Taksirle yaralama cezası, şikâyet ve uzlaştırma sürecini anlatan kapak görseli

Taksirle Yaralama Cezası (TCK 89): Şikâyet, Uzlaştırma ve Hükümden Sonra Neler Olur?

Gözden geçirme: Hazırlayan: Av. Ahmet MutluDayanak: TCK 22 ve 89; CMK 253 ve 231

Bir trafik kazasında karşı araçtaki sürücünün kolu kırılır, bir şantiyede iskeleden düşen malzeme bir işçiyi yaralar ya da evde tamir sırasında yapılan bir hata komşuya zarar verir. Bu olayların ortak noktası, kimsenin yaralanmayı istememesidir. Hukuk bu durumları taksirle yaralama olarak adlandırır ve Türk Ceza Kanunu (TCK) 89. maddede ayrı bir suç olarak düzenler. Taksirle yaralama cezası; yaralanmanın ağırlığına, kusurun derecesine ve yaralanan kişi sayısına göre belirlenir. Dikkatsizlikten doğan bir yaralanma da soruşturma, dava ve mahkûmiyet ihtimali doğurabilir.

Bu yazıda taksirle yaralamanın kasten yaralamadan nasıl ayrıldığını, 7571 sayılı Kanunla artırılan ceza aralıklarını, bilinçli taksirin sonuca etkisini, şikâyet ve uzlaştırma sürecini ve kusur raporunun önemini anlatıyoruz. Son bölümlerde hükümden sonra karşılaşılabilecek HAGB, erteleme, adli para cezasına çevirme ve sürücü belgesinin geri alınması gibi sonuçları ele alıyoruz.

Bir bakışta

Dayanak
TCK 22 (taksir) ve TCK 89 (taksirle yaralama)
Ceza aralığı
Temel hâlde 4 ay ile 2 yıl hapis veya adli para cezası; birden fazla yaralananda 9 ay ile 5 yıl hapis
Görevli mahkeme
Asliye ceza mahkemesi
Şikâyet ve uzlaştırma
Kural olarak şikâyete bağlı; bilinçli taksirin bazı hâllerinde şikâyet aranmaz; tüm hâller uzlaştırma kapsamında
Hükümden sonra
HAGB, erteleme, adli para cezasına çevirme, sürücü belgesinin geri alınması ihtimali
Bu yazıda neler var?
  1. Taksirle yaralama nedir, kasten yaralamadan farkı nedir?
  2. Taksirle yaralama cezası ne kadar?
  3. Bilinçli taksir cezayı ve süreci nasıl değiştirir?
  4. Şikâyet ve uzlaştırma süreci nasıl işler?
  5. Kusur raporu ve deliller dosyayı nasıl yönlendirir?
  6. Hükümden sonra neler olur: HAGB, erteleme ve sürücü belgesi
  7. Taksirle yaralama suçlamasında ne yapmalı?
  8. Taksirle Yaralama Cezası Hakkında Merak Edilenler

Taksirle yaralama nedir, kasten yaralamadan farkı nedir?

Taksir, TCK 22. maddede dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranış sonucunda, suçun kanuni tanımındaki neticenin öngörülmeden gerçekleşmesi olarak tanımlanır. Taksirle yaralamada kişi başkasının vücuduna zarar vermeyi istemez; hız sınırını aşmak, iş güvenliği önlemini almamak veya bir aleti özensiz kullanmak gibi bir dikkatsizlik yaralanmaya yol açar. Yani cezalandırılan şey, yaralama iradesi yerine özen eksikliğidir. Ceza da failin kusurunun ağırlığına göre belirlenir.

Kasten yaralamada ise fail sonucu bilerek ve isteyerek gerçekleştirir. Bu fark yalnızca teorik bir ayrım olarak kalmaz; ceza miktarını, şikâyet şartını ve hükümden sonraki pek çok sonucu doğrudan etkiler. Kavga sırasında itilen birinin düşüp yaralanması gibi sınırdaki olaylarda, suçlamanın hangi madde üzerinden yapılacağı dosyanın en önemli tartışma konusu olabilir. Kasıtlı yaralamanın ayrıntılarını kasten yaralama cezası yazımızda anlattık.

