Çocuk Mahkemesinde Yargılama: Kapalı Duruşma, Sosyal İnceleme Raporu ve Ailenin Rolü
Gözden geçirme: Hazırlayan: Av. Ahmet MutluDayanak: 5395 m.15 ile 35; CMK 150, 174, 185 ve 253
On altı yaşındaki oğlu hakkında iddianame düzenlendiğini öğrenen bir anne veya baba, çoğu zaman aynı soruları sorar: dava hangi mahkemede görülecek, duruşmaya kimler girebilecek, çocuğum yetişkinler gibi mi yargılanacak? Çocuk mahkemesinde yargılama, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ile Ceza Muhakemesi Kanununun çocuklara özgü hükümlerine göre yürür. Bu kuralların amacı, çocuğu cezalandırmaktan çok onu korumak ve yeniden topluma kazandırmaktır.
Bu yazıda çocuk mahkemesi ile çocuk ağır ceza mahkemesinin görevini, soruşturmanın çocuklara özgü yönlerini, 2026 yılında 7593 sayılı Kanunla zorunlu hâle gelen sosyal inceleme raporunu, kapalı duruşmayı ve ailenin süreçteki yerini anlatıyoruz. Ardından yargılama sonunda verilebilecek kararları, HAGB ve uzlaştırma imkânlarını ve hükümden sonraki aşamayı ele alıyoruz. Örnekler varsayımsaldır.
Bir bakışta
- Dayanak
- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu; CMK 150, 174, 185 ve 253
- Görevli mahkeme
- Asliye ve sulh ceza görevindeki suçlarda çocuk mahkemesi, ağır ceza görevindekilerde çocuk ağır ceza mahkemesi
- Duruşma
- Sanık on sekiz yaşından küçükse duruşma kapalı yapılır, hüküm de kapalı duruşmada açıklanır
- Sosyal inceleme
- On beş yaşını doldurmamış çocukta zorunlu; eksikse iddianame iade edilir (7593)
- Hükümden sonra
- HAGB’de üç yıllık denetim, uzlaştırma ve tedbir kararları; infazda çocuk eğitimevi
Bu yazıda neler var?
- Çocuk mahkemesi nedir, hangi davalara bakar?
- Soruşturma aşamasında çocuklara özgü kurallar nelerdir?
- Sosyal inceleme raporu nedir, 7593 ile ne değişti?
- Duruşma nasıl yapılır, kimler katılabilir?
- Ailenin yargılamadaki rolü ve sorumluluğu nedir?
- Yargılama sonunda hangi kararlar verilebilir?
- Hükümden sonra neler olur: kanun yolu, infaz ve tedbirlerin takibi
- Çocuk mahkemesinde yargılamada aile ne yapmalı?
- Çocuk Mahkemesinde Yargılama Hakkında Merak Edilenler
Çocuk mahkemesi nedir, hangi davalara bakar?
Çocuk mahkemeleri, on sekiz yaşını doldurmamış çocuklar hakkındaki ceza davalarına bakmak üzere kurulmuş uzman mahkemelerdir. 5395 sayılı Kanuna göre iki tür mahkeme vardır. Tek hâkimli çocuk mahkemesi, asliye ceza ve sulh ceza mahkemelerinin görevine giren suçlardan çocuklar hakkında açılan davalara bakar. Bir başkan ve iki üyeden oluşan çocuk ağır ceza mahkemesi ise ağır ceza mahkemesinin görevindeki suçlarla ilgilidir. Çocuk mahkemeleri ayrıca korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında koruyucu ve destekleyici tedbir kararları da verir. Kanuna göre çocuk mahkemeleri kural olarak her il merkezinde kurulur.
18 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe giren 7593 sayılı Kanun, 5395 sayılı Kanunda ve Ceza Muhakemesi Kanununun bazı hükümlerinde yer alan suça sürüklenen çocuk ifadesini adli süreçteki çocuk olarak değiştirdi. Bu değişiklik, hakkında soruşturma yürütülen çocuğun henüz suçlu kabul edilmediğini vurgular. Çocuğun yaşına göre ceza sorumluluğu ve 7593 ile artırılan indirim sınırları ayrı bir konudur; bunları suça sürüklenen çocuk ve ceza sorumluluğu yazımızda ayrıntılı olarak anlattık.
Soruşturma aşamasında çocuklara özgü kurallar nelerdir?
