Adli Kontrol Kararına İtiraz: İmza Yükümlülüğü, Yurt Dışı Yasağı ve Hükümden Sonrası
Gözden geçirme: Hazırlayan: Av. Ahmet MutluDayanak: mevzuat.gov.tr ve Resmî Gazete
Sulh ceza hâkimliğinden tutuklanmadan çıktınız, ama elinize her pazartesi ve perşembe karakolda imza atma ve yurt dışına çıkmama şartı yazılı bir karar verildi. Bu kararın bir ömür sürmesi gerekmez: adli kontrol kararına itiraz, kararı öğrendiğiniz günden başlayan iki haftalık süre içinde yapılabilir. Süre kaçmışsa da yol kapanmaz; yükümlülüğün kaldırılması veya hafifletilmesi her zaman istenebilir. Aşağıda iki yolun farkını, hangi gerekçelerin işe yaradığını ve dosya hükümle bittiğinde adli kontrolün geride ne bıraktığını anlatıyoruz.
Bir bakışta
- İtiraz süresi
- Kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta (CMK 268/1)
- Dilekçenin verileceği yer
- Kararı veren hâkimlik veya mahkeme
- İnceleme mercii
- Sulh ceza hâkimliği kararında, yargı çevresindeki asliye ceza hâkimi (CMK 268/3-b)
- Kaldırma talebi
- Süreye bağlı değil; hâkim beş gün içinde karar verebilir (CMK 111/1)
- İtirazın etkisi
- Yükümlülük itiraz sürerken devam eder (CMK 269)
Bu yazıda neler var?
- Adli kontrol hangi durumda verilir, neleri kapsar?
- Adli Kontrol Kararına İtiraz Hangi Sürede ve Nereye Yapılır?
- İtiraz ile kaldırma talebi arasında ne fark var?
- İmza yükümlülüğü ve yurt dışı yasağında hangi gerekçeler işe yarar?
- Adli Kontrol Kararına İtiraz İçin Adım Adım
- Adli kontrol en fazla ne kadar sürebilir?
- Hüküm verildikten sonra adli kontrolün sonuçları nelerdir?
- Adli Kontrol Kararına İtiraz Hakkında Merak Edilenler
Adli kontrol hangi durumda verilir, neleri kapsar?
Adli kontrol, tutuklamanın yerine geçen bir koruma tedbiridir. Kanun, tutuklama sebeplerinin bulunduğu bir soruşturmada şüphelinin tutuklanmak yerine bazı yükümlülüklerle serbest bırakılabileceğini söyler (CMK 109/1). Tutuklama yasağı bulunan küçük suçlarda da adli kontrol uygulanabilir (CMK 109/2). Yani karar, “hakkınızda tutuklamayı haklı kılacak bir durum vardı ama daha hafif bir yol seçildi” anlamına gelir. Adli kontrol kararına itiraz dilekçesinde tartışılacak ilk nokta da budur: o tutuklama sebebi gerçekten var mıydı?
Yükümlülükler CMK 109/3’te sayılmıştır. Uygulamada en sık görülenler yurt dışına çıkamamak (a bendi) ve hâkimin belirlediği yere belirli aralıklarla başvurmaktır (b bendi); halk arasında bu ikincisine imza yükümlülüğü denir. Bunların yanında araç kullanma yasağı, silah teslimi, güvence yatırma, tedaviye katılma, konutu terk etmeme, belirli bir bölgeden ayrılmama ve belirli yerlere gitmeme de sayılır. Hâkim bunlardan birini ya da birkaçını birlikte seçebilir.
Soruşturma aşamasında kararı savcının istemi üzerine sulh ceza hâkimi verir; dava açıldıktan sonra davaya bakan mahkeme de adli kontrol kurabilir, değiştirebilir veya kaldırabilir (CMK 110/1, 110/3). Kararın denetimli serbestlik müdürlüğüne gönderilmesiyle infaz başlar; müdürlük kişiye tedbirin türünü, nasıl yerine getirileceğini ve uymamanın sonucunu bildirir. Tutuklamanın genel şartları için tutuklama hangi hallerde olur yazısına bakılabilir.

Adli Kontrol Kararına İtiraz Hangi Sürede ve Nereye Yapılır?
Adli kontrol kararına itiraz süresi iki haftadır ve kararın öğrenildiği günden başlar. Bu süre 2024’te 7499 sayılı Kanun’la yedi günden iki haftaya çıkarıldı. Dilekçe, kararı veren hâkimliğe veya mahkemeye verilir; zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanağa geçirtmek de mümkündür (CMK 268/1). Dilekçenin başında kararın hangi hâkimlikten, hangi tarih ve sayıyla çıktığı açıkça yazılmalıdır.