Birden fazla kişinin taksiriyle meydana gelen olaylarda herkes kendi kusurundan sorumlu olur. Varsayımsal olarak, kırmızı ışıkta geçen bir sürücü ile hız sınırını aşan diğer sürücünün çarpıştığı bir kazada, her iki sürücünün kusuru ayrı ayrı değerlendirilir. Yaralanan kişi de olayda kusurluysa, bu durum failin kusur oranını ve dolayısıyla cezasını etkileyebilir.

Uygulamada taksirle yaralama dosyaları en çok trafik kazalarından doğar. Bunun yanında iş kazaları, tıbbi uygulamalar sırasında meydana gelen zararlar, bakımsız bırakılan bir balkon veya merdiven, tasmasız gezdirilen bir köpek ya da çocuk oyun alanındaki güvenlik eksikliği de aynı madde kapsamında değerlendirilebilir. Her olayda sorulan soru aynıdır: Fail, kendisinden beklenen özeni gösterseydi yaralanma önlenebilir miydi? Bu sorunun cevabı, olayın koşullarına ve ilgili mevzuattaki kurallara göre verilir.

Taksirle yaralama cezası ne kadar?

25 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7571 sayılı Kanun, TCK 89. maddedeki cezaları artırdı. Temel hâlde, taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişiye dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir. Yaralanmanın ağır sonuçlar doğurduğu hâllerde bu ceza artırılır. Birden fazla kişinin yaralandığı olaylarda ise seçimlik adli para cezası kalkar ve dokuz aydan beş yıla kadar hapis cezası öngörülür.

Durum Fıkra Öngörülen ceza
Temel taksirle yaralama TCK 89/1 4 ay ile 2 yıl hapis veya adli para cezası
Kemik kırığı, yüzde sabit iz, hayati tehlike, sürekli zayıflama TCK 89/2 Temel ceza yarı oranında artırılır
Organ işlevinin yitirilmesi, iyileşmesi olanaksız hastalık, yüzün sürekli değişikliği TCK 89/3 Temel ceza bir kat artırılır
Birden fazla kişinin yaralanması TCK 89/4 9 ay ile 5 yıl hapis

Bu artırımlar 25 Aralık 2025 tarihinden sonra işlenen fiillere uygulanır. Daha önce gerçekleşen olaylarda, TCK 7. madde gereği fail lehine olan eski aralıklar esas alınır. Eski metinde temel ceza üç aydan bir yıla, birden fazla kişinin yaralanmasında ise altı aydan üç yıla kadardı. Bu nedenle olay tarihinin dosyada doğru tespit edilmesi, cezanın hangi sınırlar içinde belirleneceğini doğrudan etkiler.

Taksirle yaralama olayından sonra ilk yapılacakları gösteren bilgi kartı
Taksirle yaralamada ilk yapılacaklar

Bilinçli taksir cezayı ve süreci nasıl değiştirir?

Bilinçli taksir, kişinin neticeyi öngördüğü hâlde bunun gerçekleşmesini istemediği durumdur. Varsayımsal olarak, yoğun yağmurda kalabalık bir okul önünde yüksek hızla geçen ve birine çarpabileceğini düşünmesine rağmen “bir şey olmaz” diyen sürücü bu tabloya uyabilir. TCK 22. maddeye göre bilinçli taksir hâlinde taksirli suç için belirlenen ceza üçte birden yarısına kadar artırılır. Bu artırım, cezanın HAGB ve erteleme sınırlarını aşmasına yol açabilir.

Bilinçli taksirin bir başka önemli sonucu şikâyet şartıyla ilgilidir. TCK 89. maddenin son fıkrasına göre taksirle yaralama kural olarak şikâyete bağlıdır; ancak temel hâl dışındaki yaralamalarda bilinçli taksir varsa şikâyet aranmaz. Örneğin kemik kırığına yol açan bir kazada bilinçli taksir kabul edilirse, yaralanan kişi şikâyetinden vazgeçse bile soruşturma ve dava devam eder. Ayrıca bilinçli taksirle verilen hapis cezası, taksirli suçlara tanınan uzun süreli cezayı adli para cezasına çevirme imkânından yararlanamaz.

