Cinsel Suçlarda Şikâyet Süresi ve Dava Zamanaşımı: Hangi Suç Şikâyete Bağlı?
Gözden geçirme: Hazırlayan: Av. Ahmet MutluDayanak: TCK 66, 67 ve 73; TCK 102 ile 105
Cinsel suç mağdurlarının önemli bir bölümü yaşadıklarını hemen anlatamaz. Korku, utanç, aile içi baskı veya fail ile süren bir ilişki, şikâyetin aylar hatta yıllar sonra gündeme gelmesine yol açabilir. Bu noktada iki soru belirleyici olur: Bu suç şikâyete bağlı mı ve cinsel suçlarda şikâyet süresi ne kadar? Suçlanan kişi açısından da aynı sorular, dosyanın hiç açılamayacağı, düşeceği ya da yıllar sonra bile görülebileceği sonuçlarını doğurur.
Bu yazıda şikâyete bağlı suç kavramını, Türk Ceza Kanunundaki cinsel suçların hangilerinin şikâyete bağlı olduğunu, altı aylık sürenin nasıl hesaplandığını, şikâyetten vazgeçmenin sonuçlarını ve dava zamanaşımının işleyişini sırasıyla anlatıyoruz. Ceza aralıklarının ayrıntısı için ilgili suçlara ayrılmış yazılarımıza yönlendirme yapıyoruz.
Bir bakışta
- Dayanak
- TCK 73 şikâyet; TCK 66 ve 67 dava zamanaşımı
- Şikâyet süresi
- Fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren altı ay
- Şikâyete bağlı olanlar
- Cinsel saldırının temel hâli ve sarkıntılık, eşe karşı 102/2, reşit olmayanla cinsel ilişkinin temel hâli, cinsel tacizin temel hâli
- Şikâyet aranmayanlar
- Nitelikli cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı (sınırlı istisna dışında), 104/2 ve 104/3
- Dava zamanaşımı
- Cezanın üst sınırına göre 8, 15 veya daha uzun süre; bazı çocuk mağdurlarda 18 yaşından başlar
Bu yazıda neler var?
- Şikâyete bağlı suç ne demektir, şikâyet süresi nasıl işler?
- Cinsel suçlarda hangi suç şikâyete bağlıdır?
- Altı aylık sürede nelere dikkat edilmeli?
- Şikâyetten vazgeçilirse ne olur?
- Cinsel suçlarda dava zamanaşımı ne kadardır?
- Zamanaşımı ne zaman başlar, ne zaman durur veya kesilir?
- Şikâyet süresi ile dava zamanaşımı arasındaki fark nedir?
- Cinsel suçlarda şikâyet süresi konusunda ne yapmalı?
- Cinsel Suçlarda Şikâyet Süresi Hakkında Merak Edilenler
Şikâyete bağlı suç ne demektir, şikâyet süresi nasıl işler?
Kural olarak suçlar kamu adına kendiliğinden soruşturulur. Kanun ise bazı suçlarda soruşturmanın başlamasını mağdurun iradesine bırakır; bunlara şikâyete bağlı suç denir. Türk Ceza Kanunu (TCK) 73. maddeye göre şikâyet hakkı olan kişi, fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Sürenin başlangıcında esas alınan an, olayın tarihi yerine öğrenme tarihidir. Fail başlangıçta bilinmiyorsa altı ay, failin kimliğinin öğrenildiği günden itibaren işler.
Şikâyet savcılığa, kolluğa veya mahkemeye yapılabilir ve yazılı ya da sözlü olabilir. Birden fazla şikâyet hakkı sahibi varsa, birinin süreyi kaçırması diğerlerinin hakkını ortadan kaldırmaz. Öğrenme tarihinin kendisi de çoğu zaman tartışma konusu olur. Varsayımsal bir örnekte, olaydan aylar sonra şikâyette bulunan mağdurun, failin kimliğini ancak yakın zamanda öğrendiğini gösteren yazışmaları, sürenin ne zaman başladığını belirlemede önemli bir delil olur.