Çocuk hakkındaki soruşturmayı, Cumhuriyet başsavcılığı bünyesindeki çocuk bürosunda görevli savcı bizzat yürütür. Gözaltına alınan çocuk kolluğun çocuk biriminde, bu birim yoksa yetişkinlerden ayrı bir yerde tutulur. Ceza Muhakemesi Kanununun 150. maddesi uyarınca şüpheli çocuğa, istemi aranmaksızın müdafi görevlendirilir; yani çocuk hiçbir aşamada avukatsız bırakılmaz. Soruşturma sırasında bir sosyal çalışma görevlisi de çocuğun yanında bulunabilir ve savcı, gerekirse çocuk hâkiminden koruyucu tedbir kararı isteyebilir. Müdafi hazır bulunmadan kollukta alınan ifade, hâkim veya mahkeme önünde doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz; bu kural çocuk dosyalarında ayrıca önem taşır.
Tutuklama çocuklar bakımından son çare olarak görülür. 5395 sayılı Kanunun 21. maddesine göre on beş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında, üst sınırı beş yılı aşmayan hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı tutuklama kararı verilemez. Daha ağır suçlarda da tutuklamanın ölçülü olması ve adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalması gerekir. Şartları varsa savcı kamu davasının açılmasını erteleyebilir; çocuklar bakımından erteleme süresi üç yıldır. Uzlaştırma kapsamındaki suçlarda ise dosya önce uzlaştırma bürosuna gönderilir.

Sosyal inceleme raporu nedir, 7593 ile ne değişti?
Sosyal inceleme raporu, çocuğun bireysel özelliklerini, aile yapısını, okul durumunu, arkadaş çevresini ve yaşadığı sosyal ortamı ortaya koyan bir uzman raporudur. Raporu genellikle psikolog, sosyal çalışmacı veya pedagog gibi sosyal çalışma görevlileri hazırlar. Mahkeme bu rapordan, çocuğun işlediği iddia edilen fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğini değerlendirirken, uygun tedbiri seçerken ve cezanın bireyselleştirilmesinde yararlanır.
7593 sayılı Kanun bu alanda önemli bir değişiklik yaptı. On beş yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılması artık zorunludur. On beş yaşını doldurmuş çocuk için inceleme yapılmazsa bunun gerekçesi iddianamede veya kararda gösterilmelidir. Aynı Kanunla Ceza Muhakemesi Kanununun 174. maddesine eklenen bentle, on beş yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmadan düzenlenen iddianame mahkemece savcılığa iade edilir. Bu kural, raporun soruşturma aşamasında hazırlanmasını güvence altına alır.
Müdafi, rapordaki eksik veya hatalı tespitlere karşı beyanda bulunabilir ve yeni bir inceleme ya da bilirkişi görüşü isteyebilir. Algılama yeteneğine ilişkin değerlendirme, özellikle on iki ile on beş yaş arasındaki çocuklarda ceza sorumluluğunun bulunup bulunmadığını belirlediğinden, sosyal inceleme raporu ile adli tıp değerlendirmesi çoğu zaman birlikte ele alınır. Bu nedenle raporun çocuğun gerçek durumunu yansıtması, dosyanın sonucunu doğrudan etkileyebilir.
Pratikte: Sosyal inceleme görüşmesinde ailenin çocuğun okul belgelerini, sağlık raporlarını, varsa rehberlik servisi görüşlerini ve çocuğun katıldığı olumlu etkinlikleri sunması, raporun çocuğun gerçek durumunu daha eksiksiz yansıtmasına yardımcı olur.
Duruşma nasıl yapılır, kimler katılabilir?
Ceza Muhakemesi Kanununun 185. maddesine göre sanık on sekiz yaşından küçükse duruşma kapalı yapılır ve hüküm de kapalı duruşmada açıklanır. Bu nedenle izleyiciler ve basın duruşmaya giremez. 5395 sayılı Kanunun 22. maddesi ise duruşmada kimlerin hazır bulunabileceğini belirler: çocuğun kendisi, veli veya vasisi, mahkemece görevlendirilen sosyal çalışma görevlisi ve çocuk bir kurumda kalıyorsa o kurumun temsilcisi. Çocuğun sorgusu sırasında yanında sosyal çalışma görevlisi bulundurulabilir; çocuğun yararı gerektiriyorsa çocuk duruşma salonundan geçici olarak çıkarılabilir. Soruların çocuğun anlayabileceği sade bir dille sorulması ve gerektiğinde ara verilmesi, çocuk adalet sisteminin temel ilkelerinin bir gereğidir.