Dikkat: Bilinçli taksir ile olası kast arasındaki sınır ince olabilir. Kişi neticeyi öngörüp “olursa olsun” diyerek kabullenmişse, olay kasten yaralama olarak değerlendirilebilir. İfadede kullanılan kelimeler bu ayrımda önem taşır.

Şikâyet ve uzlaştırma süreci nasıl işler?

Şikâyete bağlı suçlarda yaralanan kişinin, fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyette bulunması gerekir. Bu süre geçtikten sonra yapılan şikâyetle soruşturma yapılamaz. Şikâyetçi daha sonra şikâyetinden vazgeçebilir; vazgeçmeyi sanığın kabul etmesi hâlinde dosya düşer. Trafik kazalarında kolluk olay yerinde tutanak düzenlese bile, şikâyet şartının bulunduğu hâllerde yaralananın beyanı belirleyici olur. Şikâyet süresinin hesabında kazanın tarihi yerine, yaralananın faili öğrendiği tarih esas alındığı için, failin kimliğinin sonradan belirlendiği olaylarda süre daha geç başlayabilir.

Taksirle yaralama, şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 253. maddedeki uzlaştırma kapsamındadır. Uzlaştırma, tarafların bir uzlaştırmacı aracılığıyla tazminat, özür veya başka bir edim üzerinde anlaşmasıdır. Soruşturma aşamasında anlaşma sağlanıp edim yerine getirilirse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir; dava açılmışsa düşme kararı verilir. Uzlaşma sonrasında verilen kararların sicile etkisini ceza davalarında uzlaşma yazımızda bulabilirsiniz.

Pratikte: Uzlaştırma teklifine verilecek cevap için süre kısadır. Teklif gelmeden önce sigorta şirketinin ödemeleri, tedavi giderleri ve iş göremezlik süresi hakkında bilgi toplamak, gerçekçi bir edim önermeyi kolaylaştırır.

Kusur raporu ve deliller dosyayı nasıl yönlendirir?

Taksirli suçlarda dosyanın merkezinde kusur değerlendirmesi bulunur. Savcılık genellikle olay yeri tutanağı, kamera kayıtları, tanık beyanları, araç hasar fotoğrafları ve iş kazalarında iş güvenliği belgeleri üzerinden bir bilirkişi incelemesi yaptırır. Bilirkişi, tarafların asli veya tali kusurlu olup olmadığını ya da kusursuz kaldığını açıklar. Kusursuz bulunan kişi hakkında kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı verilebilir.

Yaralanmanın derecesi ise adli tıp raporuyla belirlenir. Raporda yaralanmanın basit bir tıbbi müdahaleyle giderilip giderilemeyeceği, kemik kırığı veya hayati tehlike bulunup bulunmadığı yer alır ve bu bilgiler 89. maddenin hangi fıkrasının uygulanacağını belirler. Kusur raporuna karşı izlenebilecek yolları kusur raporuna itiraz yazımızda ayrıntılı olarak anlattık.

TCK 22. maddede taksirli suçlara özgü bir hüküm daha vardır. Olayın sonucu yalnızca failin kişisel ve ailevi durumu bakımından, ceza vermeyi gereksiz kılacak ölçüde ağır sonuçlar doğurmuşsa ceza verilmez. Varsayımsal olarak, kendi kullandığı araçta kazaya karışıp yalnızca kendi çocuğunun yaralanmasına neden olan anne veya baba bu hükmün değerlendirileceği bir örnektir. Bilinçli taksirde ise ceza kaldırılmaz, ancak indirim yapılabilir.

