Verilerin Kaydedilmesinde Şikâyet Usulü: Hüküm Kesinleşince Vazgeçme, İnfaz ve Sicil

Verilerin Kaydedilmesinde Şikâyet Usulü: Hüküm Kesinleşince Vazgeçme, İnfaz ve Sicil

Gözden geçirme: Hazırlayan: Av. Ahmet MutluDayanak: mevzuat.gov.tr ve Resmî Gazete

Bir şirketin müşteri kayıtlarını izinsiz kopyalayan çalışanın dosyası ile komşusunun balkonunu gizlice fotoğraflayan kişinin dosyası aynı bölümde yer alır; ama verilerin kaydedilmesinde şikâyet usulü bu iki dosyayı yargılamanın sonunda bambaşka yerlere götürür. Birinde mağdurun geri çekilmesi davayı bitirebilir, ötekinde hiçbir etkisi olmaz. Bu yazı şikâyetin hüküm anında ve hükümden sonra ne işe yaradığını, kesinleşen bir mahkûmiyetin infazını, sicil kaydını ve kanun yollarını nasıl etkilediğini anlatıyor.

Bir bakışta

Şikâyete bağlı olanlar
TCK 132, 133 ve 134; TCK 135, 136 ve 138 resen takip edilir (TCK 139)
Şikâyet süresi
Fiil ve faili öğrenmeden itibaren altı ay, zamanaşımını aşmamak üzere (TCK 73)
Vazgeçmenin sınırı
Hüküm kesinleşinceye kadar davayı düşürür; sonrasında infazı durdurmaz
Koşullu salıverilme
TCK 132–138 mahkûmiyetlerinde cezanın üçte ikisi (5275 m.107/2-f)
Bu yazıda neler var?
  1. Verilerin kaydedilmesinde şikâyet usulü hangi suçlarda işler?
  2. Şikâyet yapıldıktan sonra dosya hangi kapılardan geçer?
  3. Hüküm kesinleşmeden şikâyetten vazgeçme neyi değiştirir?
  4. Kesinleşen mahkûmiyette şikâyetten vazgeçme infazı durdurur mu?
  5. Verilerin kaydedilmesinde şikâyet usulü infaz hesabını etkiler mi?
  6. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması mağdurun onayına bağlı mı?
  7. Sicil, memuriyet ve kanun yolunda hangi süreler önemlidir?
  8. Verilerin Kaydedilmesinde Şikâyet Usulü Hakkında Merak Edilenler

Verilerin kaydedilmesinde şikâyet usulü hangi suçlarda işler?

TCK 139 bir istisna listesiyle çalışır. Bölümdeki fiillerin soruşturulması kural olarak mağdurun talebine bağlıdır. TCK 139 bu kuralın dışına üç maddeyi çıkarır: kayıt suçu olan 135, veriyi başkasına aktarma ya da ele geçirmeyi düzenleyen 136 ve süresi dolan veriyi silmemeyi yaptırıma bağlayan 138. Bu üç suçta savcılık ihbarı öğrendiği anda harekete geçer; mağdurun sessiz kalması dosyayı kapatmaz.

Geriye kalan haberleşmenin gizliliğini ihlal (TCK 132), konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması (TCK 133) ve özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK 134) için şikâyet bir dava şartıdır. TCK 137’deki artırım nedenleri kendi başına bir suç değildir; uygulandığı temel suçun şikâyet rejimini izler. Gizlilik ihlalinin unsurları özel hayatın gizliliğini ihlal suçu yazısında, veri ihlallerinin hukuki çerçevesi ise bilişim hukuku sayfasında özetleniyor.

Suç Temel ceza Şikâyet Koşullu salıverilme
Haberleşmenin gizliliği (TCK 132/1) 1–3 yıl hapis Aranır Üçte iki
Konuşmaları dinleme veya kaydetme (TCK 133/1) 2–5 yıl hapis Aranır Üçte iki
Özel hayatın gizliliği (TCK 134/1) 1–3 yıl hapis; kayıtla işlenirse bir kat artırım Aranır Üçte iki
Kişisel verileri kaydetme (TCK 135/1) 1–3 yıl hapis Aranmaz Üçte iki
Verileri verme veya ele geçirme (TCK 136/1) 2–4 yıl hapis Aranmaz Üçte iki

Kayıt suçunun cezası ve infazı ayrı bir yazıda, kişisel verilerin kaydedilmesi suçu ve cezası başlığı altında ele alınıyor. Burada odak, şikâyetin yargılamanın sonuna kadar taşıdığı ağırlık.