Şikâyetin içeriği de önem taşır. Şikâyette olayın ne zaman ve nerede yaşandığının, failin kim olduğunun ve hangi davranışların şikâyet konusu yapıldığının açıkça anlatılması, sonraki aşamada nitelendirme tartışmalarını kolaylaştırır. Mağdurun şikâyet sırasında bir avukat veya güvendiği bir yakınıyla birlikte bulunması mümkündür. Şikâyet bir kez yapıldıktan sonra soruşturma savcılığın yönetiminde yürür ve mağdur, katılan sıfatıyla kovuşturmada dosyayı takip edebilir.
Cinsel suçlarda hangi suç şikâyete bağlıdır?
TCK’nın cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar bölümünde şikâyet şartı her suçta ve her hâlde farklı biçimde düzenlenmiştir. Aynı maddenin temel hâli şikâyete bağlıyken nitelikli hâli kendiliğinden soruşturulabilir. Aşağıdaki tablo, kanun metni ve Yargıtay uygulamasına göre genel tabloyu gösterir. Somut dosyada hangi fıkranın uygulanacağı, şikâyet şartını da doğrudan belirler.
| Suç ve hâl | Madde | Şikâyet aranır mı? |
|---|---|---|
| Cinsel saldırının temel hâli ve sarkıntılık | TCK 102/1 | Aranır |
| Organ veya cisim sokulması | TCK 102/2 | Yalnız eşe karşı işlenmişse aranır |
| Ağırlaştırıcı nitelikli hâller | TCK 102/3 | Aranmaz (Yargıtay uygulaması) |
| Çocukların cinsel istismarı | TCK 103 | Aranmaz; fail çocuk ve fiil sarkıntılık düzeyindeyse aranır |
| Reşit olmayanla cinsel ilişki, temel hâl | TCK 104/1 | Aranır |
| Evlenme yasağı veya koruyucu aile ilişkisi bulunan hâller | TCK 104/2 ve 104/3 | Aranmaz |
| Cinsel taciz, temel hâl | TCK 105/1 | Aranır |
Cinsel tacizin ikinci fıkrasındaki nitelikli hâllerde, örneğin aynı işyerinde çalışmanın veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanılmasında, Yargıtay’ın yakın tarihli uygulaması şikâyetin aranmadığı yönündedir; ancak bu konuda farklı yönde verilmiş kararlar da bulunduğundan somut dosyada ayrıca değerlendirme gerekir. Ayrıntılar için cinsel taciz ve reşit olmayanla cinsel ilişki yazılarımıza bakabilirsiniz.

Altı aylık sürede nelere dikkat edilmeli?
Altı aylık süre hak düşürücü niteliktedir; süre geçtikten sonra yapılan şikâyetle şikâyete bağlı bir suçtan dava açılamaz. Bu nedenle mağdurun öğrenme tarihini ve şikâyet tarihini belgelemesi önemlidir. Öte yandan şikâyet süresi dolmuş olsa bile, olayda nitelikli bir hâl bulunduğu anlaşılırsa, örneğin fiilin birden fazla kişiyle veya kendini savunamayacak bir kişiye karşı işlendiği ortaya çıkarsa, soruşturma şikâyete bağlı olmaksızın yürütülebilir. Bu durumda yalnızca dava zamanaşımı süresi önem taşır.
Dikkat: Şikâyet süresinin geçtiği iddiası, suçlanan kişi açısından dosyanın en baştan sona ermesine yol açabilecek bir savunmadır. Ancak bu iddianın ileri sürülebilmesi için öğrenme tarihinin dosyadaki delillerle ortaya konması gerekir. Mağdurun olayı daha önce kime ve ne zaman anlattığı bu nedenle önemli bir tartışma noktası olur.
Çocuk mağdurlarda şikâyet hakkı, mağdurun yanında yasal temsilcisi tarafından da kullanılabilir. Mağdurun on sekiz yaşından küçük olduğu dosyalarda çoğu suç zaten şikâyete bağlı olmadığından, bu dosyalarda belirleyici olan genellikle zamanaşımı kurallarıdır. Çocuk mağdurlara ilişkin ayrıntılar için çocuk istismarı davasından sonra yazımıza bakabilirsiniz.
Şikâyetten vazgeçilirse ne olur?
