Cinsel Saldırı Cezası (TCK 102): Suçun Unsurları, Ceza Aralığı, Yargılama ve İnfaz
Gözden geçirme: Hazırlayan: Av. Ahmet MutluDayanak: TCK 102; CMK 253/3; 5275 m.107 ve 108
Cinsel saldırı suçlaması, hem suçlanan kişi hem de yakınları için ağır bir süreçtir. İfadeye çağrılan kişi çoğu zaman ilk anda suçun adını, hangi davranışların bu kapsama girdiğini ve cinsel saldırı cezası olarak ne öngörüldüğünü bilmez. Mağdur tarafında olan kişi ise şikâyetin nasıl yapılacağını ve sürecin hangi aşamalardan geçeceğini merak eder. Her iki taraf için de ilk ihtiyaç, kanunun neyi düzenlediğini sakin ve doğru biçimde öğrenmektir.
Bu yazıda Türk Ceza Kanunu 102. maddedeki cinsel saldırı suçunun unsurlarını, temel hâl ile sarkıntılık arasındaki ayrımı, şikâyet ve görevli mahkeme kurallarını, yargılamanın işleyişini ve hükümden sonraki sonuçları anlatıyoruz. Ağırlaştırıcı hâlleri ise kısaca özetliyor, ayrıntılarını ayrı bir yazıya bırakıyoruz. Anlatım genel bilgi niteliğindedir ve hukuki çerçeveyi tanıtmayı amaçlar.
Bir bakışta
- Dayanak
- TCK 102; cinsel taciz için TCK 105, çocuklar için TCK 103
- Ceza aralığı
- Temel hâlde 5 ile 10 yıl, sarkıntılık düzeyinde 2 ile 5 yıl hapis; ağırlaştırıcı hâllerde daha yüksek cezalar
- Görevli mahkeme
- Temel hâl ve sarkıntılıkta asliye ceza, ağırlaştırıcı hâllerde ağır ceza mahkemesi
- Şikâyet ve uzlaştırma
- Temel hâl şikâyete bağlıdır, süre altı aydır; uzlaştırma uygulanmaz
- Hükümden sonra
- HAGB ve erteleme çok dar; koşullu salıverilmede üçte iki oranı, memuriyet ve sicil sonuçları
Bu yazıda neler var?
- Cinsel saldırı suçu nedir, hangi davranışlar bu kapsama girer?
- Cinsel saldırı cezası ne kadardır?
- Sarkıntılık ile basit cinsel saldırı nasıl ayrılır?
- Cinsel saldırı, cinsel taciz ve çocukların cinsel istismarı arasındaki fark nedir?
- Şikâyet, uzlaştırma ve görevli mahkeme nasıl işler?
- Soruşturma ve kovuşturma süreci nasıl ilerler?
- Hükümden sonra neler olur: HAGB, erteleme, infaz ve hak kayıpları
- Cinsel saldırı suçlamasında ne yapmalı?
- Cinsel Saldırı Cezası Hakkında Merak Edilenler
Cinsel saldırı suçu nedir, hangi davranışlar bu kapsama girer?
Türk Ceza Kanunu (TCK) 102. maddeye göre cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlal eden kişi cinsel saldırı suçunu işlemiş olur. Suçun özünde kişinin cinsel özgürlüğü, yani kendi bedeni üzerinde kimin, ne ölçüde temas kurabileceğine karar verme hakkı korunur. Bu nedenle suçun oluşması için davranışın mağdurun rızası dışında gerçekleşmesi gerekir. Rızanın baştan bulunmaması kadar, verilen rızanın geri alınmasından sonra devam eden davranış da suç kapsamında değerlendirilebilir.
Suçun ikinci unsuru bedensel temastır. Cinsel saldırı, failin mağdurun bedenine cinsel amaçlı olarak dokunmasıyla oluşur. Bedensel temas bulunmayan sözlü veya yazılı cinsel içerikli davranışlar ise ayrı bir suç olan cinsel taciz kapsamında incelenir. Suç ancak kasten işlenebilir; failin davranışının cinsel nitelik taşıdığını bilerek ve isteyerek hareket etmesi aranır. Mağdurun on sekiz yaşından küçük olması hâlinde ise TCK 102 yerine çocukların cinsel istismarını düzenleyen TCK 103 uygulanır.