Kararı veren hâkim itirazı haklı bulursa kararını kendisi düzeltir. Haklı bulmazsa en geç üç gün içinde dosyayı inceleme merciine gönderir (CMK 268/2). Sulh ceza hâkimliğinin adli kontrol kararlarında inceleme, yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimine aittir; asliye ceza mahkemesinin kararlarına karşı ise ağır ceza mahkemesi bakar (CMK 268/3-b ve c). Merci kural olarak duruşma yapmadan, dosya üzerinden ve mümkün olan en kısa sürede karar verir; bu karar kesindir (CMK 271).
| Kararı veren | İtirazı inceleyen | Not |
|---|---|---|
| Sulh ceza hâkimliği (soruşturma) | Yargı çevresindeki asliye ceza hâkimi | CMK 268/3-b |
| Asliye ceza mahkemesi (kovuşturma) | Bağlı olduğu ağır ceza mahkemesi | CMK 268/3-c |
| Ağır ceza mahkemesi (kovuşturma) | Numara olarak izleyen ağır ceza dairesi; tek daire varsa en yakın ağır ceza | CMK 268/3-c |
İtiraz ile kaldırma talebi arasında ne fark var?
Adli kontrol kararına itiraz, kararın verildiği gün hukuka aykırı olduğunu ileri sürer; süreye bağlıdır ve üst mercie gider. Kaldırma ya da değiştirme talebi ise zaman içinde değişen koşullara dayanır ve aynı hâkime veya mahkemeye yapılır. Şüpheli veya sanık bu talebi her zaman yapabilir; savcının görüşü alındıktan sonra beş gün içinde karar verilebilir (CMK 111/1). Hâkim yükümlülüğü tamamen kaldırabilir, kısmen hafifletebilir ya da geçici olarak muafiyet tanıyabilir (CMK 110/2).
Bir de kendiliğinden işleyen denetim var. Adli kontrolün devamının gerekip gerekmediği en geç dört aylık aralıklarla değerlendirilir: soruşturmada savcının istemiyle sulh ceza hâkimi, kovuşturmada mahkeme kendiliğinden karar verir (CMK 110/4). Bu değerlendirmeden çıkan kararlara karşı da itiraz yolu açıktır (CMK 111/2). Diyelim ki iki haftalık süreyi kaçırdınız; dört aylık değerlendirme öncesinde gerekçeli bir kaldırma dilekçesi vermek, dosyada sizin lehinize yeni bilgi oluşturur.
İmza yükümlülüğü ve yurt dışı yasağında hangi gerekçeler işe yarar?
Adli kontrol kararına itiraz edilirken merkezde ölçülülük vardır. Tedbir, isnat edilen suçun ağırlığı, kaçma veya delil karartma ihtimali ve kişinin yaşam koşullarıyla orantılı olmalıdır. Haftada üç gün karakola gitmek zorunda kalan bir vardiya işçisi ya da şehir dışında çalışan bir şoför için imza yükümlülüğü işini kaybetme riski doğurabilir. Dilekçede iş sözleşmesi, çalışma çizelgesi veya işveren yazısı ile bu sonuç somutlaştırılmalıdır. Sadece “mağduriyet yaşıyorum” demek yeterli olmaz.
Yurt dışı yasağında ise yurt dışında yaşayan aile, düzenli iş seyahati, sağlık tedavisi veya eğitim gibi durumlar öne çıkar. Kişinin Türkiye’de sabit bir ikametgâhı, düzenli işi ve malvarlığı varsa kaçma şüphesinin zayıf olduğu belgelerle gösterilebilir. Araç kullanma yasağında kanun ayrıca bir kapı açar: hâkim veya savcı, mesleği gereği araç kullanması gereken kişiye sürekli ya da geçici izin verebilir (CMK 109/5). Mesleğiniz sürücülükse bu talebi ayrıca ve açıkça yazın.
Dikkat: İtiraz yapmış olmanız, yükümlülüğe uymama gerekçesi değildir; itiraz kararın yerine getirilmesini kendiliğinden durdurmaz (CMK 269/1). Adli kontrolü isteyerek yerine getirmeyen kişi hakkında, alacağı ceza ne olursa olsun hemen tutuklama kararı verilebilir (CMK 112/1). Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği m.57/2’ye göre kasıtlı ihlalde müdürlük kişiyi ayrıca uyarmadan dosyayı savcılık aracılığıyla hâkime gönderir. Hastalık gibi bir engel çıkarsa imza gününden önce belgeyle bildirin.
İnfaz aşamasındaysanız: adli kontrol kararına itiraz nedeniyle verilen cezanın nasıl çektirileceği, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik tarihleri hesaplanabilir. İlk görüşmede bu tarihleri ve başvuru yollarını birlikte çıkarabiliriz; adres ve telefon iletişim sayfasında.
