Suç Eşyasının Satın Alınması (TCK 165): Çalıntı Telefon, Araç ve Eşya Alanın Cezası
Gözden geçirme: Hazırlayan: Av. Ahmet MutluDayanak: TCK 21, 165 ve 168; CMK 253
İkinci el bir sitede piyasa fiyatının epey altında satılan bir telefon görüp aldığınızı, birkaç ay sonra da polisin telefonun çalıntı olduğunu söyleyerek sizi ifadeye çağırdığını düşünün. Ya da bir tanıdığınızdan uygun fiyata aldığınız aracın başka bir şehirde çalındığı ortaya çıkıyor. Bu durumlarda gündeme gelen suçlama, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesidir. Eşyayı çalan kişi olmasanız bile, eşyanın suçtan geldiğini bildiğiniz ya da bilebilecek durumda olduğunuz iddia edilir.
Bu yazıda Türk Ceza Kanununun (TCK) 165. maddesinin hangi davranışları kapsadığını, kastın ve olası kastın nasıl değerlendirildiğini, çalıntı telefon ve araç örneklerinde nelere bakıldığını anlatıyoruz. Ardından ceza aralığını, uzlaştırma imkânını, hırsızlık suçlamasıyla arasındaki ince çizgiyi ve hükümden sonra karşılaşılabilecek HAGB, adli para cezası ve sicil sonuçlarını ele alıyoruz. Son bölümde ise bu suçlamayla karşılaştığınızda atabileceğiniz pratik adımları özetliyoruz.
Bir bakışta
- Dayanak
- TCK 165; olası kast indirimi için TCK 21/2
- Ceza aralığı
- 6 ay ile 3 yıl hapis ve 10.000 güne kadar adli para cezası
- Görevli mahkeme
- Asliye ceza mahkemesi
- Şikâyet ve uzlaştırma
- Şikâyet aranmaz; suç uzlaştırma kapsamındadır
- Hükümden sonra
- HAGB, erteleme, adli para cezasının ödenmesi; mahkûmiyette adli sicil kaydı
Bu yazıda neler var?
- Suç eşyasının satın alınması suçu nedir?
- Kast nasıl değerlendirilir, olası kast ne demek?
- Çalıntı telefon, araç ve diğer eşyada nelere bakılır?
- Suç eşyasının satın alınması cezası ne kadar?
- Uzlaştırma ve hırsızlık suçlamasıyla ilişki nasıl işler?
- Soruşturmada eşyaya ne olur, nasıl savunma yapılır?
- Hükümden sonra neler olur: HAGB, adli para cezası ve sicil
- Suç eşyasının satın alınması suçlamasında ne yapmalı?
- Suç Eşyasının Satın Alınması Hakkında Merak Edilenler
Suç eşyasının satın alınması suçu nedir?
TCK 165, bir suçun işlenmesiyle elde edilen eşyayı, o suçun işlenmesine katılmadan satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişiyi cezalandırır. Kanunun amacı, suçtan elde edilen malların piyasada el değiştirmesini zorlaştırmak ve suçu kazançlı bir iş olmaktan çıkarmaktır. Bu nedenle suçun mağduru, eşyası çalınan veya dolandırıcılıkla elinden alınan kişidir. Eşyanın kaynağındaki suçun mutlaka hırsızlık olması da aranmaz; yağma, dolandırıcılık veya güveni kötüye kullanma yoluyla elde edilmiş eşya da bu suçun konusu olabilir.
Maddede dört seçimlik hareket sayılır: satmak, devretmek, satın almak ve kabul etmek. Kabul etmek, eşyayı bedelsiz olarak hediye almayı veya saklamak üzere teslim almayı da kapsar. Suç, eşyanın fiilen teslim alınmasıyla tamamlanır. Yalnızca pazarlık yapmak veya satış konusunda sözlü anlaşmaya varmak, teslim gerçekleşmedikçe suçu tamamlamaz. Teslimden önce vazgeçme veya teslimin gerçekleşmemesi hâllerinde teşebbüs tartışması yapılabilir.
