Görevi yaptırmamak için direnme suçunda ceza, soruşturma ve hükümden sonraki süreci anlatan kapak görseli

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme (TCK 265): Polise Direnmenin Cezası ve Sonuçları

Gözden geçirme: Hazırlayan: Av. Ahmet MutluDayanak: TCK 6, 265 ve 125/3; CMK 231

Bir trafik kontrolünde ehliyetinize el konulurken polisle tartışmaya girdiniz, kalabalık bir eğlence mekânında güvenlik güçleri bir arkadaşınızı götürmek istediğinde araya girdiniz ya da kendi gözaltınız sırasında kolunuzu çekip görevliyi ittiniz. Olay birkaç saniye sürmüş olabilir. Ertesi gün tutanakta adınızın yanında görevi yaptırmamak için direnme yazdığını görürsünüz. Halk arasında polise mukavemet olarak bilinen bu suçlama, şikâyetten bağımsız yürüdüğü için çoğu kişiyi şaşırtır.

Bu yazıda Türk Ceza Kanununun (TCK) 265. maddesinin hangi davranışları kapsadığını, hangi davranışların bu suça girmediğini, ceza aralığını ve artırım hâllerini anlatıyoruz. Ardından yaralama ve hakaretle birlikte işlendiğinde ortaya çıkan durumu, soruşturmanın işleyişini ve hükümden sonra karşılaşılabilecek HAGB, erteleme, adli sicil ve memuriyet sonuçlarını ele alıyoruz. Son bölümde ise bu suçlamayla karşılaştığınızda ilk günlerde atabileceğiniz pratik adımları özetliyoruz.

Bir bakışta

Dayanak
TCK 265; silah ve yargı görevi tanımları için TCK 6
Ceza aralığı
6 ay ile 3 yıl hapis; yargı görevi yapana karşı 2 ile 4 yıl; nitelikli hâllerde üçte bir veya yarı oranında artırım
Görevli mahkeme
Asliye ceza mahkemesi
Şikâyet ve uzlaştırma
Şikâyet aranmaz; suç uzlaştırma kapsamı dışındadır
Hükümden sonra
HAGB, erteleme, seçenek yaptırım; mahkûmiyette adli sicil ve memuriyete etkisi
Bu yazıda neler var?
  1. Görevi yaptırmamak için direnme suçu nedir?
  2. Hangi davranışlar bu suçu oluşturmaz?
  3. TCK 265 cezası ne kadar, hangi hâller cezayı artırır?
  4. Yaralama, hakaret veya tehdit birlikte olursa ne olur?
  5. Şikâyet, uzlaştırma ve soruşturma süreci nasıl işler?
  6. Hükümden sonra neler olur: HAGB, erteleme, sicil ve memuriyet
  7. Görevi yaptırmamak için direnme suçlamasında ne yapmalı?
  8. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Hakkında Merak Edilenler

Görevi yaptırmamak için direnme suçu nedir?

TCK 265, kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla cebir veya tehdit kullanan kişiyi cezalandırır. Suçun üç temel unsuru vardır: karşıda görevini yerine getiren bir kamu görevlisi bulunmalı, fail cebir veya tehdit kullanmalı ve bu davranış görevin yapılmasını engelleme amacı taşımalıdır. Kamu görevlisi denince ilk akla polis ve jandarma gelse de zabıta, icra memuru, öğretmen, hastane görevlisi veya vergi denetmeni gibi kamusal bir faaliyeti yürüten herkes bu korumadan yararlanır.

Cebir, kişinin vücuduna yönelen fiziksel güç kullanımıdır; itmek, tutup çekmek, tekme atmak veya kelepçe takılmasını bedenle engellemek bu kapsamda değerlendirilir. Tehdit ise görevliye veya yakınlarına bir kötülük yapılacağının bildirilmesidir. Suçun oluşması için görevin fiilen engellenmesi şart aranmaz; engelleme amacıyla cebir veya tehdit uygulanması yeterli olur. Varsayımsal olarak, kendisini gözaltına almak isteyen polisi iterek kaçmaya çalışan kişi, kaçışı başarısız kalsa bile bu suçtan sorumlu tutulabilir.