Verilerin kaydedilmesinde şikayet usulü kapsamında vazgeçmenin yargılama aşamalarına göre etkisini gösteren kart
Vazgeçme Ne Zaman İşe Yarar, Ne Zaman Yaramaz?

Şikâyet yapıldıktan sonra dosya hangi kapılardan geçer?

Verilerin kaydedilmesinde şikâyet usulü bakımından ilk soru, hangi maddenin uygulanacağıdır; TCK 139 listesine göre yol ayrılır. Şikâyet hakkı, fiili ve faili öğrenme gününden başlayan altı ay içinde kullanılmalıdır; bu süre dava zamanaşımını aşamaz. Süresinde yapılan şikâyetle dosya önce uzlaştırma kapısına uğrar, çünkü CMK 253 şikâyete bağlı suçları uzlaştırma kapsamına alır. Taraflar uzlaşır ve edim hemen yerine getirilirse savcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.

Uzlaşma sağlanamazsa iddianame düzenlenir ve yargılama asliye ceza mahkemesinde yapılır. Sanık, şikâyetçi ve katılan bu aşamadan itibaren hükmün nasıl kurulacağını etkileyen her adımı izler. Uzlaştırmanın işleyişi ceza davalarında uzlaşma yazısında ayrıca anlatılıyor.

  1. Şikâyet. Savcılığa ya da kolluğa yazılı veya sözlü olarak yapılır; altı aylık süre işlemeye başlamıştır.
  2. Uzlaştırma. Şikâyete bağlı suçta dosya uzlaştırmacıya gider; edim yerine getirilirse dosya kapanır.
  3. Kovuşturma. Uzlaşma yoksa dava açılır; şikâyetçi katılan sıfatı alabilir.
  4. Hüküm. Beraat, mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya düşme kararı verilir.
  5. Kesinleşme. İstinaf ve temyiz süreleri geçince hüküm kesinleşir; vazgeçmenin etkisi burada değişir.

Hüküm kesinleşmeden şikâyetten vazgeçme neyi değiştirir?

TCK 73/4’e göre şikâyete bağlı suçlarda, kanunda aksi yazılı değilse, mağdurun vazgeçmesi davayı düşürür. Bu etki yalnızca ilk derece yargılamasıyla sınırlı değildir. Mahkûmiyet kararı verilmiş, dosya istinaf incelemesinde bekliyor olabilir; hüküm henüz kesinleşmediyse şikâyetten vazgeçme yine düşme kararıyla sonuçlanır ve ceza hiç infaz edilmez.

Vazgeçmenin üç sınırı vardır. Sanık vazgeçmeyi kabul etmezse yargılama sürer (TCK 73/6). Birlikte suç işleyenlerden biri için yapılan vazgeçme diğerlerini de kapsar (TCK 73/5). Mağdur vazgeçerken şahsi haklarından da vazgeçtiğini açıkça söylerse artık tazminat davası açamaz (TCK 73/7).

Dikkat: Şikâyetten vazgeçme yalnız şikâyete bağlı suç için sonuç doğurur. Aynı olayda TCK 135 veya 136 da işlenmişse bu suçların yargılaması mağdurun tutumundan bağımsız olarak devam eder.

Kesinleşen mahkûmiyette şikâyetten vazgeçme infazı durdurur mu?

Durdurmaz. Verilerin kaydedilmesinde şikâyet usulü yargılama boyunca güçlü bir araçtır, ama hüküm kesinleştiği gün bu gücün büyük kısmı biter. Aynı fıkranın ikinci yarısı, hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçmenin cezanın infazına engel olmayacağını açıkça söyler. Kararı onaylanmış bir hükümlü cezaevindeyken ya da denetimli serbestlik altındayken mağdurun dilekçe vermesi, infaz savcılığının işlemlerini değiştirmez.

Adli sicil kaydı da bu nedenle silinmez. 5352 sayılı Kanunun 9. maddesi, mahkûmiyeti bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikâyetten vazgeçmeyi kaydın arşive alınma nedenleri arasında sayar; ama TCK 132–134 için böyle bir özel hüküm yoktur. Kayıt, ancak cezanın infazı tamamlandığında veya ceza zamanaşımı dolduğunda arşive geçer.