Cinsel saldırı cezası ne kadardır?
TCK 102/1’e göre temel hâlde ceza beş yıldan on yıla kadar hapistir. Davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde ise ceza iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Kanunun ifadesiyle fiilin vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle işlenmesi hâlinde ceza on iki yıldan az olamaz. Maddenin üçüncü fıkrası belirli hâllerde cezayı yarı oranında artırır, dördüncü ve beşinci fıkraları ise cebir sonucu ağır yaralanma ile mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâllerini ayrıca düzenler.
| Hâl | Hüküm | Öngörülen ceza |
|---|---|---|
| Sarkıntılık düzeyinde kalan davranış | TCK 102/1, ikinci cümle | 2 ile 5 yıl hapis |
| Temel hâl | TCK 102/1 | 5 ile 10 yıl hapis |
| Vücuda organ veya cisim sokulması | TCK 102/2 | 12 yıldan az olmamak üzere hapis |
| Ağırlaştırıcı nitelikli hâller | TCK 102/3 | Ceza yarı oranında artırılır |
| Mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü | TCK 102/5 | Ağırlaştırılmış müebbet hapis |
Bu aralıklar 2014 yılında 6545 sayılı Kanunla belirlenmiştir; 2025 ve 2026 yıllarındaki 7550, 7571, 7589 ve 7593 sayılı Kanunlar madde metnini değiştirmemiştir. Ceza, bu aralıklar içinde mahkemece TCK 61’deki ölçütlere göre belirlenir; ardından varsa artırım ve indirimler uygulanır. Ağırlaştırıcı hâllerin ayrıntısını nitelikli cinsel saldırı başlıklı yazımızda ele alıyoruz.
Varsayımsal bir örnekle hesabın nasıl yürüdüğüne bakalım. Temel hâlde mahkeme alt sınırdan, yani beş yıldan ayrılmamaya karar verdiyse ve sanığın duruşmadaki tutumu, geçmişi ve fiilden sonraki davranışı nedeniyle TCK 62 uyarınca takdiri indirim uyguladıysa, ceza altıda bir oranında indirilerek dört yıl iki aya iner. Aynı olay sarkıntılık olarak nitelendirilirse başlangıç iki yıl olur ve aynı indirimle sonuç bir yıl sekiz aya düşer. Bu fark, hükümden sonraki bütün seçenekleri belirlediği için nitelendirme tartışması dosyanın merkezinde yer alır.

Sarkıntılık ile basit cinsel saldırı nasıl ayrılır?
Kanun sarkıntılığı tanımlamaz; ayrımı Yargıtay uygulaması şekillendirmiştir. Yerleşik yaklaşıma göre sarkıntılık, ani ve kısa süreli, kesintili ve süreklilik göstermeyen cinsel amaçlı bedensel temaslarda söz konusu olur. Davranış belli bir süreye yayılmış, kesintisiz devam etmiş ve belli bir yoğunluğa ulaşmışsa artık temel hâl kabul edilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu değerlendirmede ayrıca mağdurun cinsel özgürlüğünün ne ölçüde ihlal edildiğini ön plana çıkarır.
Bu ayrım cezayı doğrudan etkiler. Sarkıntılıkta alt sınır iki yıl, temel hâlde beş yıldır. Görevli mahkeme, zamanaşımı süresi ve hükümden sonra HAGB ile erteleme imkânı da bu nitelendirmeye göre değişir. Varsayımsal bir örnekle, kalabalık bir ortamda bir anlık temas sarkıntılık olarak tartışılırken, aynı davranışın mağdurun karşı çıkmasına rağmen sürdürülmesi temel hâle dönüşebilir. Olayın süresi, yeri ve mağdurun tepkisi bu nedenle dosyada dikkatle incelenir.
Pratikte: Sarkıntılık ve temel hâl ayrımı çoğu zaman olayın süresine ve akışına ilişkin ayrıntılara dayanır. Kamera kayıtları, olay yerindeki tanıklar ve mesaj kayıtları bu ayrıntıları ortaya koyan başlıca delillerdir ve kaybolmadan önce dosyaya kazandırılmaları önem taşır.