TCK 73’e göre şikâyete bağlı suçlarda, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, şikâyetten vazgeçme davayı düşürür. Vazgeçme soruşturma aşamasında yapılırsa savcılık kovuşturmaya yer olmadığı kararı verir; kovuşturma aşamasında yapılırsa mahkeme düşme kararı verir. Vazgeçmenin sonuç doğurması için sanığın bunu kabul etmesi gerekir; vazgeçmeyi kabul etmeyen sanık hakkında yargılama sürer. Suçun birden fazla kişiyle işlendiği hâllerde vazgeçme, kabul etmeyen dışındaki diğer sanıkları da kapsar.
Hükmün kesinleşmesinden sonra yapılan vazgeçme ise cezanın infazına engel olmaz. Şikâyete bağlı olmayan suçlarda, yani nitelikli cinsel saldırıda veya çocukların cinsel istismarında, mağdurun şikâyetinden vazgeçtiğini söylemesi davayı sona erdirmez; dava kamu adına sürer. Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaştırma da uygulanmadığından taraflar arasındaki anlaşma, şikâyete bağlı hâller dışında dosyanın sonucunu doğrudan değiştirmez. Konunun ceza ve infaz boyutunu cinsel saldırı cezası yazımızda anlattık.
Pratikte: Vazgeçme beyanının özgür iradeyle verildiği mahkemece araştırılır. Baskı altında alındığı izlenimi veren bir vazgeçme, ayrıca soruşturma konusu olabilir. Bu nedenle vazgeçme beyanının doğrudan mağdur tarafından, savcılık veya mahkeme huzurunda verilmesi uygun olur.
Cinsel suçlarda dava zamanaşımı ne kadardır?
Dava zamanaşımı, belirli bir süre geçtikten sonra suçtan dolayı kamu davası açılamaması veya açılmış davanın düşmesidir. TCK 66’ya göre süre, suç için kanunda öngörülen cezanın üst sınırına göre belirlenir: beş yılı geçmeyen hapis cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda on beş yıl, daha ağır cezalarda daha uzun süreler uygulanır. Süre hesaplanırken dosyadaki delillere göre suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de dikkate alınır.
Bu kurala göre sarkıntılık düzeyindeki cinsel saldırıda üst sınır beş yıl olduğundan dava zamanaşımı sekiz yıl, cinsel saldırının temel hâlinde üst sınır on yıl olduğundan on beş yıldır. Organ veya cisim sokulması hâlinde kanun yalnızca alt sınır gösterdiğinden süre on beş yıldan kısa olmaz ve nitelikli hâllere göre daha da uzayabilir; somut süre uygulanacak fıkraya göre hesaplanır. Fail suç tarihinde on iki ile on beş yaş arasındaysa sürenin yarısı, on beş ile on sekiz yaş arasındaysa üçte ikisi uygulanır.
Zamanaşımı süresi dolduğunda mahkeme bunu kendiliğinden dikkate alır. Ancak süre hesabı, uygulanacak fıkraya göre değiştiğinden, iddianamedeki nitelendirmenin yargılama sonunda değişmesi zamanaşımı sonucunu da değiştirebilir. Örneğin temel hâl üzerinden açılmış bir dava sarkıntılık olarak nitelendirilirse, sekiz yıllık süre esas alınacağından davanın düşüp düşmeyeceği yeniden değerlendirilir. Bu nedenle nitelendirme ile süre hesabı birlikte ele alınmalıdır.
Zamanaşımı ne zaman başlar, ne zaman durur veya kesilir?
Dava zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden itibaren işlemeye başlar. Cinsel suçlar bakımından önemli bir istisna TCK 66/6’da yer alır: çocuklara karşı üstsoy veya çocuk üzerinde hüküm ve nüfuz sahibi kişiler tarafından işlenen suçlarda zamanaşımı, çocuğun on sekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işler. Bu kural, aile içinde veya bakım ilişkisi içinde yaşanan olayların çocuk yetişkin olduktan sonra da yargıya taşınabilmesini sağlar.
- Başlangıç. Suç tarihi, zincirleme suçta son fiilin tarihi veya 66/6 kapsamında çocuğun on sekiz yaşını bitirdiği gün esas alınır.