Önceki suçu işleyen kişi, o eşyayı sonradan satsa bile bu maddeden ayrıca cezalandırılmaz. Kanundaki suça iştirak etmeksizin ifadesi bunu anlatır. Örneğin bir telefonu çalan kişi hırsızlıktan sorumlu olur; telefonu ondan bilerek satın alan üçüncü kişi ise TCK 165 kapsamında değerlendirilir. Hırsızlığa yardım eden veya çalınacak eşyayı önceden satın almayı vaat eden kişi ise artık üçüncü kişi sayılmaz; bu kişi hakkında asıl suça iştirak hükümleri gündeme gelir.
Kast nasıl değerlendirilir, olası kast ne demek?
Bu suç yalnızca kasten işlenebilir. Taksirle, yani dikkatsizlik sonucu çalıntı eşya almak bu suçu oluşturmaz. Ancak kanun metninde bilerek ifadesi yer almadığı için, doğrudan kastın yanında olası kast da yeterli kabul edilir. Olası kast, kişinin eşyanın suçtan geldiğini kesin olarak bilmese de bu ihtimali öngörüp buna rağmen eşyayı almasıdır. Olası kastla işlenen suçta TCK 21/2 uyarınca ceza üçte birden yarıya kadar indirilir.
Mahkemeler kastı belirlerken birkaç ölçüte bakar. Eşyanın piyasa değerinin çok altında satılması, satıcının kimliğinin belirsiz olması, fatura, kutu veya ruhsat gibi belgelerin bulunmaması, satışın olağan dışı bir yer ve saatte yapılması ve satıcının yaşı bu ölçütler arasındadır. Bununla birlikte Yargıtay uygulamasında fiyatın düşük olması tek başına kastın kanıtı sayılmaz; tüm koşulların birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Varsayımsal olarak, tanımadığı birinden gece saatinde, kutusuz ve faturasız bir telefonu piyasa fiyatının çok altında alan kişi bakımından olası kastın varlığı güçlü biçimde tartışılır. Buna karşılık bilinen bir ikinci el mağazasından faturalı ve makul fiyatla yapılan alımda kastın ispatı oldukça zorlaşır. Bu nedenle alışverişin nasıl yapıldığını gösteren her belge savunmada değer taşır.

Çalıntı telefon, araç ve diğer eşyada nelere bakılır?
Uygulamada bu suçlamanın en sık görüldüğü alanlar cep telefonu, araç, bisiklet, motosiklet, altın ve elektronik eşyadır. Her eşya türünde mahkemenin dikkate aldığı ayrıntılar farklılaşır. Aşağıdaki tablo, sık karşılaşılan durumlarda kastın değerlendirilmesinde öne çıkan noktaları özetler. Tablodaki ölçütler tek başına sonuç doğurmaz; mahkeme her dosyayı kendi koşulları içinde ve birlikte değerlendirir.
| Eşya | Mahkemenin baktığı noktalar | Lehe olabilecek delil |
|---|---|---|
| Cep telefonu | Fiyat, kutu ve fatura, IMEI kaydı | Satıcı bilgisi, ödeme dekontu |
| Otomobil, motosiklet | Noter satışı, ruhsat, fiyat | Noter sözleşmesi, ekspertiz kaydı |
| Altın, takı | Satıcının kimliği, miktar | Kuyumcu kaydı, fatura |
| Bisiklet, elektronik eşya | Satış ilanı, satış yeri | İlan ekranı, yazışmalar |
Araçlarda alımın noterde yapılmamış olması, ruhsat ile araç bilgilerinin uyuşmaması veya satıcının aracı kendi adına göstermemesi önemli işaretler olarak değerlendirilir. Bu dosyalarda sahte ruhsat veya sözleşme gibi belgeler de ortaya çıkabilir; bu belgelerin hukuki niteliğini özel belgede sahtecilik yazımızda anlattık. Telefonlarda ise cihazın kayıt durumunun resmi sorgulama hizmetleriyle kontrol edilmesi ve satış yazışmalarının saklanması, iyi niyetin gösterilmesine yardımcı olur.
Suç eşyasının satın alınması cezası ne kadar?
TCK 165 için öngörülen ceza altı aydan üç yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezasıdır. Hapis ve adli para cezası birlikte verilir; hâkim yalnızca birini seçemez. Adli para cezası, gün sayısı üzerinden belirlenir ve kişinin ekonomik durumuna göre bir günlük miktar hesaplanarak paraya çevrilir. Kanunda alt sınır gösterilmediği için gün sayısı genel hükümlere göre belirlenir.
