Ceza Davasında Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru: 30 Günlük Süre, Şartlar ve Sonuç

Ceza Davasında Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru: 30 Günlük Süre, Şartlar ve Sonuç

Gözden geçirme: Hazırlayan: Av. Ahmet MutluDayanak: mevzuat.gov.tr ve Resmî Gazete

Ceza davasında bireysel başvuru, Yargıtay veya bölge adliye mahkemesinin kararıyla olağan yollar kapandıktan sonra, yargılama sırasında temel bir hakkın çiğnendiğini ileri süren kişinin Anayasa Mahkemesine yaptığı başvurudur. Mahkeme dosyayı yeniden yargılamaz; yalnızca bir hakkın ihlal edilip edilmediğine bakar. İhlal bulursa yeniden yargılama yolunu açar. Bu yazı, sürenin ne zaman başladığını, hangi şikâyetlerin bu yola uygun olduğunu, dilekçede nelerin bulunması gerektiğini ve kararın hükümlüye ne kazandırabileceğini ele alıyor.

Bir bakışta

Dayanak
Anayasa m.148/3; 6216 sayılı Kanun m.45–51
Süre
Başvuru yollarının tüketilmesinden itibaren otuz gün
Mazeret hâlinde
Mazeretin kalkmasından itibaren on beş gün
Ön şart
Olağan kanun yollarının tüketilmiş olması
İhlal kararının etkisi
Yeniden yargılama veya tazminat (m.50/2)
Bu yazıda neler var?
  1. Bireysel başvuru hangi hakların ihlalinde mümkün?
  2. Anayasa Mahkemesi delilleri yeniden değerlendirir mi?
  3. Otuz günlük süre ne zaman başlar?
  4. Ceza Davasında Bireysel Başvuru İçin Adım Adım
  5. Başvuru infazı durdurur mu, tedbir istenebilir mi?
  6. İhlal kararı verilirse hükümlü ne kazanır?
  7. Örnek: ceza davasında bireysel başvuru nasıl kurulur?
  8. Uzun yargılama ve tutukluluk şikâyetlerinde farklı bir yol var mı?
  9. Ceza Davasında Bireysel Başvuru Hakkında Merak Edilenler

Bireysel başvuru hangi hakların ihlalinde mümkün?

Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Türkiye’nin taraf olduğu ek protokoller kapsamındakilerden birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiğini ileri sürerek başvurabilir (6216 m.45/1). Bu, ortak bir alandır: Anayasada olup Sözleşmede bulunmayan bir hak bu yolun konusu olamaz.

Ceza yargılamasında en çok ileri sürülen başlıklar şunlardır: adil yargılanma hakkının unsurları (tanığı sorgulama imkânı, gerekçeli karar hakkı, savunma için yeterli zaman, müdafi yardımı), kişi özgürlüğü ve güvenliği (tutuklamanın dayanağı ve süresi), masumiyet karinesi, suç ve cezaların kanuniliği, haberleşmenin gizliliği ve özel hayata saygı, ifade özgürlüğü. Yasama işlemleri ve düzenleyici idari işlemler ise doğrudan bireysel başvuruya konu edilemez (m.45/3).

Ceza davasında bireysel başvuru için aranan kabul edilebilirlik şartlarını özetleyen kart
Başvurunun Kabul Edilebilmesi İçin

Anayasa Mahkemesi delilleri yeniden değerlendirir mi?

Hayır. Bireysel başvuruda kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz (Anayasa m.148/3; 6216 m.49/6). Tanığa inanılıp inanılmaması, bilirkişi raporunun benimsenmesi, delillerin takdiri ve kanun maddesinin yorumu kural olarak derece mahkemelerine aittir. Anayasa Mahkemesi bunlara ancak açık bir keyfîlik veya bariz takdir hatası varsa ve bu durum bir hakkı ihlal ediyorsa girer.

Kanun ayrıca bir eleme ölçütü daha koyar. Anayasanın uygulanması ve temel hakların kapsamının belirlenmesi açısından önem taşımayan ve başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı başvurular ile açıkça dayanaktan yoksun başvurular kabul edilemez bulunabilir (6216 m.48/2). Küçük bir adli para cezasına ilişkin usul şikâyetlerinde bu ölçütün gündeme gelme ihtimali yüksektir; dilekçede zararın kişi bakımından neden ciddi olduğu da anlatılmalıdır.