- Durma. Soruşturma veya kovuşturmanın bir izne ya da başka bir merciin kararına bağlı olduğu hâllerde süre işlemez.
- Kesilme. Şüphelinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, yakalama ya da tutuklama kararı, iddianame ve mahkûmiyet kararı gibi işlemler zamanaşımını keser ve süre yeniden başlar.
- Üst sınır. Kesilme hâlinde zamanaşımı süresi, kanunda öngörülen sürenin en fazla yarısı kadar uzar.
Hükmün kesinleşmesinden sonra ise dava zamanaşımı yerine ceza zamanaşımı gündeme gelir. Kesinleşmiş bir cezanın infaz edilemeyeceği süreyi ceza zamanaşımı yazımızda ayrıca anlattık.

Şikâyet süresi ile dava zamanaşımı arasındaki fark nedir?
Bu iki süre sık sık karıştırılır, ancak farklı işlev görür. Şikâyet süresi yalnızca şikâyete bağlı suçlarda uygulanır ve mağdurun harekete geçmesi için tanınan altı aylık süredir. Dava zamanaşımı ise bütün suçlarda geçerlidir ve devletin kovuşturma yetkisinin zaman içinde sona ermesini düzenler. Şikâyete bağlı bir suçta altı ay geçmemiş olsa bile dava zamanaşımı dolmuşsa dava açılamaz; şikâyete bağlı olmayan bir suçta ise yalnızca zamanaşımı süresine bakılır.
Varsayımsal bir örnek düşünelim: Sarkıntılık düzeyindeki bir olayı mağdur, faili olaydan hemen sonra tanımasına rağmen bir yıl sonra şikâyet etmiştir. Altı aylık süre geçtiği için şikâyete bağlı bu suçtan dava açılamaz. Aynı olayda failin iki kişi olduğu anlaşılırsa nitelikli hâl nedeniyle şikâyet aranmaz ve soruşturma, zamanaşımı dolmadığı sürece yapılabilir. Bu fark, nitelendirmenin neden dosyanın ilk gününden itibaren önem taşıdığını gösterir.
Ceza zamanaşımı ise bambaşka bir aşamada devreye girer. Hüküm kesinleştikten sonra cezanın belirli bir süre içinde infazına başlanmazsa, kesinleşmiş ceza artık infaz edilemez. Bu süreler de cezanın miktarına göre değişir ve dava zamanaşımından ayrı hesaplanır.
Cinsel suçlarda şikâyet süresi konusunda ne yapmalı?
Mağdur tarafındaysanız, olayı ve failin kimliğini öğrendiğiniz tarihi not edin ve altı aylık süreyi bekletmeden değerlendirin. Şikâyet için savcılığa doğrudan başvurabilir, gerekirse adliyedeki mağdur destek birimlerinden bilgi alabilirsiniz. Olayı daha önce anlattığınız kişiler ve yazışmalar, hem öğrenme tarihini hem de anlatımınızı destekleyen delillerdir.
Suçlanan kişi bakımından ise ilk iş, iddianın hangi madde ve fıkraya dayandığını, şikâyetin hangi tarihte yapıldığını ve olay tarihinin ne olduğunu öğrenmektir. Şikâyet süresinin veya zamanaşımının dolduğu iddiası, ancak bu tarihler belgelerle ortaya konduğunda sonuç doğurur. Ankara ve Çankırı adliyelerinde yürüyen dosyalarda da süreler aynı kurallara göre hesaplanır. Bu dosyalardaki yaklaşımımızı ceza hukuku çalışma alanımız sayfasında bulabilirsiniz.

Cinsel Suçlarda Şikâyet Süresi Hakkında Merak Edilenler
Cinsel saldırıda şikâyet süresi ne zaman başlar?
TCK 73’e göre altı aylık şikâyet süresi, olayın tarihi yerine mağdurun fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği tarihten itibaren başlar. Fail olay anında tanınıyorsa süre genellikle olay günü işlemeye başlar. Failin kimliği sonradan ortaya çıkmışsa altı ay bu tarihten itibaren hesaplanır. Her durumda şikâyetin dava zamanaşımı süresi dolmadan yapılması gerekir.
Altı ay geçtikten sonra şikâyet edilebilir mi?