Pratik bir adım: Elinizdeki kararları ve tebligatları tarih sırasına koyun, verilerin kaydedilmesinde şikayet usulü ile ilgili sorularınızı not edin. İlk görüşmede bu liste dosyanın kısa sürede değerlendirilmesini sağlar. Randevu için iletişim sayfasına göz atabilirsiniz.

Verilerin kaydedilmesinde şikâyet usulü infaz hesabını etkiler mi?

Hayır, infaz oranı açısından şikâyetli ile resen takip edilen suç arasında fark yoktur. 5275 sayılı Kanunun 107/2-f bendi TCK 132 ile 138 arasındaki bütün suçlar için süreli hapiste koşullu salıverilme oranını üçte iki olarak belirler. Genel kural yarı oranıdır; bu bölümdeki suçlar o kuralın ağır tarafında kalır.

TCK 139 yalnızca soruşturmanın nasıl başlayacağını belirler; infaz kanunu ise madde numarasına bakar. Varsayımsal bir hesap yapalım: gizlice ses kaydı aldığı için TCK 133/1’den iki yıl hapis alan kişi, koşullu salıverilme için on altı ayı iyi hâlle kurumda geçirmelidir. Kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha az hapis cezası olduğu için ceza doğrudan açık kurumda başlar (5275 m.14/2-a). Koşullu salıverilmeye bir yıl kala denetimli serbestlik talep edilebilir; 7550 sayılı Kanunla eklenen cümle uyarınca bunun için kalan sürenin en az onda birinin, beş günden az olmamak üzere, kurumda geçirilmiş olması gerekir.

Pratikte: İnfaz hesap pusulası kesinleşmeden sonra savcılıkça düzenlenir. Oranın yanlış uygulandığı düşünülüyorsa itiraz infaz hâkimliğine yapılır; mağdurun vazgeçme dilekçesi bu hesabı değiştirmez.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması mağdurun onayına bağlı mı?

Kanunda böyle bir şart yoktur. Şikâyetten vazgeçmeyen bir mağdur, kararın verilmesini tek başına engelleyemez; ama zararın giderilip giderilmediği konusundaki beyanı mahkemenin değerlendirmesinde yer alır. 7589 sayılı Kanunla 31 Temmuz 2026’dan itibaren yeniden yazılan CMK 231’e göre ceza iki yıl veya daha az olmalı, sanığın kasıtlı suçtan önceki mahkûmiyeti bulunmamalı, mahkeme yeniden suç işlenmeyeceği kanaatine varmalı ve zarar tamamen giderilmelidir. Mağdurun zararı, aynen iade, eski hâle getirme veya tazminle karşılanmış olmalıdır.

Zarar hemen ödenemiyorsa beş yıllık denetim süresi boyunca aylık taksitle giderilmesi koşuluyla da karar verilebilir. Bu dönemde kasten yeni suç işlenmez ve yükümlülüklere uyulursa hüküm ortadan kalkar, dava düşer. Karar, ayrı bir sisteme kaydedilir ve yalnız yargı mercileri tarafından görülebilir.

Dikkat: Konsolide CMK metnindeki dipnot, 231. maddenin eski fıkralarına ilişkin Anayasa Mahkemesi iptal kararının 30 Eylül 2026’da yürürlüğe girdiğini gösteriyor. Karar verileceği tarihteki metin ayrıca kontrol edilmelidir. Suç bu değişikliklerden önce işlenmişse lehe kanun TCK m.7 uyarınca karşılaştırılmalıdır.

Sicil, memuriyet ve kanun yolunda hangi süreler önemlidir?

Mahkûmiyet kesinleşince adli sicile işlenir; infaz tamamlanınca arşive alınır ve arşiv kaydı, TCK dışındaki kanunlarda hak yoksunluğu doğurmayan mahkûmiyetlerde beş yıl sonra tamamen silinir (5352 m.12/1-c). Memuriyet açısından 657 sayılı Kanunun 48/A-5 bendi kasten işlenen bir suçtan bir yıl veya daha fazla hapis cezasını engel sayar. TCK 132/1 veya 134/1’den alt sınırdan verilen bir yıllık ceza bu eşiğe takılırken, TCK 62 indirimiyle on aya inen ceza eşiğin altında kalır.