Bu nedenle “mahkûmiyet yanlıştır, beraat etmem gerekirdi” şeklinde yazılan başvurular çoğunlukla açıkça dayanaktan yoksun bulunur. Başarılı bir dilekçe, yargılamanın nasıl yürütüldüğüne odaklanır: hangi tanığı sorgulamanıza izin verilmediği, savunmanızın hangi delile karşı hiç alınmadığı, tutukluluğun hangi somut gerekçe olmadan uzatıldığı gibi.

Şikâyet Bireysel başvuruya uygun mu?
Mahkûmiyete esas alınan tanığın duruşmada hiç dinlenmemesi Uygun; adil yargılanma hakkı
Tutukluluğun soyut gerekçelerle uzatılması Uygun; kişi özgürlüğü
Delillerin yanlış değerlendirildiği iddiası Kural olarak uygun değil; kanun yolu meselesi
Kanunun kendisinin Anayasaya aykırı olduğu Doğrudan değil; somut uygulama üzerinden ileri sürülebilir
Yargılamanın çok uzun sürmesi Önce Tazminat Komisyonu yolu (6384 m.5/A)

Otuz günlük süre ne zaman başlar?

Başvuru, başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılmalıdır (6216 m.47/5). Ceza davasında bu tarih, genellikle Yargıtay onama kararının veya temyize kapalı bölge adliye kararının kişiye tebliği ya da kararın içeriğinin başka bir yolla öğrenilmesidir. UYAP üzerinden kararın tam metnine erişilmesi de öğrenme sayılabilir.

Haklı bir mazeret nedeniyle süreyi kaçıran kişi, mazeretin kalktığı tarihten itibaren on beş gün içinde ve mazeretini gösteren delillerle başvurabilir; Mahkeme önce mazereti inceler. Başvuru evrakında eksiklik varsa, eksiğin tamamlanması için on beş günü geçmeyen bir süre verilir (m.47/6). Tutuklamaya itirazın reddi gibi ara kararlarda süre, o kararın öğrenilmesiyle başlar.

Dikkat: Otuz gün kısa bir süredir ve uzatılamaz. Kanun yararına bozma için Adalet Bakanlığına başvurmak veya yargılamanın yenilenmesini istemek bu süreyi durdurmaz. Gerekçeli kararı aldığınız gün takvime son günü yazın; dilekçe, deliller, harç ve vekâletname bu süre içinde hazır olmalıdır. Süre geçtikten sonra yapılan başvuru, esasına girilmeden kabul edilemez bulunur.

Ceza Davasında Bireysel Başvuru İçin Adım Adım

  1. Tüketme tarihini belirleyin. Son kararın size tebliğ edildiği veya içeriğini öğrendiğiniz günü tespit edin; otuz gün bu günden işler.
  2. İhlal edilen hakkı seçin. Şikâyetinizi Anayasadaki ve Sözleşmedeki ortak bir hakla ilişkilendirin; her ihlal için ayrı başlık açın.
  3. Kanun yollarında ileri sürdüğünüzü gösterin. Aynı şikâyeti istinaf ve temyiz dilekçelerinizde dile getirdiğinizi gösteren bölümleri ekleyin; ilk kez Anayasa Mahkemesinde ileri sürülen şikâyetler tüketilmemiş sayılabilir.
  4. Formu ve ekleri hazırlayın. Başvurucu ve temsilci bilgileri, ihlal gerekçeleri, tüketme aşamaları, öğrenme tarihi ve varsa zarar belirtilir; kararların örnekleri ve harç makbuzu eklenir (m.47/3).
  5. Harcı ve vekâletnameyi tamamlayın. Başvuru harca tabidir; avukatla yapılıyorsa vekâletname sunulur (m.47/2, 47/4). Harç tutarı her yıl yeniden belirlenir.
  6. Doğru yere verin. Başvuru doğrudan Anayasa Mahkemesine, mahkemeler veya yurt dışı temsilcilikler aracılığıyla yapılabilir (m.47/1). Cezaevindeki hükümlü kurum aracılığıyla da başvurabilir; teslim tarihini belgeleyin.

