Arabuluculuk Anlaşması: İmzadan Sonra İcra, Gizlilik Suçu ve Sicil Engeli
Gözden geçirme: Hazırlayan: Av. Ahmet MutluDayanak: mevzuat.gov.tr ve Resmî Gazete
Arabuluculuk anlaşması imzalandığında süreç bitmiş gibi görünür; oysa belgenin gücü, nasıl uygulanacağı ve uyulmazsa ne olacağı bu andan sonra önem kazanır. Bir ceza hukuku bürosu açısından konunun iki ayrı yüzü daha vardır: arabuluculukta öğrenilen bilgilerin ifşası 6325 sayılı Kanunda ayrı bir suçtur ve bazı ceza mahkûmiyetleri kişinin arabulucu olmasını engeller. Bu yazı arabuluculuk anlaşmasından sonraki dönemi, ardından bu iki ceza hukuku bağlantısını ele alıyor.
Bir bakışta
- Dayanak
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu
- Belgenin gücü
- İcra edilebilirlik şerhiyle veya kanundaki imzalarla ilam niteliği
- Anlaşılan konu
- Yeniden dava açılamaz (m.18/5)
- Gizlilik ihlali
- Altı aya kadar hapis, şikâyete bağlı (m.33)
- Kapsam dışı
- Aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlıklar
Bu yazıda neler var?
- Arabuluculuk anlaşması hangi uyuşmazlıklarda kurulabilir?
- İmzadan sonra arabuluculuk anlaşması nasıl bir güç kazanır?
- Karşı taraf anlaşmaya uymazsa ne yapılabilir?
- Anlaşma olmazsa süreç nasıl kapanır?
- Arabuluculukta söylenenler sonradan kullanılabilir mi?
- Gizlilik ihlali hangi cezayı gerektirir ve hükümden sonra ne olur?
- Hangi mahkûmiyetler arabulucu olmayı engeller?
- Arabuluculuk Anlaşması Hakkında Merak Edilenler
Arabuluculuk anlaşması hangi uyuşmazlıklarda kurulabilir?
6325 sayılı Kanun yalnızca tarafların serbestçe tasarruf edebileceği iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarına uygulanır. Kanun, aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlıkları açıkça arabuluculuğa elverişsiz sayar. Ceza davaları da bu yolun konusu olamaz; suçtan doğan uyuşmazlıklarda başvurulacak yol, Ceza Muhakemesi Kanununun 253. maddesindeki uzlaştırmadır ve bu yolun kuralları, kapsamı ve sonuçları farklıdır.
Taraflar arabulucuya dava açılmadan önce ya da dava sürerken başvurabilir. Bazı alanlarda ise başvuru dava şartıdır: kira, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkı uyuşmazlıkları 18/B maddesinde sayılır; iş, ticaret ve tüketici uyuşmazlıkları kendi kanunlarındaki hükümlere tabidir. Dava şartı olan alanlarda arabulucuya gitmeden açılan dava usulden reddedilir.
İmzadan sonra arabuluculuk anlaşması nasıl bir güç kazanır?
Anlaşmanın kapsamını taraflar belirler; belge düzenlenirse taraflar ve arabulucu tarafından imzalanır. Taraflar bu belgeye icra edilebilirlik şerhi verilmesini isteyebilir. Şerhi içeren anlaşma ilam niteliğinde belge sayılır; yani bir mahkeme kararı gibi cebri icraya konu edilebilir. Dava açılmadan önce arabulucuya gidilmişse şerh, arabulucunun görev yaptığı yerdeki sulh hukuk mahkemesinden; dava sırasında gidilmişse davanın görüldüğü mahkemeden istenir.
Şerh incelemesi çekişmesiz yargı işidir ve kural olarak dosya üzerinden yapılır; aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda ise duruşma açılır. Mahkeme yalnızca anlaşmanın içeriğinin arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığına bakar. Kanunlarda şerhin zorunlu tutulduğu hâller dışında, taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı belge şerh aranmaksızın ilam niteliği taşır; ticari uyuşmazlıklarda avukatların ve arabulucunun imzası yeterlidir.
| Anlaşma türü | Şerh | Mahkeme |
|---|---|---|
| Genel ihtiyari arabuluculuk | İsteğe bağlı; avukat imzalarıyla gerekmeyebilir | Sulh hukuk veya davanın görüldüğü mahkeme |
| Kira, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti, komşu hakkı | Zorunlu | Taşınmazın bulunduğu yer veya arabulucunun görev yeri sulh hukuk |
| Taşınmaz devri veya sınırlı ayni hak | Zorunlu | Taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk |
| Milletlerarası sulh anlaşması | Zorunlu | Asliye ticaret |

Pratikte: 7531 sayılı Kanunla 2024’te eklenen kurala göre taşınmaz devrine ilişkin şerhli anlaşmada taraflardan biri tapu müdürlüğünden tescil isteyebilir; müdürlük gerekli incelemeyi yaptıktan sonra resmi senet düzenlemeden tescili yapar. Bu nedenle belgede taşınmazın ada, parsel ve pay bilgilerinin eksiksiz yazılması önem taşır.