Zaman unsuru da önemlidir. Cebir veya tehdit, görev başlamadan hemen önce ya da görevin yürütüldüğü sırada uygulanmalıdır. Görev tamamlandıktan sonra, örneğin tutanak imzalanıp ekip ayrılırken arkadan yapılan bir saldırı genellikle bu maddeye girmez. Böyle bir durumda kasten yaralama veya tehdit gibi başka suçlar gündeme gelebilir. Bu ayrım, uygulanacak ceza aralığını ve şikâyet koşulunu doğrudan değiştirdiği için tutanaktaki saat ve sıralama bilgileri dikkatle incelenmelidir.

Hangi davranışlar bu suçu oluşturmaz?

Yargıtay uygulamasında, cebir veya tehdit içermeyen pasif direniş bu suçu oluşturmaz. Yere oturmak, kolları kenetleyip hareketsiz kalmak veya polisin talimatını yerine getirmemek tek başına cebir sayılmaz. Benzer şekilde, dur ihtarına uymayıp görevliye temas etmeden uzaklaşmak da genel olarak TCK 265 kapsamında değerlendirilmez. Bu davranışlar idari para cezası veya başka bir düzenleme kapsamında sonuç doğurabilir; ancak direnme suçunun aradığı fiziksel güç veya tehdit unsuru bu hâllerde eksik kalır.

Yüksek sesle itiraz etmek, işlemin hukuka aykırı olduğunu söylemek, kayıt almak veya avukat istemek de kendi başına suç oluşturmaz. Ancak itiraz sırasında görevliye yönelik aşağılayıcı sözler kullanılırsa ayrı bir hakaret suçlaması doğabilir. Bu nedenle tepkiyi sözlü ve saygılı sınırlar içinde tutmak, dosyanın büyümesini önler. Görevlinin adını ve sicil numarasını sormak, işlemin gerekçesini öğrenmek istemek de meşru davranışlardır ve kendi başına direnme sayılmaz.

Görevin hukuka uygun olması da aranır. Yetkisi olmayan bir görevlinin yaptığı ya da açıkça hukuka aykırı bir işleme karşı direnme durumunda suçun oluşup oluşmadığı ayrıca tartışılır. Bununla birlikte işlemin hukuka uygunluğunu olay anında güç kullanarak sınamak risklidir; itirazın sonradan yasal yollarla yapılması daha sağlıklı sonuç verir. Hukuka aykırı olduğu düşünülen işlemler için savcılığa şikâyet, idari başvuru veya kanun yollarına başvurma imkânı her zaman açıktır.

Görevi yaptırmamak için direnme suçlamasında saklanması gereken delilleri gösteren bilgi kartı
Olaydan sonra saklanacak deliller

TCK 265 cezası ne kadar, hangi hâller cezayı artırır?

Temel hâlde ceza altı aydan üç yıla kadar hapistir. Suç yargı görevi yapan kişiye karşı işlenirse ceza iki yıldan dört yıla kadar hapse çıkar. TCK 6’ya göre yargı görevi yapan kavramı hâkimleri, Cumhuriyet savcılarını ve avukatları kapsar. Bu nedenle duruşma salonunda hâkime veya bir adliye koridorunda görevini yapan avukata karşı cebir veya tehdit, ağırlaştırılmış hâl olarak değerlendirilir. Bu artırımın uygulanması için yargı görevi yapan kişinin o sırada görevini yerine getiriyor olması ve fiilin bu görevi engellemeye yönelmesi gerekir.

Durum Öngörülen ceza veya artırım Dayanak
Kamu görevlisine cebir veya tehdit 6 ay ile 3 yıl hapis TCK 265/1
Yargı görevi yapana karşı 2 ile 4 yıl hapis TCK 265/2
Tanınmayacak hâlde veya birden fazla kişiyle Üçte bir oranında artırım TCK 265/3
Silahla veya örgüt gücüyle Yarı oranında artırım TCK 265/4
Ağırlaşmış yaralama sonucu doğarsa Yaralama hükümleri ayrıca uygulanır TCK 265/5

TCK 6’daki silah tanımı geniştir; ateşli silahlar ve bıçağın yanında saldırı veya savunmada kullanılmaya elverişli her türlü eşya bu tanıma girebilir. Varsayımsal olarak, kontrol sırasında eline aldığı sopayı görevliye doğru sallayan kişi hakkında silahla işlenme artırımı tartışılabilir. Artırımlar birlikte uygulandığında üst sınır yükselse de dava asliye ceza mahkemesinde görülür. Somut cezayı failin geçmişi, fiilin ağırlığı ve iyi hâl indirimi gibi etkenler belirler.