Taksirle yaralama suçunda fıkralara göre ceza aralıklarını gösteren tablo
TCK 89 cezaları (7571 sonrası)

Hükümden sonra neler olur: HAGB, erteleme ve sürücü belgesi

Taksirle yaralama cezaları çoğu zaman iki yılın altında kaldığı için hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) sıkça gündeme gelir. HAGB, kurulan hükmün beş yıllık denetim süresi boyunca sonuç doğurmamasıdır. 7589 sayılı Kanunla yenilenen CMK 231. maddeye göre sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması ve mağdurun zararının giderilmesi gibi şartlar aranır. Önceki taksirli bir mahkûmiyet tek başına bu yolu kapatmaz. Ayrıntıları HAGB değişikliği yazımızda bulabilirsiniz.

HAGB uygulanmazsa, iki yıl veya daha az süreli hapis cezası ertelenebilir. Mahkeme ayrıca hapis cezasını adli para cezasına çevirebilir. TCK 50. madde, taksirli suçlarda verilen hapis cezasının bir yılı aşsa bile diğer koşullar varsa adli para cezasına çevrilebileceğini öngörür; bilinçli taksirde bu imkân bulunmaz. Kanunda temel hâl için hapis yerine doğrudan adli para cezası seçeneği de yer alır.

Varsayımsal bir hesapla somutlaştıralım. Kemik kırığına yol açan bir kazada mahkeme temel cezayı altı ay hapis olarak belirlesin. Kırık nedeniyle bu ceza yarı oranında artırılarak dokuz aya çıkar. Sanığın duruşmadaki tutumu ve kişiliği dikkate alınarak takdiri indirim uygulanırsa, altıda bir oranında indirimle ceza yedi ay on beş gün olur. Bu süre HAGB, erteleme ve adli para cezasına çevirme sınırlarının altında kalır. Bilinçli taksir kabul edilseydi artırım daha yüksek olurdu.

Trafik kazasından doğan mahkûmiyetlerde TCK 53. maddeye göre sürücü belgesinin üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere geri alınmasına karar verilebilir. Aynı hüküm meslek veya sanatın gerektirdiği özene aykırılıkta, örneğin bir sağlık çalışanı veya usta bakımından, o mesleğin icrasının geçici olarak yasaklanmasına imkân tanır. Kasıtlı suçlara bağlanan memuriyet engelleri taksirli mahkûmiyete kural olarak uygulanmaz; konunun genel çerçevesi memuriyete engel suçlar yazımızdadır.

Taksirle yaralama suçlamasında ne yapmalı?

Taksirle yaralama soruşturmasında ilk adım, olayın tarihini, yerini ve koşullarını gösteren belgeleri korumaktır. Kamera kayıtları kısa sürede silinebileceği için savcılıktan bunların istenmesini erken talep etmek önem taşır. İfadede olayı sakin ve tutarlı biçimde anlatmak, kusur değerlendirmesine ilişkin itirazları ise bilirkişi raporu geldikten sonra somut gerekçelerle sunmak daha sağlıklı sonuç verir. Yaralanan kişiyle iletişimde saygılı olmak, uzlaştırma ihtimalini de korur. Olaydan sonra yaralanana yardım etmek, ambulans çağırmak ve kolluğa haber vermek de dosyada olumlu bir davranış olarak yer alır. Buna karşılık sosyal medyada olayla ilgili açıklama yapmak veya tanıklarla ifade içeriği üzerine konuşmak, ileride aleyhe yorumlanabilecek kayıtlar doğurabilir.

Zararın giderilmesi, uzlaştırma, HAGB ve cezanın adli para cezasına çevrilmesi gibi seçenekler birbirine bağlıdır ve her biri dosyanın farklı aşamasında değerlendirilir. Ankara ve Çankırı adliyelerinde görülen trafik ve iş kazası dosyalarında da bu adımlar aynı şekilde önem taşır. Bu tür dosyalarda izlediğimiz yaklaşımı ceza hukuku çalışma alanımız sayfasında bulabilirsiniz.

Taksirle yaralama soruşturması ve davasının aşamalarını gösteren bilgi kartı
Taksirle yaralama dosyasının seyri

Taksirle Yaralama Cezası Hakkında Merak Edilenler

Taksirle yaralamada şikâyetten vazgeçilirse dava düşer mi?