Kanun yolu süresi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğinden itibaren iki haftadır (CMK 273 ve 291). Dava zamanaşımı TCK 132/1, 133/1 ve 134/1’in temel hâllerinde sekiz yıldır; kayıt yoluyla işlenen ve cezası artırılan 134/1 hâlinde artırılmış üst sınır altı yıla çıktığından süre on beş yıla yükselir. Beş yıla kadar hapis cezalarında ceza zamanaşımı on yıldır (TCK 68/1-e). İstinaf incelemesinin ayrıntısı için ceza muhakemesinde istinaf yazısına bakılabilir.

TCK 133/1 kapsamında iki yıllık hapis için varsayımsal koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik takvimi
İki Yıllık Ses Kaydı Cezasında İnfaz Takvimi

Verilerin Kaydedilmesinde Şikâyet Usulü Hakkında Merak Edilenler

İstinaf aşamasında yapılan şikâyetten vazgeçme kabul edilir mi?

Evet, hüküm kesinleşmediği sürece kabul edilir. Bölge adliye mahkemesi şikâyete bağlı suç için düşme kararı verir. Sanığın vazgeçmeye itiraz etme hakkı saklıdır; itiraz ederse yargılama devam eder. Aynı dosyadaki resen takip edilen suçlar, örneğin TCK 136, bu vazgeçmeden etkilenmez ve incelemeye devam edilir.

Mağdur tazminatını aldıktan sonra vazgeçerse sicil kaydı oluşur mu?

Hüküm kesinleşmeden vazgeçilirse davanın düşmesine karar verilir; düşme kararı mahkûmiyet olmadığı için adli sicile mahkûmiyet olarak işlenmez. Hüküm kesinleştikten sonra yapılan vazgeçme ise kaydı silmez. Kayıt, cezanın infazı tamamlanınca arşive geçer ve arşivde kalma süresi 5352 sayılı Kanuna göre hesaplanır.

Şikâyetli bir suçtan alınan ceza memuriyete engel midir?

Ceza kasten işlenen bir suçtan bir yıl veya daha fazla hapis ise engel oluşturur. TCK 132–134 için 657 sayılı Kanunun katalog suçları arasında ayrıca sayılma yoktur; belirleyici olan cezanın süresidir. Kısa süreli hapsin adli para cezasına çevrilmesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması hâlinde sonuçlar ayrıca değerlendirilir.

Koşullu salıverilme süresi doldu ama mağdur karşı çıkıyor; tahliye gecikir mi?

Hayır. Koşullu salıverilme kararını infaz hâkimi, kurum idaresinin hazırladığı iyi hâl raporuna göre dosya üzerinden verir. Mağdurun görüşü bu kararın şartları arasında yer almaz. Rapor olumsuzsa infaz hâkimi gerekçesini yazar ve bu karara karşı itiraz yolu açıktır.

Şikâyet süresi kaçırıldıysa resen suç için yine başvuru yapılabilir mi?

Evet. Altı aylık süre yalnız şikâyete bağlı suçları kapatır. Aynı olayda verilerin hukuka aykırı kaydı veya yayılması da varsa TCK 135 ya da 136 için yapılacak ihbar savcılığın resen soruşturma başlatmasına yeter. Bu suçlarda süre sınırı dava zamanaşımıdır.

Özel hayat suçlarında dava zamanaşımı, ceza zamanaşımı ve altı aylık şikâyet süresini karşılaştıran tablo
Gizlilik Suçlarında Dava ve Ceza Zamanaşımı
Av. Ahmet Mutlu

Yazıyı hazırlayan

Av. Ahmet Mutlu

Ankara Barosuna kayıtlı avukat (sicil 17837), Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1970 mezunu. Trafik Mevzuatı ve Cezaevi Mevzuatı adlı eserleri yayımlanmıştır.

Kararla ilgili bir sorunuz mu var?

Hükümden sonraki süreler kısadır. Görüşmeden önce kararın tebliğ tarihini, gerekçeli kararı ve varsa infaz evrakını yanınıza almanız değerlendirmeyi kolaylaştırır.

Telefon: 0 532 714 50 45 · Adres ve iletişim formu

Bu yazı genel bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır; somut bir dosyada suç tarihi, deliller ve yürürlükteki mevzuat birlikte incelenmelidir.