Cinsel saldırı, cinsel taciz ve çocukların cinsel istismarı arasındaki fark nedir?
Üç suç da TCK’nın cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar bölümünde yer alır, ancak unsurları farklıdır. Cinsel saldırıda bedensel temas bulunur ve mağdur yetişkindir. Cinsel tacizde, TCK 105, bedensel temas olmaksızın cinsel amaçlı rahatsız etme söz konusudur; ceza üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Mağdur çocuksa, yani on sekiz yaşından küçükse, cinsel içerikli bedensel temas TCK 103 kapsamında çocukların cinsel istismarı olarak değerlendirilir ve çok daha ağır cezalar öngörülür.
Doğru nitelendirme, uygulanacak ceza aralığını, şikâyet şartını, infaz oranını ve hükümden sonraki yükümlülükleri belirler. Örneğin cinsel tacizde HAGB ve erteleme sıkça gündeme gelirken cinsel saldırının temel hâlinde ceza bu eşiklerin üzerinde başlar. Cinsel taciz suçunun ayrıntısını cinsel taciz hapis cezası yazımızda, çocuk mağdurlara ilişkin kuralları çocuk istismarı davasından sonra başlıklı yazımızda bulabilirsiniz.
Şikâyet, uzlaştırma ve görevli mahkeme nasıl işler?
TCK 102/1’deki temel hâlde soruşturma mağdurun şikâyetine bağlıdır. Şikâyet süresi, TCK 73’e göre mağdurun fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı aydır. Şikâyetten vazgeçme, hüküm kesinleşinceye kadar mümkündür ve sanık kabul ederse davayı düşürür. Yargıtay uygulamasına göre 102/3’teki ağırlaştırıcı hâllerden biri bulunduğunda suç kamu adına takip edilir ve şikâyet aranmaz. Organ veya cisim sokulması hâlinde ise şikâyet yalnızca fiil eşe karşı işlenmişse aranır.
Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 253/3, soruşturması şikâyete bağlı olsa bile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaştırma yoluna gidilemeyeceğini açıkça düzenler. Bu nedenle taraflar anlaşsa bile dosya uzlaştırma bürosuna gönderilmez; yalnızca şikâyete bağlı hâllerde şikâyetten vazgeçme sonuç doğurur. Temel hâl ve sarkıntılık davaları asliye ceza mahkemesinde, organ veya cisim sokulması ile ağırlaştırıcı hâllere ilişkin davalar ise ağır ceza mahkemesinde görülür.
Soruşturma ve kovuşturma süreci nasıl ilerler?
Şikâyetin ardından savcılık genellikle mağdurun beyanını alır, gerekiyorsa adli tıp muayenesi yaptırır ve olay yeriyle ilgili kamera kayıtlarını, mesajları ve tanıkları toplar. Ardından şüpheli ifadeye çağrılır. Şüpheli olarak ifade verirken susma hakkınız ve müdafi, yani avukat yardımından yararlanma hakkınız vardır. Bu aşamada verilen beyanlar dosyanın sonraki her aşamasında yeniden okunur; tarihleri, yerleri ve kişileri belgelerinizi görmeden aktarmak sonradan düzeltilmesi güç çelişkiler doğurabilir. Hazırlığı ifadeye çağrılma yazımızda anlattık.
Tutuklama bakımından temel hâl, tutuklama nedeninin var sayılabildiği katalog suçlar arasında yer almaz ve genel koşullara tabidir; ağırlaştırıcı hâller ise bu kataloğa girer. Mahkeme tutuklama yerine adli kontrol, örneğin mağdura yaklaşmama veya yurt dışı çıkış yasağı da uygulayabilir. Kovuşturmada mahkeme, mağdurun beyanının tutarlılığını kamera kayıtları, mesajlar, tanık anlatımları ve tıbbi bulgularla birlikte değerlendirir. Şüphe giderilemiyorsa bu şüphe sanık lehine yorumlanır.
Dikkat: Soruşturma sürerken mağdurla veya yakınlarıyla iletişim kurmaya çalışmak, iyi niyetle yapılsa bile baskı olarak yorumlanabilir ve tutuklama ya da adli kontrol kararının gerekçesine dönüşebilir. İletişim ihtiyacı varsa bu konu avukat aracılığıyla değerlendirilmelidir.