Yaralama, hakaret veya tehdit birlikte olursa ne olur?

Direnme sırasında görevli yaralanırsa TCK 265/5 devreye girer. Bu fıkraya göre kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâlleri, örneğin kemik kırığı veya hayati tehlike gerçekleşirse, kasten yaralama hükümleri de ayrıca uygulanır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu uygulamasında, cebrin olağan sonucu sayılan ve ağırlaşmış düzeye ulaşmayan yaralanmalar direnme suçunun içinde değerlendirilir ve ayrıca yaralamadan ceza verilmez. Yaralamanın derecesini belirleyen raporlar bu nedenle dosyanın seyrini doğrudan etkiler.

Olay sırasında görevliye yönelik sözler de ayrı bir değerlendirme gerektirir. Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret, TCK 125/3 kapsamında daha ağır cezayı gerektiren bir hâldir. 7571 sayılı Kanunla bu hâl önödeme kapsamından çıkarıldı. Ayrıntıları hakaret suçunda önödeme yazımızda anlattık. Görevliye yönelik tehdit sözleri çoğu zaman direnmenin tehdit unsurunu oluşturur. Bu durumda tehdit sözleri ayrıca cezalandırılmak yerine direnme suçunun içinde değerlendirilebilir; hangi yaklaşımın benimseneceği somut olaya göre belirlenir.

Hastane acil servisinde yaşanan olaylar ayrıca hassastır. Sağlık çalışanlarına yönelik şiddette yaralama ve tehdit cezaları özel olarak artırılır; bu dosyalarda direnme suçlaması da birlikte görülebilir. Bu konuyu sağlık çalışanına şiddet cezası yazımızda ayrıca inceledik. Hangi suçlamaların birlikte yöneltildiği, görevli mahkemeyi ve olası cezayı etkileyebileceği için iddianamedeki suç nitelendirmesi dikkatle okunmalıdır.

Şikâyet, uzlaştırma ve soruşturma süreci nasıl işler?

Görevi yaptırmamak için direnme suçu şikâyete bağlı olmayan bir suçtur. Savcılık olayı öğrendiği anda re’sen soruşturma başlatır. Görevli kişi sonradan şikâyetçi olmadığını söylese bile bu beyan soruşturmayı sona erdirmez. Suç, Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 253. maddesindeki uzlaştırma listesinde de yer almaz. Bu nedenle uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşma imkânı yoktur ve dosya genellikle iddianameyle asliye ceza mahkemesine taşınır.

Bu dosyalarda temel delil çoğu zaman kolluk görevlilerinin düzenlediği olay tutanağıdır. Tutanağın yanında vücut kamerası ve güvenlik kamerası kayıtları, cep telefonu görüntüleri, bağımsız tanık beyanları ve her iki tarafın darp raporları değerlendirilir. Olaydan sonra sizin de bir sağlık kuruluşunda muayene olmanız, kolluk tarafından zor kullanma yetkisinin sınırını aşan bir müdahale yapıldıysa bunu belgeleme açısından önem taşır. Zor kullanmanın sınırının aşılması TCK 256 kapsamında ayrıca suç oluşturabilir.

İfade sırasında olayı kendi bakış açınızdan sakin ve tutarlı bir şekilde anlatmanız, sonradan çelişkili görünebilecek beyanların önüne geçer. Avukat yardımından yararlanma ve susma hakkınız vardır. İfade öncesi hazırlık için ifadeye çağrılma yazımıza göz atabilirsiniz. Olay nedeniyle yaşadığınız sağlık sorunlarını ve ifade sırasındaki durumunuzu tutanağa yazdırmanız da mümkündür. Okumadan ve anlamadan hiçbir tutanağı imzalamamanız, itiraz ettiğiniz noktaları ise tutanağa şerh olarak düşürmeniz gerekir.