Şikâyete bağlı hâllerde, şikâyetçinin vazgeçmesi ve sanığın bunu kabul etmesiyle dosya düşer. Temel hâl dışındaki yaralamalarda bilinçli taksir kabul edilmişse şikâyet aranmaz; bu durumda vazgeçme davayı sona erdirmez, yalnızca zararın giderildiğini gösteren bir unsur olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle vazgeçme beyanından önce suçlamanın hangi fıkra ve taksir türü üzerinden yapıldığını iddianameden kontrol etmek gerekir.

Trafik kazasında yaralanma oldu, tutuklanır mıyım?

Taksirle yaralama suçlamasında tutuklama oldukça sınırlı bir ihtimaldir. Tutuklama için kuvvetli suç şüphesinin yanında kaçma veya delilleri karartma şüphesi gibi bir neden bulunmalı ve tedbir ölçülü olmalıdır. Kaza yerinden kaçma, alkollü araç kullanma veya ölümlü sonuç gibi ek unsurlar tabloyu değiştirebilir. Çoğu dosyada süreç tutuksuz yürür ve sürücü ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılır.

Sigorta ödeme yaptıysa ceza davası yine de görülür mü?

Sigorta şirketinin yaptığı ödeme, ceza sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz; ceza davası ile tazminat süreci ayrı yürür. Bununla birlikte ödeme, zararın giderildiğini gösterdiği ölçüde uzlaştırma görüşmelerinde, HAGB şartlarının değerlendirilmesinde ve cezanın bireyselleştirilmesinde dikkate alınabilir. Ödeme belgelerini ve sigorta yazışmalarını dosyaya sunmak bu açıdan yararlı olur.

Yaralanan kişi de kusurluysa ne olur?

Taksirli suçlarda herkes kendi kusurundan sorumludur ve ceza failin kusuruna göre belirlenir. Yaralananın da kusurlu bulunması, failin kusur oranını düşürebilir ve bu durum cezanın alt sınıra yakın belirlenmesine yol açabilir. Bilirkişi raporu yaralananı asli kusurlu, faili tali kusurlu kabul ederse bu tespit savunmanın temel dayanaklarından biri olur. Failin hiç kusurunun bulunmadığı anlaşılırsa beraat kararı verilir.

Taksirle yaralama mahkûmiyeti adli sicile işlenir mi?

Kesinleşen mahkûmiyet hükümleri adli sicile kaydedilir. HAGB kararı ise adli sicilde ayrı bir sistemde tutulur ve yalnızca kanunda belirtilen amaçlarla görülebilir; denetim süresi sorunsuz geçerse dava düşer. Hapis cezası adli para cezasına çevrilmiş olsa bile hüküm bir mahkûmiyettir ve sicil kaydı doğurur. Kayıtların silinmesi için 5352 sayılı Adli Sicil Kanunundaki süre ve şartlar uygulanır.

İş kazasında işveren de yargılanır mı?

İş kazasında yaralanma olduğunda soruşturma yalnızca kazayı doğrudan yapan kişiyle sınırlı kalmayabilir. İş güvenliği önlemlerini almakla yükümlü işveren, işveren vekili, iş güvenliği uzmanı veya ustabaşı gibi kişilerin kusuru da bilirkişi tarafından ayrı ayrı değerlendirilir. Her biri kendi kusur oranına göre sorumlu tutulur. Eğitim kayıtları, risk değerlendirmesi ve ekipman teslim belgeleri bu dosyalarda önemli delillerdir.

Av. Ahmet Mutlu

Yazıyı hazırlayan

Av. Ahmet Mutlu

Ankara Barosuna kayıtlı avukat (sicil 17837), Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1970 mezunu. Trafik Mevzuatı ve Cezaevi Mevzuatı adlı eserleri yayımlanmıştır.

Dosyanızla ilgili bir sorunuz mu var?

Ceza yargılamasında süreler kısadır. Görüşmeden önce elinizdeki tebligatı, ifade tutanağını veya gerekçeli kararı yanınıza almanız değerlendirmeyi kolaylaştırır.

Telefon: 0 532 714 50 45 · Adres ve iletişim formu

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut durum için hukuki danışmanlık alınmalıdır.