Hükümden sonra neler olur: HAGB, erteleme, infaz ve hak kayıpları
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) ve hapis cezasının ertelenmesi, verilen cezanın iki yıl veya daha az olmasını gerektirir. Temel hâlde alt sınır beş yıl olduğundan bu kurumlar uygulanamaz. Sarkıntılık düzeyinde ise alt sınır iki yıl olduğu için takdiri indirimle cezanın bu eşiğin altına inmesi ihtimali bulunur; bu durumda da 7589 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen şartlar, özellikle zararın giderilmesi ve sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaati aranır. Ayrıntıyı HAGB değişikliği yazımızda bulabilirsiniz.
Hapis cezası infaz edilecekse koşullu salıverilme oranı genel kuralın üzerindedir. 5275 sayılı İnfaz Kanununun 107/2-d bendi, organ veya cisim sokulması hâli dışındaki cinsel saldırı mahkûmiyetlerinde cezanın üçte ikisinin infaz kurumunda iyi hâlle geçirilmesini arar. Organ veya cisim sokulması hâlinde ise 108. madde uyarınca süreli hapiste dörtte üç oranı uygulanır ve infaz hâkimi tedavi veya mağdura yaklaşmama gibi yükümlülükler belirleyebilir. Oranlar suç tarihine göre farklılık gösterebileceğinden kesin hesap müddetnamede yapılır. Kasıtlı bir suçtan bir yıl veya daha fazla hapis cezası memuriyete engel olur ve mahkûmiyet adli sicile işlenir; ayrıntılar cinsel suçlarda hükümden sonra yazımızda yer alıyor.
İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yoluna, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi delilleri yeniden değerlendirebilir, gerekirse duruşma açarak tanık ve mağdur dinleyebilir. Sanık, katılan ve savcı bu yola başvurabilir. Nitelendirmeye, örneğin sarkıntılık ile temel hâl ayrımına veya ağırlaştırıcı hâlin bulunup bulunmadığına ilişkin itirazlar da bu aşamada ileri sürülür ve sonucu doğrudan değiştirebilir.
Cinsel saldırı suçlamasında ne yapmalı?
Cinsel saldırı suçlamasıyla karşılaştıysanız ilk adım, sakin kalmak ve ifadeye hazırlıksız gitmemektir. Olay günüyle ilgili mesajları, arama kayıtlarını, konum bilgilerini ve sizi o gün gören kişileri not edin; bu kayıtlar silinmeden korunmalıdır. Mağdur ya da yakınlarıyla doğrudan temas kurmaktan kaçının. Suçlamanın hangi fıkraya dayandığını öğrenmek, şikâyet şartının ve görevli mahkemenin belirlenmesi açısından da önem taşır.
Mağdur tarafındaysanız, şikâyet süresinin altı ay olduğunu ve tıbbi muayenenin olaydan sonra mümkün olan en kısa sürede yapılmasının delillerin korunmasına yardım ettiğini bilmeniz yararlı olur. Her iki taraf için de dosyadaki delillerin erken aşamada toplanması, sonraki aşamalarda doğru bir değerlendirmenin temelini oluşturur. Ankara ve Çankırı adliyelerinde yürüyen dosyalarda da süreç bu kurallara göre işler. Bu tür dosyalardaki yaklaşımımızı ceza hukuku çalışma alanımız sayfasında bulabilirsiniz.

Cinsel Saldırı Cezası Hakkında Merak Edilenler
Cinsel saldırı suçunda şikâyet süresi ne kadardır?
Temel hâldeki ve sarkıntılık düzeyindeki cinsel saldırıda şikâyet süresi, TCK 73’e göre mağdurun fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı aydır. Bu süre geçerse şikâyete bağlı hâllerde soruşturma yapılamaz. Ağırlaştırıcı hâllerden biri bulunduğunda ise suç kamu adına takip edilir ve şikâyet süresi aranmaz; bu durumda dava zamanaşımı süresi içinde soruşturma başlatılabilir.
Mağdur şikâyetini geri alırsa dava düşer mi?