Adli Kontrol Kararına İtiraz İçin Adım Adım
- Kararın örneğini alın. Tedbirin türü, sıklığı ve başvuru yeri kararda yazılıdır. Tebliğ veya tefhim tarihini not edin; iki haftalık süre buradan işler.
- Hangi yolun uygun olduğuna karar verin. Süre içindeyseniz itiraz; süre geçtiyse veya koşullar sonradan değiştiyse kaldırma ya da değiştirme talebi.
- Gerekçeyi belgeleyin. İkametgâh, iş yazısı, SGK dökümü, sağlık raporu, öğrenci belgesi veya seyahat zorunluluğunu gösteren evrakı ekleyin.
- Talebi somut kurun. Tamamen kaldırma yanında, imza sıklığının azaltılması veya imza yerinin ikametgâha yakın bir birime alınması gibi alternatif talepler de yazın.
- Dilekçeyi doğru yere verin. Kararı veren hâkimliğe ya da mahkemeye; tutanak yoluyla zabıt kâtibine beyan da mümkündür.
- Bu arada yükümlülüğe uyun. Adli kontrol kararına itiraz sonuçlanana kadar imza günlerini aksatmayın; yurt dışı yasağı sürerken seyahat planı yapmayın.
Avukatın sizin adınıza dilekçe vermesi ve dosyayı inceleyebilmesi için vekâletname gerekir; ayrıntılar vekâletname sayfasındadır.

Adli kontrol en fazla ne kadar sürebilir?
Adli kontrolün de bir tavanı vardır. 2021’de eklenen CMK 110/A, ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde süreyi en çok iki yıl olarak belirler; zorunlu hâllerde gerekçesi gösterilerek bir yıl uzatılabilir. Ağır ceza işlerinde süre en çok üç yıldır; uzatmalar toplamda üç yılı, devlet güvenliğine ve anayasal düzene karşı suçlar ile terör suçlarında dört yılı geçemez. Çocuklarda bu süreler yarı oranında uygulanır (CMK 110/A-3).
| Dosya türü | Temel süre | Uzatma |
|---|---|---|
| Ağır ceza dışındaki işler | 2 yıl | Gerekçeyle 1 yıl |
| Ağır ceza işleri | 3 yıl | Toplam en çok 3 yıl |
| TCK İkinci Kitap Dördüncü Kısım 4–7. bölüm suçları ve terör suçları | 3 yıl | Toplam en çok 4 yıl |
| Suça sürüklenen çocuk | Yukarıdaki sürelerin yarısı | Yarı oranda |
Süre dolduğu hâlde yükümlülüğün devam ettiğini fark ederseniz, kararı veren mercie bir kaldırma talebi ile başvurmak yeterlidir. Bu talebin reddine karşı da itiraz edilebilir.
Hüküm verildikten sonra adli kontrolün sonuçları nelerdir?
Dosya bittiğinde adli kontrol kendiliğinden anlamını yitirmez; sonucu karara göre değişir. Soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilirse şüpheli serbest kalır (CMK 103/2). Kovuşturma beraatle biterse tedbirin dayanağı ortadan kalkar. Mahkûmiyet hâlinde ise asıl soru mahsuptur. Kural olarak adli kontrolde geçen süre cezadan düşülmez (CMK 109/6). İki istisna var: tedavi amacıyla hastaneye yatma dahil tedavi tedbiri ve konutu terk etmeme yükümlülüğü. Konutta geçen her iki gün, cezadan bir gün düşülür.
İmza yükümlülüğü veya yurt dışı yasağında geçen aylar, alınacak hapis cezasından indirilmez. Bu nedenle uzun süren bir tedbirde adli kontrol kararına itiraz, ileride mahsup edilmeyecek bir kısıtlamayı erkenden sona erdirmenin tek yoludur. Hüküm hapis cezasıyla kesinleşirse infaz genel kurallara göre yürür; koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik hesabı için hapis cezaları yazısı yol gösterir. Hükme karşı kanun yolu için ceza muhakemesinde istinaf yazısı tamamlayıcıdır.
Tazminat da gündeme gelebilir. Adli kontrol işlemine karşı kanundaki başvuru imkânlarından yararlandırılmayan kişi Devletten maddi ve manevi zararını isteyebilir (CMK 141/1-k). Konutu terk etmeme veya tedavi tedbiri uygulanıp sonunda kovuşturmaya yer olmadığı ya da beraat kararı verilenler de tazminat hakkına sahiptir (CMK 141/1-l). İstem, kararın kesinleştiğinin tebliğinden itibaren üç ay, her hâlde kesinleşmeyi izleyen bir yıl içinde yapılmalıdır (CMK 142/1).