Olası kastın kabul edildiği dosyalarda TCK 21/2 uyarınca temel ceza üçte birden yarıya kadar indirilir. Bu indirim, cezanın HAGB veya erteleme sınırları içinde kalmasında belirleyici olabilir. Sonuç cezanın belirlenmesinde iyi hâl indirimi de ayrıca uygulanabilir. Varsayımsal olarak, olası kastla hareket ettiği kabul edilen ve sabıkası bulunmayan bir sanık bakımından bu indirimler, hapis cezasının HAGB sınırının altında kalmasını sağlayabilir.
Bu suçta dikkat edilmesi gereken bir nokta etkin pişmanlıktır. Hırsızlık ve dolandırıcılık gibi bazı malvarlığı suçlarında zararın giderilmesi TCK 168 kapsamında ceza indirimine yol açar. Ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulu uygulamasında TCK 168 suç eşyasının satın alınması suçuna uygulanmaz, çünkü madde bu suçu saymaz. Yine de eşyanın sahibine iadesi ve zararın giderilmesi, HAGB şartları ve cezanın belirlenmesi bakımından önem taşımaya devam eder.
Uzlaştırma ve hırsızlık suçlamasıyla ilişki nasıl işler?
Suç eşyasının satın alınması şikâyete bağlı olmayan bir suçtur; savcılık eşyanın tespit edilmesiyle re’sen soruşturma başlatır. Bununla birlikte suç, Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 253. maddesindeki uzlaştırma listesinde yer alır. Bu nedenle soruşturma aşamasında dosya uzlaştırmacıya gönderilir ve eşyası çalınan mağdurla anlaşma imkânı değerlendirilir. Uzlaşma sağlanır ve edim yerine getirilirse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilebilir.
Uzlaştırma sürecinde mağdurun beklentisi çoğu zaman eşyanın iadesi veya bedelinin ödenmesidir. Ancak aynı mağdura karşı uzlaştırma kapsamı dışında kalan başka bir suç da birlikte işlenmişse uzlaşma hükümleri uygulanmaz. Uzlaştırmacıya yapılan açıklamalar kural olarak ceza soruşturmasında delil olarak kullanılamaz; yine de teklifin içeriğini dikkatle değerlendirmek gerekir. Eşyanın zaten el konulup sahibine iade edildiği dosyalarda uzlaşma görüşmeleri çoğu zaman mağdurun uğradığı diğer zararlar üzerinden yürür.
Dikkat: Eşyayı kimden aldığınızı hiç açıklayamıyorsanız veya açıklamanız inandırıcı bulunmazsa, eşyayı bizzat çaldığınız iddiasıyla hırsızlık suçlaması da gündeme gelebilir. Bu durumda ceza aralığı ve uzlaştırma imkânı tamamen değişir.
Bu nedenle satıcının kimliğini, telefon numarasını, ilan bilgisini ve ödeme kaydını ortaya koymak savunmanın temelini oluşturur. Satıcıya ait bilgiler ne kadar somut olursa, kolluğun o kişiye ulaşması da o kadar kolaylaşır. Hırsızlığın nitelikli hâllerinde öngörülen cezaları nitelikli hırsızlık cezası yazımızda inceledik. Büyük tutarlı ve sistemli alım satımlarda ise suç gelirlerinin aklanması suçlaması da tartışılabilir; bu konuyu suç gelirlerinin aklanması yazımızda ele aldık.
Soruşturmada eşyaya ne olur, nasıl savunma yapılır?
Çalıntı olduğu tespit edilen eşyaya soruşturma sırasında el konulur. Eşya, sahibinin tespit edilmesi ve aidiyetinin anlaşılması üzerine kural olarak gerçek sahibine iade edilir. Bu durum, iyi niyetle ödeme yapmış olsanız bile eşyayı geri alamayabileceğiniz anlamına gelir. Ödediğiniz bedeli size satış yapan kişiden talep etmek ise ayrı bir hukuki süreçtir. El koyma kararına karşı kanunda öngörülen itiraz yolu da açıktır.