Şikâyete bağlı hâllerde, yani temel hâlde ve sarkıntılıkta, mağdurun şikâyetten vazgeçmesi hüküm kesinleşinceye kadar mümkündür. Sanık bu vazgeçmeyi kabul ederse dava düşer. Ağırlaştırıcı hâllerde ve eş dışındaki kişilere karşı organ veya cisim sokulması hâlinde ise şikâyet aranmadığı için vazgeçme davayı sona erdirmez. Hüküm kesinleştikten sonraki vazgeçme cezanın infazını etkilemez.
Cinsel saldırı suçunda uzlaştırma yapılır mı?
Yapılmaz. CMK 253/3, soruşturması şikâyete bağlı olsa bile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaştırma yoluna gidilemeyeceğini açıkça düzenler. Taraflar kendi aralarında anlaşsa bile dosya uzlaştırma bürosuna gönderilmez ve uzlaşma raporu düzenlenmez. Şikâyete bağlı hâllerde sonucu değiştirebilecek tek yol, mağdurun şikâyetinden kendi iradesiyle vazgeçmesidir.
Cinsel saldırı davasına hangi mahkeme bakar?
Temel hâldeki cinsel saldırı ve sarkıntılık düzeyindeki davranışlara ilişkin davalar asliye ceza mahkemesinde görülür. Organ veya cisim sokulması hâli, ağırlaştırıcı nitelikli hâller ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâller ise öngörülen cezanın ağırlığı nedeniyle ağır ceza mahkemesinin görevine girer. Mağdur çocuksa dava TCK 103 kapsamında ele alınır ve sanığın yaşına göre çocuk mahkemesi de gündeme gelebilir.
Cinsel saldırı cezası ertelenebilir mi?
Hapis cezasının ertelenmesi ve HAGB için verilen cezanın iki yıl veya daha az olması gerekir. Temel hâlde alt sınır beş yıl olduğundan bu imkânlar kapanır. Sarkıntılık düzeyinde ise alt sınır iki yıldır; takdiri indirim uygulanırsa ceza iki yılın altına inebilir ve diğer şartlar varsa erteleme veya HAGB değerlendirilebilir. Bu ihtimal somut dosyanın koşullarına sıkı biçimde bağlıdır.
Cinsel saldırıdan mahkûm olan kişi ne zaman koşullu salıverilir?
5275 sayılı Kanunun 107/2-d bendine göre organ veya cisim sokulması dışındaki cinsel saldırı mahkûmiyetlerinde koşullu salıverilme için cezanın üçte ikisinin infaz kurumunda iyi hâlle geçirilmesi gerekir. Organ veya cisim sokulması hâlinde 108. madde uyarınca süreli hapiste dörtte üç oranı uygulanır. Oranlar suç tarihine göre değişebildiğinden kesin tarih müddetnamede hesaplanır ve infaz savcılığının hesabı ayrıca kontrol edilmelidir.
Dayanak mevzuat
Okumaya devam edin
- Cinsel Suçlarda Hükümden Sonra: Koşullu Salıverilme Oranları, Yükümlülükler ve Sicil
- Cinsel Taciz Hapis Cezası: Kapalı Kurumda İnfaz, Üçte İki Oranı ve Sicil
- Sarkıntılık Düzeyinde İstismar: Hükümden Sonra Ceza, İnfaz ve Sicil
- İfadeye Çağrılma: Şüpheli Olarak Çağrıldığınızda Haklarınız ve İfadenin Hükme Etkisi
- Cinsel Suçlarda Şikâyet Süresi ve Dava Zamanaşımı: Hangi Suç Şikâyete Bağlı?
Yazıyı hazırlayan
Ankara Barosuna kayıtlı avukat (sicil 17837), Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1970 mezunu. Trafik Mevzuatı ve Cezaevi Mevzuatı adlı eserleri yayımlanmıştır.
Dosyanızla ilgili bir sorunuz mu var?
Ceza yargılamasında süreler kısadır. Görüşmeden önce elinizdeki tebligatı, ifade tutanağını veya gerekçeli kararı yanınıza almanız değerlendirmeyi kolaylaştırır.
Telefon: 0 532 714 50 45 · Adres ve iletişim formu
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut durum için hukuki danışmanlık alınmalıdır.