Çocuk bir suçu yetişkinlerle birlikte işlemekle suçlanıyorsa, 5395 sayılı Kanunun 17. maddesi uyarınca soruşturma ve kovuşturma kural olarak ayrı yürütülür. Yetişkinler genel mahkemede, çocuk ise çocuk mahkemesinde yargılanır. Çocuk mahkemesi gerektiğinde genel mahkemedeki davanın sonucunu bekleyebilir. Yetişkinlerin çocukları suç işlemeye yönlendirmesi ayrıca ağır sonuçlar doğurur; bu konuyu çocukların suçta kullanılması yazımızda anlattık.
Ailenin yargılamadaki rolü ve sorumluluğu nedir?
Aile, çocuk adalet sisteminin merkezindedir. Veli veya vasi duruşmalarda hazır bulunabilir, çocuğun durumuna ilişkin bilgi ve belge sunabilir ve sosyal inceleme görüşmelerine katılır. Ailenin çocuğun okul devamını, sağlık durumunu ve günlük yaşamını anlatan somut bilgileri, hem tedbir seçiminde hem de cezanın belirlenmesinde önemli bir yer tutar. Aile aynı zamanda müdafi ile düzenli iletişim kurarak çocuğun süreci anlamasına destek olur.
Ailenin sorumluluğu da 7593 sayılı Kanunla güçlendirildi. Mahkemenin verdiği koruyucu ve destekleyici tedbirlerin gereklerine aykırı davranan ana, baba, vasi veya bakım ve gözetimden sorumlu kişi hakkında çocuk hâkimi üç günden on güne kadar tazyik hapsine karar verebilir. Aynı Kanun, aile hukukundan doğan yükümlülüklerin ihlali suçunun cezalarını da artırdı. Bu nedenle mahkemenin çocuk için öngördüğü eğitim, danışmanlık veya sağlık tedbirlerinin aile tarafından düzenli olarak takip edilmesi önem taşır. Ailenin çocukla birlikte bir uzmandan destek alması, okul ile iş birliği yapması ve çocuğun olaydan sonraki olumlu gelişimini belgelemesi de mahkemenin değerlendirmesinde yer bulur.
Yargılama sonunda hangi kararlar verilebilir?
Çocuk mahkemesi, delillere göre beraat kararı verebileceği gibi, mahkûmiyet hâlinde çocuğun yaşına göre indirilmiş bir ceza da belirleyebilir. Hapis cezası yerine veya yanında çocuklara özgü güvenlik tedbirleri ve 5395 sayılı Kanundaki koruyucu ve destekleyici tedbirler de uygulanabilir. Aşağıdaki tablo, çocuk dosyalarında en sık karşılaşılan karar türlerini özetler. Mahkûmiyet hâlinde çocuğun yaşı cezayı belirgin biçimde etkiler: on iki yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu yoktur, on iki ile on beş yaş arasındaki çocuklarda algılama yeteneği araştırılır, on beş ile on sekiz yaş arasındaki çocuklarda ise ceza kanundaki oranlara göre indirilir.
| Karar türü | Ne anlama gelir? | Çocuklara özgü yön |
|---|---|---|
| Kamu davasının açılmasının ertelenmesi | Soruşturma aşamasında dava açılmaz | Erteleme süresi üç yıl |
| Uzlaştırma | Taraflar anlaşırsa dosya kapanır | Üst sınırı üç yılı geçmeyen ek suçlar da kapsamda |
| Hükmün açıklanmasının geri bırakılması | Hüküm denetim süresi sonunda ortadan kalkabilir | Denetim süresi üç yıl; yönlendirme tedbirleri uygulanabilir |
| Hapis cezasının ertelenmesi | Ceza infaz edilmeden denetim süresi geçirilir | Üst sınır suç tarihinde on sekiz yaşından küçüklerde üç yıl |
| Koruyucu ve destekleyici tedbir | Danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık veya barınma | Çocuk hâkimi veya mahkeme karar verir |
Koruyucu ve destekleyici tedbirler arasında danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma tedbirleri sayılır; çocuğun ihtiyacına göre birden fazla tedbir birlikte uygulanabilir. 7593 sayılı Kanun, HAGB kararı verilen çocuklar için 5395 sayılı Kanuna eklenen yönlendirme tedbirlerinin denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanabilmesini sağladı. Zarar az ise HAGB için zararın giderilmesi şartı aranmayabilir. Genel HAGB rejimindeki değişiklikleri HAGB değişikliği yazımızda bulabilirsiniz. Ceza sorumluluğu bulunmayan çocuklar için ise 7593 ile yeni yönlendirme tedbirleri getirildi.