Pratikte: Olay yerindeki kamera kayıtları belirli süreler sonunda silinebilir. İşyeri veya site kameralarının korunması için savcılığa erken başvuruda bulunmak, savunma açısından değerli bir delilin kaybolmasını önleyebilir.

Görevi yaptırmamak için direnme suçunda ceza aralıklarını ve artırımları gösteren tablo
TCK 265 ceza ve artırımlar

Hükümden sonra neler olur: HAGB, erteleme, sicil ve memuriyet

Mahkûmiyet hâlinde hükmedilen ceza iki yıl veya daha az ise hâkim, şartları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verebilir. HAGB, denetim süresi boyunca kasıtlı yeni bir suç işlenmemesi ve yükümlülüklere uyulması hâlinde hükmün ortadan kalkmasını sağlar. 7589 sayılı Kanunla HAGB şartları yeniden düzenlendi; güncel koşulları HAGB değişikliği yazımızda ayrıntılı olarak anlattık.

HAGB uygulanmazsa, bir yıl veya daha az süreli hapis cezası adli para cezasına ya da diğer seçenek yaptırımlara çevrilebilir. İki yıl veya daha az süreli hapis cezası ise şartları varsa ertelenebilir. Cezanın infazına geçilirse koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik bakımından suç tarihine ve suç türüne göre belirlenen infaz rejimi uygulanır. 2026 yılındaki değişiklikleri infaz düzenlemesi 2026 yazımızda özetledik.

Kesinleşen mahkûmiyet adli sicile kaydedilir. HAGB kararı ise kural olarak adli sicil kaydında görünmez ve yalnızca yargı mercilerinin erişebildiği ayrı bir sistemde tutulur. Kasten işlenen bir suçtan bir yıl veya daha fazla hapis cezası kamu görevine girişte engel oluşturabilir. Silah ruhsatı veya özel güvenlik kimliği gibi izinlerde de mahkûmiyetin etkisi ayrıca değerlendirilir; bu nedenle hükmün türü, kişinin meslek hayatı açısından büyük önem taşır. Kamu görevlisi olan sanıklar bakımından ayrıca disiplin süreci de işletilebilir.

Görevi yaptırmamak için direnme suçlamasında ne yapmalı?

Suçlamayla karşılaştığınızda önce olayın nasıl geliştiğini, kimlerin orada bulunduğunu ve hangi kayıtların olabileceğini not edin. Kendi çektiğiniz veya çevredekilerin çektiği görüntüleri silmeden saklayın. Yaralandıysanız muayene raporunuzu alın. Görevlilerle veya tanıklarla sosyal medyada tartışmaya girmekten ve olayla ilgili paylaşım yapmaktan kaçının; bu paylaşımlar dosyaya yeni delil olarak eklenebilir. İfadeye çağrıldığınız tarihi kaçırmamanız, hakkınızda yakalama kararı çıkmasının önüne geçer.

Savunmada cebir veya tehdidin gerçekten var olup olmadığı, görevin hukuka uygun yürütülüp yürütülmediği ve yaralanmanın derecesi gibi noktalar belirleyici olur. Ankara ve Çankırı adliyelerinde görülen dosyalarda da aynı kurallar uygulanır. Bu tür dosyalara yaklaşımımızı ceza hukuku çalışma alanımız sayfasında bulabilirsiniz. Delillerin erken toplanması, savunmanın sağlam kurulmasına yardımcı olur. Özellikle kamera kayıtlarının saklama süreleri kısa olduğundan, ilk haftalarda hareket etmek önem taşır.

Görevi yaptırmamak için direnme dosyasında tutanaktan hükme kadar adımları gösteren bilgi kartı
Direnme dosyasında süreç

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Hakkında Merak Edilenler

Polis şikâyetçi olmazsa dava düşer mi?