Karşı taraf anlaşmaya uymazsa ne yapılabilir?
İlam niteliği kazanan belge, alacaklının icra dairesinde ilamlı takip başlatabilmesini sağlar. Şerh alınmamış ve kanundaki imza şartlarını taşımayan bir belge ise ilam niteliğinde değildir; bu belgeye dayanılarak alacak ancak genel hükümlere göre ileri sürülebilir. Hangi yolun açık olduğu, belgenin kimler tarafından imzalandığına bakılarak anlaşılır.
Kanun bir sınır daha koyar: arabuluculuk sonunda anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz. Diyelim ki iki ortak, ortak taşınmazın satış bedelinin paylaşımı konusunda anlaştı ve belgeye şerh alındı. Ortaklardan biri sonradan aynı paylaşım için dava açarsa bu yol kapalıdır. Anlaşmanın kapsamadığı ayrı bir talep varsa, onun için genel hükümler işlemeye devam eder.
Ceza uzlaştırmasında tablo farklıdır. CMK 253/19’a göre şüpheli edimini bir defada yerine getirirse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir; edim ileri tarihe bırakılmış ya da taksitlendirilmişse kamu davasının açılması ertelenir ve erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Edim yerine getirilmezse yaptırım icra takibi değil, kamu davasının açılmasıdır. Arabuluculuk anlaşmasında ise devlet bir ceza davası yürütmez; alacaklı kendi takibini başlatır.
- Belgenin niteliğini belirleyin. Şerh var mı, yoksa avukat ve arabulucu imzaları mı taşıyor?
- Gerekirse şerh isteyin. Yetkili sulh hukuk mahkemesine başvurun.
- İlamlı takip başlatın. İlam niteliğindeki belgeyle icra dairesine başvurun.
- Kapsam dışı talepleri ayırın. Anlaşmada yer almayan alacaklar için ayrı yol değerlendirin.
Anlaşma olmazsa süreç nasıl kapanır?
Faaliyet; tarafların anlaşması, arabulucunun daha fazla çabanın gereksiz olduğunu tespit etmesi, taraflardan birinin çekilmesi, tarafların birlikte sona erdirmesi ya da uyuşmazlığın elverişsiz olduğunun anlaşılmasıyla biter. Sonuç bir tutanakla belgelenir. Dava şartı olan alanlarda davacı bu son tutanağı dava dilekçesine eklemelidir; eklemezse mahkeme bir haftalık kesin süre verir ve sonuçsuz kalırsa davayı usulden reddeder.
Dava şartı arabuluculukta ilk toplantıya geçerli bir mazeret olmadan katılmayan taraf, davada haklı çıksa bile yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur ve 7531 sayılı Kanundan sonra lehine vekâlet ücretinin yalnızca yarısına hükmedilir. Arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağa kadar zamanaşımı durur, hak düşürücü süre işlemez. Yöntemin genel çerçevesi için alternatif uyuşmazlık çözümleri sayfamıza bakılabilir.

İnfaz aşamasındaysanız: arabuluculuk anlaşması nedeniyle verilen cezanın nasıl çektirileceği, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik tarihleri hesaplanabilir. İlk görüşmede bu tarihleri ve başvuru yollarını birlikte çıkarabiliriz; adres ve telefon iletişim sayfasında.
Arabuluculukta söylenenler sonradan kullanılabilir mi?
6325 sayılı Kanunun 4. maddesi arabulucuyu, aksi kararlaştırılmadıkça süreçte öğrendiği bilgi ve belgeleri gizli tutmakla yükümlü kılar; taraflar ve görüşmelere katılan diğer kişiler de bu gizliliğe uymak zorundadır. Beşinci madde ise hukuk davası açıldığında ya da tahkime gidildiğinde arabuluculuk daveti, taraflarca ileri sürülen öneriler, bir vakıanın kabulü ve yalnızca süreç için hazırlanan belgelerin delil olarak ileri sürülemeyeceğini söyler.
Bu yasak, beyan veya belgenin şekline bakılmaksızın uygulanır; delil olarak sunulsa bile hükme esas alınamaz. Kanun açıklamaya iki istisna tanır: bir kanun hükmünün emretmesi ve varılan anlaşmanın uygulanması ve icrası için gerekli olması. Maddenin lafzı hukuk davası ve tahkimden söz eder; ceza yargılamasındaki kullanım ayrıca değerlendirilmesi gereken bir sorudur.
Gizlilik ihlali hangi cezayı gerektirir ve hükümden sonra ne olur?
6325 sayılı Kanunun 33. maddesine göre 4. maddedeki gizlilik yükümlülüğüne aykırı davranarak bir kişinin hukuken korunan menfaatinin zarar görmesine neden olan kişi altı aya kadar hapisle cezalandırılır. Suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Fail arabulucu olabileceği gibi, gizliliğe uymakla yükümlü taraf ya da görüşmeye katılan biri de olabilir.