Hükümden sonra neler olur: kanun yolu, infaz ve tedbirlerin takibi
Çocuk mahkemesinin veya çocuk ağır ceza mahkemesinin hükmüne karşı istinaf yoluna başvurulabilir; süre, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. Çocuk adına başvuruyu müdafi yapabileceği gibi kanuni temsilci de yapabilir. Kararın kesinleşmesinden sonra hükmolunan tedbirlerin uygulanmasını ilgili kurumlar yürütür ve mahkeme belirli aralıklarla tedbirin sonuçlarını değerlendirir. Tedbirin çocuğa uygun gelmediği görülürse değiştirilmesi veya kaldırılması istenebilir.
Hapis cezasının infazında da 7593 sayılı Kanunla önemli değişiklikler yapıldı. Kasıtlı suçlarda toplam cezası üç yılı, taksirli suçlarda beş yılı aşmayan çocuk hükümlü doğrudan çocuk eğitimevinde kalır; kapalı kurumdaki çocukların eğitimevine ayrılması ise en geç üç ayda bir değerlendirilir. Koşullu salıverilme hesabındaki çocuklara özgü kuralların bazı suçlarda değiştiği de unutulmamalıdır. Bu değişikliklerin ayrıntısını infaz düzenlemesi 2026 yazımızda anlattık. Çocuk hakkında verilen mahkûmiyetin adli sicile işlenmesi ve kaydın silinmesi kanundaki genel kurallara tabidir; HAGB kararları ise ayrı bir sistemde tutulur.
Çocuk mahkemesinde yargılamada aile ne yapmalı?
Çocuğu hakkında soruşturma veya dava açıldığını öğrenen aile, önce sakin kalmalı ve çocuğa sürecin onu korumak için tasarlandığını anlatmalıdır. Çocuğun okul, sağlık ve rehberlik belgelerini düzenli bir dosyada toplamak, sosyal inceleme görüşmelerine eksiksiz katılmak ve müdafi ile düzenli iletişim kurmak, dosyanın sağlıklı ilerlemesine katkı sağlar. Çocuğu olay hakkında tekrar tekrar sorgulamak ise hem çocuğu yıpratır hem de beyanların güvenilirliği konusunda tartışma doğurabilir. Çocuğun olayla ilgili sosyal medya paylaşımlarını ve mesajlarını silmeye kalkmak da delil karartma şüphesi doğurabileceğinden yapılmamalıdır.
İddianamede sosyal inceleme raporunun bulunup bulunmadığını, uzlaştırma veya kamu davasının ertelenmesi imkânının değerlendirilip değerlendirilmediğini kontrol etmek, ilk duruşmadan önce yapılması gereken işlerdendir. Ankara ve Çankırı adliyelerindeki çocuk dosyalarında da aynı kurallar uygulanır. Bu tür dosyalara yaklaşımımızı ceza hukuku çalışma alanımız sayfasında bulabilirsiniz.

Çocuk Mahkemesinde Yargılama Hakkında Merak Edilenler
Çocuk mahkemesinde duruşmalar herkese açık mı?
Ceza Muhakemesi Kanununun 185. maddesine göre sanık on sekiz yaşından küçükse duruşma kapalı yapılır ve hüküm de kapalı duruşmada açıklanır. İzleyiciler ve basın duruşmaya giremez. Duruşmada çocuk, veli veya vasisi, müdafi, mahkemece görevlendirilen sosyal çalışma görevlisi ve çocuk bir kurumda kalıyorsa o kurumun temsilcisi bulunabilir. Bu düzen, çocuğun kimliğinin ve geleceğinin korunmasını amaçlar.
Sosyal inceleme raporu olmadan dava açılabilir mi?