İfade sırasında eşyayı nereden, ne zaman, hangi fiyata ve kimden aldığınızı açık ve tutarlı şekilde anlatmanız gerekir. Satıcıyla yaptığınız yazışmalar, ilan ekran görüntüleri, banka dekontları ve alımda yanınızda bulunan tanıklar bu anlatımı destekler. Çelişkili veya sonradan değişen açıklamalar, mahkemenin kast yönündeki kanaatini güçlendirebilir. Varsayımsal olarak, ilk ifadede eşyayı pazardan aldığını, ikinci ifadede ise bir arkadaşından aldığını söyleyen kişinin açıklaması inandırıcılığını yitirebilir.
Mahkeme, satıcı olarak gösterilen kişinin bulunup dinlenmesini de değerlendirebilir. Bu nedenle satıcıya ulaşmayı sağlayacak her bilgi önemlidir. Satıcının daha önce benzer suçlardan kaydının bulunduğunu bilip bilmediğiniz de kastın değerlendirilmesinde sorulan konular arasındadır. Satıcının sonradan bulunup ifade vermesi ve sizin anlatımınızı doğrulaması, iyi niyet savunmasını önemli ölçüde güçlendirebilir.

Hükümden sonra neler olur: HAGB, adli para cezası ve sicil
Mahkûmiyet hâlinde hükmedilen ceza iki yıl veya daha az ise hâkim, şartları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verebilir. Bu kararda zararın giderilmesi önemli bir şarttır. 7589 sayılı Kanunla HAGB koşulları yeniden düzenlendi; güncel hâlini HAGB değişikliği yazımızda anlattık. HAGB kararı verilirse hem hapis hem de adli para cezası için hükmün açıklanması ertelenmiş olur.
HAGB uygulanmazsa, iki yıl veya daha az süreli hapis cezası şartları varsa ertelenebilir. Erteleme hapis cezasına ilişkin olduğundan, hapisle birlikte verilen adli para cezası kural olarak ayrıca ödenir. Ödenmeyen adli para cezası hapse çevrilebilir; bu sürecin işleyişini adli para cezası ödenmezse yazımızda anlattık. Cezanın infazına geçilirse koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik bakımından suç tarihine ve suç türüne göre belirlenen infaz rejimi uygulanır.
Kesinleşen mahkûmiyet adli sicile kaydedilir. HAGB kararı ise kural olarak adli sicil kaydında görünmez ve yalnızca yargı mercilerinin erişebildiği ayrı bir sistemde tutulur. Kasten işlenen bir suçtan bir yıl veya daha fazla hapis cezası kamu görevine girişte engel oluşturabilir. Bu nedenle olası kast indirimi gibi cezayı etkileyen her ayrıntı, hükmün sonuçları açısından da önem taşır.
Suç eşyasının satın alınması suçlamasında ne yapmalı?
Suçlamayla karşılaştığınızda önce eşyayı nasıl aldığınızı gösteren her kaydı bir araya getirin: ilan, mesajlaşma, ödeme dekontu, varsa fatura veya noter sözleşmesi. Satıcıya ulaşmanızı sağlayacak telefon numarası ve adres bilgilerini saklayın. Eşyayı başkasına satmaktan, değiştirmekten veya elden çıkarmaktan kaçının; bu davranışlar yeni bir suçlamaya yol açabilir ve iyi niyet savunmanızı zayıflatır.
Uzlaştırma teklifi geldiğinde mağdurun talebini ve kendi imkânlarınızı birlikte değerlendirin. Uzlaşma olmazsa savunmanızı kast unsuru, alımın koşulları ve satıcının kimliği üzerinden kurmanız gerekir. Ankara ve Çankırı adliyelerinde görülen dosyalarda da aynı kurallar uygulanır. Bu tür dosyalara yaklaşımımızı ceza hukuku çalışma alanımız sayfasında bulabilirsiniz. El konulan eşyanın akıbeti ve uzlaştırma süreci gibi konularda sürelerin takibi önem taşır.

Suç Eşyasının Satın Alınması Hakkında Merak Edilenler
Çalıntı olduğunu bilmeden telefon aldım, ceza alır mıyım?