Düşmez. Görevi yaptırmamak için direnme suçu şikâyete bağlı suçlar arasında yer almaz; savcılık olayı öğrendiğinde re’sen soruşturma yürütür. Görevlinin şikâyetçi olmadığını söylemesi veya sonradan barıştığınızı belirtmesi davayı sona erdirmez. Uzlaştırma da uygulanmaz. Bu beyan yalnızca hâkimin cezayı belirlerken dikkate alabileceği bir durum olarak dosyada yer alabilir. Bu nedenle savunmanın, şikâyetten vazgeçme beklentisine dayanmadan delillere göre kurulması gerekir.

Gözaltı sırasında kolumu çekmek de direnme sayılır mı?

Değerlendirme olayın biçimine göre yapılır. Kelepçe takılırken refleks olarak kolu geri çekmek ile görevliyi itmek, vurmak veya bedenle işlemi aktif olarak engellemek arasında fark vardır. Uygulamada cebir içermeyen pasif direnişin bu suçu oluşturmadığı kabul edilir. Kamera kayıtları ve bağımsız tanık beyanları, hareketin hangi nitelikte olduğunun belirlenmesinde önemli rol oynar. Tutanaktaki anlatımın görüntülerle uyumlu olup olmadığı da savunmada ayrıca incelenir.

Zabıtaya veya öğretmene karşı da bu suç işlenebilir mi?

Evet. Suçun mağduru kamu görevlisidir ve bu kavram polis ve jandarmayla sınırlı kalmaz. Belediye zabıtası, icra memuru, kamu hastanesindeki görevli, okuldaki öğretmen veya denetim yapan kamu personeli de görevini yaptığı sırada bu korumadan yararlanır. Önemli olan, kişinin kamusal bir faaliyeti yürütmesi ve cebir veya tehdidin bu görevin yapılmasını engelleme amacı taşımasıdır.

Polis bana orantısız güç kullandıysa ne yapabilirim?

Olaydan sonra bir sağlık kuruluşunda muayene olup rapor almanız ve varsa görüntüleri korumanız önemlidir. Zor kullanma yetkisinin gerektirdiği ölçünün aşılması TCK 256 kapsamında ayrıca suç oluşturabilir; bu konuda savcılığa şikâyette bulunabilirsiniz. Yaşadığınız müdahale, kendi dosyanızda haksız tahrik indiriminin tartışılması bakımından da değerlendirilebilir. Bu iki süreç birbirinden bağımsız olarak yürür ve birinin sonucu diğerini otomatik olarak belirlemez.

Direnme suçundan tutuklanır mıyım?

Tutuklama, kuvvetli suç şüphesi ile kaçma veya delilleri karartma tehlikesi gibi kanuni şartların birlikte bulunmasını gerektirir. Görevi yaptırmamak için direnme suçunun ceza aralığı dikkate alındığında, çoğu dosyada adli kontrol gibi daha hafif tedbirler gündeme gelir. Ancak silah kullanılması, ağır yaralanma veya birden fazla suçlamanın bulunması gibi hâllerde değerlendirme değişebilir. Her dosya kendi koşullarına göre ele alınır.

Avukata karşı işlenen direnme farklı mı cezalandırılır?

Evet. TCK 6, avukatları hâkim ve savcılarla birlikte yargı görevi yapan kişiler arasında sayar. Bu nedenle görevini yapan bir avukata karşı, görevini engellemek amacıyla cebir veya tehdit kullanılırsa TCK 265/2 uygulanır ve ceza iki yıldan dört yıla kadar hapse çıkar. Bu fıkranın uygulanması için de cebir veya tehdidin görevle bağlantılı olması aranır.

Av. Ahmet Mutlu

Yazıyı hazırlayan

Av. Ahmet Mutlu

Ankara Barosuna kayıtlı avukat (sicil 17837), Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1970 mezunu. Trafik Mevzuatı ve Cezaevi Mevzuatı adlı eserleri yayımlanmıştır.

Dosyanızla ilgili bir sorunuz mu var?

Ceza yargılamasında süreler kısadır. Görüşmeden önce elinizdeki tebligatı, ifade tutanağını veya gerekçeli kararı yanınıza almanız değerlendirmeyi kolaylaştırır.

Telefon: 0 532 714 50 45 · Adres ve iletişim formu

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut durum için hukuki danışmanlık alınmalıdır.