7593 sayılı Kanundan sonra on beş yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunludur. Bu inceleme yapılmadan düzenlenen iddianame, Ceza Muhakemesi Kanununun 174. maddesine eklenen bent uyarınca mahkemece savcılığa iade edilir. On beş yaşını doldurmuş çocuklarda inceleme yapılmayabilir; ancak bu durumda gerekçesinin iddianamede veya kararda gösterilmesi gerekir.
Çocuk yetişkinle birlikte suç işlerse aynı mahkemede mi yargılanır?
5395 sayılı Kanunun 17. maddesine göre çocukların yetişkinlerle birlikte suç işlemesi hâlinde soruşturma ve kovuşturma kural olarak ayrı yürütülür. Yetişkinler genel mahkemede, çocuk ise çocuk mahkemesinde veya çocuk ağır ceza mahkemesinde yargılanır. Çocuk mahkemesi, gerekli gördüğünde genel mahkemedeki davanın sonucunu bekleyebilir. Ayrı yargılama, çocuğun yetişkinlere özgü bir ortamda yargılanmasını önlemeyi amaçlar.
On beş yaşından küçük bir çocuk tutuklanabilir mi?
5395 sayılı Kanunun 21. maddesine göre on beş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında, üst sınırı beş yılı aşmayan hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı tutuklama kararı verilemez. Daha ağır suçlarda tutuklama hukuken mümkün olsa da çocuklar bakımından özgürlüğün kısıtlanması son çare olarak görülür. Mahkeme önce adli kontrol ve koruyucu tedbirlerin yeterli olup olmadığını değerlendirmek zorundadır.
Çocuk hakkında HAGB kararı verilirse denetim süresi ne kadardır?
5395 sayılı Kanunun 23. maddesine göre çocuklar bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında denetim süresi üç yıldır. 7593 sayılı Kanunla bu maddeye eklenen hükümlerle, HAGB kararı verilen çocuk için yönlendirme tedbirleri denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanabilir. Zarar az ise zararın giderilmesi şartı aranmayabilir. Denetim süresi kasıtlı yeni bir suç işlenmeden geçerse dava düşer.
Çocuk mahkemesinde uzlaştırma mümkün mü?
Evet. Şikâyete bağlı suçlar ve kanunda sayılan uzlaştırma kapsamındaki suçlar çocuklar için de uzlaştırmaya tabidir. Bunlara ek olarak Ceza Muhakemesi Kanununun 253. maddesi, adli süreçteki çocuklar bakımından, mağdurun gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişisi olması şartıyla, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçları da uzlaştırma kapsamına alır.
Dayanak mevzuat
- Çocuk Koruma Kanunu (5395): m.15, 17, 19, 21, 22, 23, 25, 26, 35 ve 45
- Ceza Muhakemesi Kanunu (5271): m.150, 174, 185, 253 ve 273
- Türk Ceza Kanunu (5237): m.31, 51 ve 56
- Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (5275): m.15 ve 107
- Sağlık Bakanlığı mevzuat arşivi: 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu metni
Okumaya devam edin
- Suça Sürüklenen Çocuk: Yaşa Göre Ceza Sorumluluğu, 7593 Değişiklikleri ve İnfaz
- Çocuk Koruma Kanunu Hükümleri: Çocuk Mahkemesi Karar Verdikten Sonra Neler Olur?
- Çocukların Suçta Kullanılması: Azmettirene ve Dolaylı Faile Verilen Ceza
- İnfaz Düzenlemesi 2026: 7550, 7571 ve 7593 ile İnfaz Kanununda Neler Değişti?
- Çocuk Hükümlü İnfazı: Çocuk Eğitimevi, Koşullu Salıverilme ve 18 Yaşından Sonrası
- Çocuğun İfadesi Nasıl Alınır? Adli Görüşme Odası, Uzman Eşliği ve Tekrar Dinlenmeme
Yazıyı hazırlayan
Ankara Barosuna kayıtlı avukat (sicil 17837), Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1970 mezunu. Trafik Mevzuatı ve Cezaevi Mevzuatı adlı eserleri yayımlanmıştır.
Dosyanızla ilgili bir sorunuz mu var?
Ceza yargılamasında süreler kısadır. Görüşmeden önce elinizdeki tebligatı, ifade tutanağını veya gerekçeli kararı yanınıza almanız değerlendirmeyi kolaylaştırır.
Telefon: 0 532 714 50 45 · Adres ve iletişim formu
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut durum için hukuki danışmanlık alınmalıdır.