Ceza üst sınırı altı ay olduğu için hükümden sonra hapsin infazı kural olarak son seçenektir. Mahkeme sonuç cezayı TCK 50 uyarınca adli para cezasına ya da başka bir tedbire çevirebilir, TCK 51’e göre erteleyebilir veya CMK 231’deki şartlarla hükmün açıklanmasını geri bırakabilir. Şikâyete bağlı olduğundan CMK 253/1-a uyarınca uzlaştırma da denenir; uzlaşma ve edimin yerine getirilmesi dosyayı soruşturma aşamasında kapatabilir. Uzlaştırmanın işleyişi ceza davalarında uzlaşma yazısında anlatılıyor.
Dikkat: Fiil arabulucu tarafından işlenmişse ceza dosyası, sicil yönünden ayrı bir sonuç da doğurabilir. Daire Başkanlığı, kanunun öngördüğü yükümlülükleri yerine getirmeyen arabulucuyu önce yazılı olarak uyarır; uyarıya uyulmazsa savunmasını alarak sicilden silinmesini Kuruldan isteyebilir (m.21/2).
Hangi mahkûmiyetler arabulucu olmayı engeller?
Sicile kayıt şartları arasında 20/2-ç bendi bir ceza hukuku eşiği içerir. TCK 53’teki süreler geçmiş olsa bile, kasten işlenen bir suçtan bir yıldan fazla hapis cezasına mahkûm olan kişi kaydedilemez. Ayrıca affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine ve anayasal düzene karşı suçlar ile zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye ve edimin ifasına fesat karıştırma, aklama, kaçakçılık, gerçeğe aykırı bilirkişilik, yalan tanıklık ve yalan yere yemin suçlarından mahkûmiyet, süreye bakılmaksızın engeldir.
Bu şartı sonradan kaybeden arabulucunun kaydı Daire Başkanlığınca silinir (m.21/1). Listedeki sahtecilik suçlarının hükümden sonraki etkileri resmi belgede sahtecilik yazısında ayrıntılı biçimde anlatılıyor. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ise CMK 231/5’e göre müsadere dışında hukuki sonuç doğurmadığından bir mahkûmiyet değildir.

Arabuluculuk Anlaşması Hakkında Merak Edilenler
Şerh başvurusu reddedilirse ne yapılabilir?
Şerh verilmesine ilişkin kararlara karşı ilgili taraf istinaf yoluna gidebilir; Kanun bu başvuru için maktu harç alınacağını belirtir (m.18/3). Ret çoğunlukla anlaşmanın içeriğinin arabuluculuğa veya cebri icraya elverişsiz görülmesine dayanır. Bu durumda belgenin metni yeniden ele alınabilir.
Arabuluculuk ücretini kim öder?
Dava şartı arabuluculukta anlaşma hâlinde ücret, aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit karşılanır ve iki saatlik tutardan az olamaz. Taraflara ulaşılamaz veya iki saatten kısa görüşmede anlaşma çıkmazsa iki saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. Tutarlar her yıl tarifeyle belirlenir.
Anlaşmaya rağmen aynı konuda ceza şikâyeti yapılabilir mi?
Arabuluculuk özel hukuk uyuşmazlığını çözer; kamu davasını kaldırmaz. Fiil ayrıca bir suç oluşturuyorsa şikâyet ve soruşturma kendi kurallarına göre işler. Şikâyete bağlı suçlarda şikâyetten vazgeçme ya da CMK 253 uyarınca uzlaşma, ceza dosyasına ayrıca yansıtılmalıdır.
Arabulucu anlaşmazlık konusunda sonradan avukatlık yapabilir mi?
Hayır. 6325 sayılı Kanunun 9. maddesi, arabulucunun görev yaptığı uyuşmazlıkla ilgili olarak açılacak davada taraflardan birinin avukatı olarak görev üstlenemeyeceğini öngörür. Kural, arabulucunun tarafsızlığını süreç bittikten sonra da korumayı amaçlar.
Gizliliği ihlal edilen kişi ne kadar sürede şikâyet etmeli?
6325 m.33 suçu şikâyete bağlı tutar. Şikâyet süresi TCK 73 uyarınca fiil ve failin öğrenildiği günden itibaren altı aydır ve dava zamanaşımını geçemez. Altı aya kadar hapis gerektirdiği için dava zamanaşımı sekiz yıldır.
Anlaşma belgesinin uygulanması ve buna bağlı ceza hukuku sorunları birlikte ele alınmalıdır. Bu alandaki diğer hizmetlerimiz diğer hukuki yardımlar sayfasında özetlenmiştir.
Dayanak mevzuat
Okumaya devam edin
Yazıyı hazırlayan
Ankara Barosuna kayıtlı avukat (sicil 17837), Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1970 mezunu. Trafik Mevzuatı ve Cezaevi Mevzuatı adlı eserleri yayımlanmıştır.
Kararla ilgili bir sorunuz mu var?
Hükümden sonraki süreler kısadır. Görüşmeden önce kararın tebliğ tarihini, gerekçeli kararı ve varsa infaz evrakını yanınıza almanız değerlendirmeyi kolaylaştırır.
Telefon: 0 532 714 50 45 · Adres ve iletişim formu
Bu yazı genel bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır; somut bir dosyada suç tarihi, deliller ve yürürlükteki mevzuat birlikte incelenmelidir.