Adli Kontrol Kararına İtiraz Hakkında Merak Edilenler
İtirazın reddi kararına tekrar itiraz edebilir miyim?
Hayır; itiraz merciinin verdiği karar kesindir (CMK 271/4). Ancak bu, kapının tümüyle kapandığı anlamına gelmez. Koşullar değiştiğinde aynı hâkime kaldırma veya değiştirme talebi yapılabilir ve bu talebin reddine karşı yeniden itiraz yolu açılır. Yeni talepte yeni bir olgu ya da belge göstermek gerekir.
İmza attığım yeri değiştirmek mümkün mü?
Mümkündür; başvuru yeri hâkimin kararıyla belirlendiği için değişikliği de aynı merciden istemek gerekir (CMK 110/2). Taşınma, yeni iş yeri veya öğrenim gibi nedenleri belgeleyin. Karar değişmeden kendi başınıza başka bir birime gitmek, eski yerdeki imzaların eksik görünmesine yol açar.
Yurt dışı yasağı varken kısa bir seyahat için izin alınabilir mi?
Alınabilir; hâkim yükümlülükten geçici olarak muaf tutma yetkisine sahiptir (CMK 110/2). Seyahatin amacı, tarihleri ve dönüşü gösteren belgeler (davet, bilet rezervasyonu, sağlık raporu) dilekçeye eklenmelidir. İzin kararı alınmadan yurt dışına çıkmaya çalışmak, yükümlülüğün ihlali olarak değerlendirilir.
Hastalandığım gün imzaya gidemezsem ne olur?
Tutuklamaya yol açan, adli kontrole isteyerek uymamaktır (CMK 112/1); belgelenmiş bir mazeret bu niteliği taşımaz. Yine de rapor tarihini ve içeriğini gecikmeden denetimli serbestlik müdürlüğüne veya imza verdiğiniz birime bildirin. Mazeretin dosyaya girmesi, ihlal tutanağı düzenlenmesi hâlinde savunmanızın dayanağı olur.
Adli kontrolde geçen süre infazda hesaba katılır mı?
Yalnızca iki tedbirde katılır. Tedavi tedbiri ve konutu terk etmeme yükümlülüğü dışında, adli kontrolde geçen süre cezadan düşülmez (CMK 109/6). Konutu terk etmeme yükümlülüğünde her iki gün bir gün sayılır. İmza ve yurt dışı yasağı ise infaz hesabını değiştirmez.
Dava sürerken adli kontrol kararı kendiliğinden kalkar mı?
Kural olarak kalkmaz; ama mahkeme en geç dört ayda bir devam gerekip gerekmediğini kendiliğinden değerlendirmek zorundadır (CMK 110/4). Kanundaki azami süre dolduğunda da tedbir sürdürülemez (CMK 110/A). Bu tarihleri takip edip mahkemeye hatırlatmak sanığın yararınadır.
Dayanak mevzuat
- Ceza Muhakemesi Kanunu (5271): m.103, 109–112, 141–142, 267–271.
- Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği: m.56–57.
- 7331 ve 7499 sayılı Kanunlarla yapılan değişiklikler.
Adli kontrol, tutuklama ve itiraz süreçleri Ceza Hukuku ve Ceza Muhakemesi Hukuku çalışma alanı içinde yer alır. Gözaltı aşamasındaki haklar için yakalama ve gözaltı işlemleri yazısına bakılabilir.
Okumaya devam edin
- CMK 250 Seri Muhakeme Kararından Sonra: Yaptırım, Sicil ve İtiraz
- CMK 251 Basit Yargılama Kararından Sonra: İtiraz, Kesinleşme ve İnfaz
- Çocuk İstismarı Davasından Sonra: Dörtte Üç İnfaz, Çalışma Yasağı ve Denetim Yükümlülükleri
- Mahkeme Beraat Kararı Verdikten Sonra: Kesinleşme, Sicil, Tazminat ve Yeniden Yargılama
Yazıyı hazırlayan
Ankara Barosuna kayıtlı avukat (sicil 17837), Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1970 mezunu. Trafik Mevzuatı ve Cezaevi Mevzuatı adlı eserleri yayımlanmıştır.
Kararla ilgili bir sorunuz mu var?
Hükümden sonraki süreler kısadır. Görüşmeden önce kararın tebliğ tarihini, gerekçeli kararı ve varsa infaz evrakını yanınıza almanız değerlendirmeyi kolaylaştırır.
Telefon: 0 532 714 50 45 · Adres ve iletişim formu
Bu yazı genel bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır; somut bir dosyada suç tarihi, deliller ve yürürlükteki mevzuat birlikte incelenmelidir.


