aşamayı korur. Sözleşmede belirtilenden başka bir malın teslim alınması, eksik malın kabulü, süresinde yapılmayan işin zamanında yapılmış gibi gösterilmesi veya şartnameye uymayan yapının kabulü, hileli yapılmışsa bu suçu oluşturur (TCK 236/2). Bu suçlamayla karşılaşan görevliler arasında kabul komisyonu üyeleri de bulunur.

Hüküm verilirse sanığın hangi hakları etkilenir?

Ankara ihaleye fesat davası temel hâlden görülüyorsa alt sınır üç yıl olduğundan, indirim uygulanmadıkça hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme mümkün olmaz; bu iki seçenek iki yıl veya daha az cezaya bağlıdır. Zarar doğmayan hâlde ise ceza bir yıldan başladığı için bu kapı açıktır. Diyelim ki teklif bilgisini sızdıran bir komisyon üyesine, kurum zarara uğramadığı için bir yıl üç ay hapis verildi; mahkeme geri bırakmayı tartışabilir.

Dikkat: 657 sayılı Kanunun 48. maddesi, ihaleye fesat karıştırma ve edimin ifasına fesat karıştırma suçlarından mahkûmiyeti, cezanın süresine bakmadan ve TCK 53’teki süreler geçmiş olsa bile memuriyete engel sayar. Ertelenmiş bir mahkûmiyet de bu sonucu doğurabilir; geri bırakılan hüküm ise hukuki sonuç doğurmadığı için farklı değerlendirilir.

Kasten işlenen bir suçtan hapis cezası, infaz tamamlanana kadar kamu görevi üstlenmeyi, şirket ve kooperatif yöneticiliğini engeller (TCK 53/1). Görevin kötüye kullanılmasıyla işlenen suçlarda mahkeme, infazdan sonra işlemek üzere cezanın yarısından bir katına kadar ayrıca o hakkın kullanılmasını yasaklar (TCK 53/5). Kamu görevlilerinin yargılanma usulü için soruşturma izni yazımıza bakabilirsiniz.

Ankara ihaleye fesat davası sonrasında firma ne yapmalı?

Mahkûmiyet kesinleştiğinde firma yetkililerinin durumu, şirketin yeni ihalelere katılması bakımından da önem taşır. Kamu ihale mevzuatındaki yasaklama hükümleri ve idarelerin yeterlik değerlendirmesi, ceza kararından ayrı ama ona bağlı biçimde işleyebilir. Bu nedenle ankara ihaleye fesat davası devam ederken şirketin yönetim yapısı, yetki belgeleri ve teklif süreçleri gözden geçirilmelidir. Şirket tarafı için şirketler hukuku sayfası yol gösterebilir.

Kanun yolu süreleri kaçırılmamalıdır: istinaf ve temyiz için gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki haftalık süre vardır (CMK 273, 291). Beş yıl veya daha az hapis cezasına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi kural olarak temyiz edilemez (CMK 286/2-a). Ayrıntılar ceza hukuku ve ceza muhakemesi sayfasında.

Ankara İhaleye Fesat Davası Hakkında Merak Edilenler

Kurum zarara uğramadıysa dava düşer mi?

Düşmez, ceza hafifler. Zarar doğmamışsa ve cebir veya tehdit kullanılmamışsa ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir (TCK 235/3-b). Bu durumda hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme ve seçenek yaptırımlar gündeme gelebilir; zarar unsuru bilirkişi raporuyla tartışılır.

Mahkûm olan memur cezası bittikten sonra göreve dönebilir mi?

657 sayılı Kanun, ihaleye fesat karıştırmadan mahkûmiyeti TCK 53’teki süreler geçmiş olsa bile memurluğa alınma engeli sayar. Bu nedenle infazın tamamlanması tek başına yeterli olmaz. Yasaklanmış hakların geri verilmesi yolu ayrıca incelenmelidir (5352 m.13/A).

Yasaklanmış hakların geri verilmesi ne zaman istenebilir?

Cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıl geçmiş, kişi bu sürede yeni suç işlememiş ve iyi hâlli yaşadığı konusunda mahkemede kanaat oluşmuşsa istenebilir (5352 m.13/A). Talep, hükmü veren mahkemeye veya ikametgâhtaki aynı derece mahkemeye yapılır.

Teklifleri birbirine benzeyen iki firma yetkilisi otomatik olarak sanık olur mu?

Olmaz. Benzerlik tek başına suç kanıtı değildir; fiyatı etkilemek amacıyla açık veya gizli bir anlaşma yapıldığının ispatı gerekir (TCK 235/2-d). Yazışmalar, teklif hazırlık dosyaları ve tanık beyanları bu bakımdan değerlendirilir; şüphe hâlinde sanık lehine karar verilir.

Dayanak mevzuat