Bu suç kasten işlenir; eşyanın suçtan geldiğini bilmeden ve bunu öngörmenizi gerektiren bir işaret olmadan yaptığınız alım suç oluşturmaz. Ancak mahkeme kastı yalnızca beyanınıza göre belirlemez; fiyat, satıcının kimliği, belge bulunup bulunmadığı ve satışın koşulları gibi ölçütlere bakar. Bu nedenle alımın olağan koşullarda yapıldığını gösteren ilan, mesaj ve ödeme kayıtları savunmanın temelini oluşturur.
Çalıntı eşyayı geri verirsem dava düşer mi?
Eşyanın iadesi davayı kendiliğinden düşürmez. Yargıtay Ceza Genel Kurulu uygulamasına göre TCK 168’deki etkin pişmanlık indirimi bu suça uygulanmaz. Ancak suç uzlaştırma kapsamında olduğu için eşyanın iadesi veya bedelin ödenmesi, mağdurla uzlaşma sağlanmasında önemli rol oynayabilir. Ayrıca zararın giderilmesi, HAGB kararı verilebilmesi için aranan şartlardan biridir. Bu nedenle iade imkânı varsa erken değerlendirilmelidir.
Hediye olarak aldığım eşya çalıntı çıktı, ne olur?
Kanun kabul etmeyi de seçimlik hareketler arasında sayar; bu nedenle bedel ödemeden alınan bir hediye de bu suçun konusu olabilir. Belirleyici olan yine kasttır. Hediyeyi veren kişinin eşyayı nasıl edindiğini bilmediğiniz ve şüphelenmenizi gerektiren bir durum bulunmadığı hâllerde suç oluşmaz. Hediyenin kimden ve hangi vesileyle verildiğini açıklayabilmeniz bu noktada önem taşır.
Aldığım araç çalıntı çıktı, aracı geri alabilir miyim?
Çalıntı olduğu tespit edilen araca el konulur ve aidiyeti anlaşıldığında kural olarak gerçek sahibine iade edilir. Ceza dosyasında iyi niyetli olduğunuz kabul edilse bile aracı geri almanız mümkün olmayabilir. Ödediğiniz bedeli size aracı satan kişiden talep etmek ayrı bir hukuki süreçtir. Noterde yapılmış bir satışın belgeleri, ceza dosyasında iyi niyetinizi göstermede de önemli bir delildir.
Suç eşyasının satın alınması uzlaştırmaya tabi mi?
Evet. Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi, CMK 253 kapsamında uzlaştırmaya tabi suçlar arasında yer alır. Soruşturma aşamasında dosya uzlaştırmacıya gönderilir ve eşyası çalınan mağdurla anlaşma imkânı değerlendirilir. Ancak aynı mağdura karşı uzlaştırma kapsamı dışındaki bir suç da birlikte işlenmişse uzlaşma hükümleri uygulanmaz. Uzlaşma sağlanır ve edim yerine getirilirse dosya kapanabilir.
Çalıntı eşyayı satan kişi de bu suçtan sorumlu olur mu?
Eşyayı çalan veya önceki suça katılan kişi, eşyayı sonradan satsa bile TCK 165’ten ayrıca cezalandırılmaz; o kişi asıl suçtan sorumlu olur. Ancak önceki suça katılmadan, eşyanın suçtan geldiğini bilerek satışa aracılık eden veya eşyayı devreden üçüncü kişi bu madde kapsamında cezalandırılır. Kanun satmak ve devretmek fiillerini de seçimlik hareketler arasında saymaktadır.
Dayanak mevzuat
Okumaya devam edin
Yazıyı hazırlayan
Ankara Barosuna kayıtlı avukat (sicil 17837), Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1970 mezunu. Trafik Mevzuatı ve Cezaevi Mevzuatı adlı eserleri yayımlanmıştır.
Dosyanızla ilgili bir sorunuz mu var?
Ceza yargılamasında süreler kısadır. Görüşmeden önce elinizdeki tebligatı, ifade tutanağını veya gerekçeli kararı yanınıza almanız değerlendirmeyi kolaylaştırır.
Telefon: 0 532 714 50 45 · Adres ve iletişim formu
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut durum için hukuki danışmanlık alınmalıdır.