Şikâyete bağlı suçlarda altı aylık süre geçtikten sonra yapılan şikâyetle soruşturma yapılamaz. Ancak olayda nitelikli bir hâl, örneğin fiilin birden fazla kişiyle işlenmesi veya mağdurun kendini savunamayacak durumda olması, bulunuyorsa suç şikâyete bağlı olmaz ve dava zamanaşımı süresi içinde soruşturma başlatılabilir. Mağdurun çocuk olduğu dosyalarda da soruşturma çoğunlukla şikâyet aranmaksızın yürütülür.
Çocukken yaşanan bir olay yetişkinlikte şikâyet edilebilir mi?
Çocukların cinsel istismarı kural olarak şikâyete bağlı olmadığından, dava zamanaşımı dolmadığı sürece soruşturma yapılabilir. Ayrıca TCK 66/6 uyarınca çocuğa karşı üstsoy veya çocuk üzerinde hüküm ve nüfuz sahibi kişilerce işlenen suçlarda zamanaşımı, çocuğun on sekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar. Bu nedenle aile içinde yaşanan olaylar, yetişkinlikten sonra da yargıya taşınabilir.
Şikâyetten vazgeçen mağdur yeniden şikâyetçi olabilir mi?
Şikâyetten vazgeçme ve bunun sanık tarafından kabul edilmesi davayı düşürür ve aynı fiil nedeniyle yeniden şikâyette bulunulması kural olarak sonuç doğurmaz. Bu nedenle vazgeçme kararı geri dönüşü güç bir karardır ve özgür iradeyle verilmelidir. Vazgeçmenin baskı veya tehdit altında alındığı anlaşılırsa, bu durum ayrıca soruşturma konusu olabilir ve mahkeme beyanın geçerliliğini değerlendirir.
Cinsel tacizde şikâyet süresi nedir?
Cinsel tacizin temel hâli TCK 105/1 uyarınca şikâyete bağlıdır ve şikâyet süresi, fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aydır. İkinci fıkradaki nitelikli hâllerde, örneğin aynı işyerinde çalışmanın veya elektronik haberleşmenin sağladığı kolaylıktan yararlanılmasında, Yargıtay’ın yakın tarihli uygulaması şikâyetin aranmadığı yönündedir. Bu konuda farklı kararlar da bulunduğundan somut dosyanın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Zamanaşımı dolmuşsa mahkeme ne karar verir?
Dava zamanaşımı dolmuşsa soruşturma aşamasında savcılık kovuşturmaya yer olmadığı kararı, kovuşturma aşamasında mahkeme düşme kararı verir. Zamanaşımı her aşamada mahkemece kendiliğinden gözetilir, ancak savunmanın bunu açıkça ileri sürmesi yararlı olur. Hesaplamada suç tarihi, uygulanacak fıkra, nitelikli hâller, durma ve kesilme sebepleri birlikte dikkate alınır; bu nedenle tarihlerin dosyadan tek tek kontrol edilmesi gerekir.
Dayanak mevzuat
Okumaya devam edin
- Cinsel Saldırı Cezası (TCK 102): Suçun Unsurları, Ceza Aralığı, Yargılama ve İnfaz
- Cinsel Suç Dosyasında Mağdur Beyanı ve Diğer Deliller: Mahkeme Neye Bakar?
- Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Hükmünden Sonra: HAGB, İnfaz Oranları, Sicil ve Zamanaşımı
- Ceza Zamanaşımı (TCK 68): Kesinleşen Ceza Ne Zaman Artık İnfaz Edilemez?
Yazıyı hazırlayan
Ankara Barosuna kayıtlı avukat (sicil 17837), Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1970 mezunu. Trafik Mevzuatı ve Cezaevi Mevzuatı adlı eserleri yayımlanmıştır.
Dosyanızla ilgili bir sorunuz mu var?
Ceza yargılamasında süreler kısadır. Görüşmeden önce elinizdeki tebligatı, ifade tutanağını veya gerekçeli kararı yanınıza almanız değerlendirmeyi kolaylaştırır.
Telefon: 0 532 714 50 45 · Adres ve iletişim formu
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut durum için hukuki danışmanlık alınmalıdır.