Başvuru formunun kendisi ve sayfa sınırları Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünde düzenlenir. Avukatla çalışılıyorsa yetki belgesinin içeriği için vekâletname sayfasına bakılabilir.

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru için otuz günlük süre içinde izlenecek adımları gösteren akış
Otuz Gün İçinde Yapılacaklar

Pratik bir adım: Elinizdeki kararları ve tebligatları tarih sırasına koyun, ceza davasında bireysel başvuru ile ilgili sorularınızı not edin. İlk görüşmede bu liste dosyanın kısa sürede değerlendirilmesini sağlar. Randevu için iletişim sayfasına göz atabilirsiniz.

Başvuru infazı durdurur mu, tedbir istenebilir mi?

Başvuru, kesinleşmiş cezanın infazını kendiliğinden durdurmaz. Hükümlü cezaevine girmeye veya cezasını çekmeye devam eder. Bölüm, esas inceleme aşamasında başvurucunun temel haklarının korunması için zorunlu gördüğü tedbirlere karar verebilir; tedbir kararı verilirse esas hakkındaki kararın en geç altı ay içinde verilmesi gerekir, aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar (m.49/5).

Uygulamada tedbir, ağır ve telafisi güç bir zarar tehlikesi bulunan istisnai hâllerde, örneğin sağlık durumu ciddi biçimde kötüleşen bir hükümlü bakımından gündeme gelir. Sıradan bir mahkûmiyet şikâyetinde infazın durdurulması beklenmemelidir. Ağır hastalık hâlinde infazın ertelenmesi için ayrıca İnfaz Kanunu’ndaki yollara başvurmak gerekir.

İhlal kararı verilirse hükümlü ne kazanır?

Mahkeme, esas inceleme sonunda hakkın ihlal edilip edilmediğine karar verir ve ihlal varsa sonuçlarının nasıl ortadan kaldırılacağını belirtir (m.50/1). İhlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa dosya yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılamada hukuki yarar yoksa başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir (m.50/2).

Yeniden yargılamayı yapan mahkeme, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak biçimde, mümkünse dosya üzerinden karar verir. Bu, beraatin güvencesi değildir; mahkeme ihlali giderdikten sonra yine mahkûmiyet kurabilir. Ancak örneğin dinlenmeyen tanık dinlenir, savunma alınmamışsa alınır ve hüküm bu yeni duruma göre yeniden değerlendirilir. Yargılama sonunda beraat edilirse adli sicil kaydı da ortadan kalkar.

Örnek: ceza davasında bireysel başvuru nasıl kurulur?

Diyelim ki bir sanık, yalnızca soruşturmada ifadesi alınan ve duruşmaya hiç getirilemeyen bir tanığın beyanına dayanılarak mahkûm edildi. Sanık istinaf ve temyiz dilekçelerinde tanığın dinlenmesini ve kendisine soru sorma imkânı verilmesini istedi; talepler gerekçe gösterilmeden reddedildi. Yargıtay’ın onama kararı 5 Mayıs’ta UYAP üzerinden müdafie ulaştı. Otuz günlük süre bu tarihten başlar ve 4 Haziran’da dolar.

Dilekçede şikâyet, “adil yargılanma hakkı kapsamında tanık sorgulama hakkının ihlali” başlığıyla yazılır. Tanığın neden tek veya belirleyici delil olduğu, duruşmaya getirilmesi için hangi çabanın gösterilmediği ve bu eksikliğin savunmayı nasıl etkilediği somut olarak anlatılır. İstinaf ve temyiz dilekçelerinin ilgili sayfaları eklenir. Mahkeme ihlal bulursa dosyayı ilk derece mahkemesine gönderir; orada tanık dinlenmeye çalışılır ve hüküm yeniden kurulur. Tanığın beyanı gerçekten tek dayanaksa sonuç sanık lehine değişebilir; başka güçlü deliller varsa mahkûmiyet yeniden kurulabilir.

Uzun yargılama ve tutukluluk şikâyetlerinde farklı bir yol var mı?

Var. 7499 sayılı Kanun’dan sonra ceza soruşturma ve kovuşturmalarının makul sürede sonuçlandırılmadığı iddiasıyla manevi tazminat istemi, Adalet Bakanlığı bünyesindeki Tazminat Komisyonuna yapılır (6384 m.2/3-a). Müracaat yargılama sürerken veya en geç kesin kararın öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde yapılmalıdır (6384 m.5/A). Komisyon kararına karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir.

Tutukluluk ise iki ayrı açıdan değerlendirilir. Tutuklamanın hukuka aykırı olduğu iddiası, itiraz yolu tüketildikten sonra otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine taşınabilir. Haksız tutuklama nedeniyle tazminat ise CMK 141 ve 142 kapsamında, kural olarak ağır ceza mahkemesinde istenir. Tutuklamanın şartları için tutuklama hangi hallerde olur yazısına bakılabilir.

Ceza yargılamasındaki şikâyet türüne göre bireysel başvuru, Tazminat Komisyonu veya kanun yolu seçimini gösteren tablo
Şikâyete Göre Doğru Yol

Ceza Davasında Bireysel Başvuru Hakkında Merak Edilenler

Yargıtay kararını beklemeden Anayasa Mahkemesine başvurabilir miyim?

Kural olarak hayır. Olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır (Anayasa m.148/3; 6216 m.45/2). Tutuklama gibi ara kararlarda ise o karara karşı öngörülen itiraz yolu tüketildiğinde, ana dava sürse bile o konuya ilişkin başvuru yapılabilir.

Başvurunun sonuçlanması ne kadar sürer?

Kanunda bir karar süresi yoktur; yalnızca tedbir kararı verilmişse esas kararın altı ay içinde verilmesi gerekir. İnceleme komisyonlarda kabul edilebilirlik, bölümlerde esas aşamasıyla ilerler. Bu süre içinde ceza infaz edilmeye devam eder.

Kabul edilemezlik kararına itiraz edebilir miyim?

Hayır, edemezsiniz. Kabul edilemezlik kararları kesindir ve ilgililere tebliğ edilir (6216 m.48/4). Bu nedenle başvurunun ilk seferde eksiksiz ve süresinde yapılması büyük önem taşır. Kararın ardından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuru seçeneği değerlendirilebilir.

Başvuru reddedilirse ceza alır mıyım?

Kural olarak hayır. Yalnızca bireysel başvuru hakkını açıkça kötüye kullandığı tespit edilen başvurucu aleyhine, yargılama giderleri dışında kanunda üst sınırı yazılı bir disiplin para cezasına hükmedilebilir (6216 m.51). İyi niyetli ama reddedilen başvurular bu kapsamda değildir.

Mağdur veya katılan da bireysel başvuru yapabilir mi?

Evet, yapabilir. Başvuru hakkı, işlem veya ihmal nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkı doğrudan etkilenen herkese tanınmıştır (6216 m.46/1). Örneğin ölümlü bir olayda etkili soruşturma yapılmadığını ileri süren yakınlar, yaşam hakkının usul boyutunun ihlali iddiasıyla başvurabilir.

Anayasa Mahkemesinden sonra AİHM’e gidebilir miyim?

Evet. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde tüketilmesi gereken bir iç hukuk yolu olarak kabul edilir. AİHM’e başvuru süresi, iç hukuktaki kesin kararın tarihinden itibaren dört aydır; bu süre Anayasa Mahkemesi kararının öğrenilmesinden itibaren hesaplanır.

Bireysel başvuru öncesinde ceza dosyasının kanun yollarında nasıl yürütüldüğü sonucu doğrudan etkiler; bu süreçler Ceza Hukuku ve Ceza Muhakemesi Hukuku kapsamında ele alınır. İstinaf aşaması için ceza muhakemesinde istinaf yazısına bakılabilir.

Av. Ahmet Mutlu

Yazıyı hazırlayan

Av. Ahmet Mutlu

Ankara Barosuna kayıtlı avukat (sicil 17837), Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1970 mezunu. Trafik Mevzuatı ve Cezaevi Mevzuatı adlı eserleri yayımlanmıştır.

Kararla ilgili bir sorunuz mu var?

Hükümden sonraki süreler kısadır. Görüşmeden önce kararın tebliğ tarihini, gerekçeli kararı ve varsa infaz evrakını yanınıza almanız değerlendirmeyi kolaylaştırır.

Telefon: 0 532 714 50 45 · Adres ve iletişim formu

Bu yazı genel bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır; somut bir dosyada suç tarihi, deliller ve yürürlükteki mevzuat birlikte incelenmelidir.