Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu ceza hukuku açısından anlatan kapak görseli

Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması (TCK 234): Kim Sorumlu Olur, Ceza ve Şikâyet

Gözden geçirme: Hazırlayan: Av. Ahmet MutluDayanak: TCK 234 ve 109; CMK 253 ve 231

Bir akşam çocuğunu almak için okula giden bir anne, çocuğun öğleden sonra dedesi tarafından alındığını ve aradan saatler geçmesine rağmen eve getirilmediğini öğreniyor. Telefonlar açılmıyor, aile karakola başvuruyor. Birkaç gün sonra dede, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlamasıyla ifadeye çağrılıyor. Türk Ceza Kanunu 234. madde, tam olarak bu tür olaylar için yazılmış ve aile içindeki yakınların çocuğu yasal yanından koparmasını ayrı bir suç olarak düzenlemiştir.

Bu yazıda konuyu yalnızca ceza hukuku açısından ele alıyoruz. Suçun hangi kişiler tarafından işlenebildiğini, cebir veya tehdit kullanılmasının ve çocuğun yaşının cezayı nasıl değiştirdiğini, evden kaçan çocuğu yanında tutan kişinin durumunu, şikâyet ve uzlaştırma kurallarını anlatıyoruz. Ardından olayın ne zaman daha ağır olan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna dönüştüğünü ve hükümden sonra karşılaşılabilecek sonuçları sırasıyla açıklıyoruz.

Bir bakışta

Dayanak
TCK 234; üçüncü kişiler ve küçük yaştaki çocuk bakımından TCK 109
Ceza aralığı
Temel hâlde 3 ay ile 1 yıl hapis; cebir, tehdit veya 12 yaş altı çocukta bir kat artırım
Görevli mahkeme
Asliye ceza mahkemesi; fail çocuksa çocuk mahkemesi
Şikâyet ve uzlaştırma
Birinci ve ikinci fıkra resen, üçüncü fıkra şikâyetle; suç uzlaştırma kapsamındadır
Hükümden sonra
HAGB, erteleme veya seçenek yaptırım ihtimali; infazda genel koşullu salıverilme kuralı
Bu yazıda neler var?
  1. Çocuğun kaçırılması suçu hangi durumlarda gündeme gelir?
  2. Cebir, tehdit ve çocuğun yaşı cezayı nasıl değiştirir?
  3. Evden ayrılan çocuğu yanında tutmak da suç oluşturur mu?
  4. Olay ne zaman kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna dönüşür?
  5. Şikâyet, uzlaştırma ve soruşturma nasıl ilerler?
  6. İfadeye çağrıldığınızda savunmayı nasıl hazırlamalısınız?
  7. Hükümden sonra neler olur: HAGB, erteleme ve infaz
  8. Çocuğun kaçırılması suçlamasında ne yapmalı?
  9. Çocuğun Kaçırılması Hakkında Merak Edilenler

Çocuğun kaçırılması suçu hangi durumlarda gündeme gelir?

TCK 234, çocuğu hukuken bağlı olduğu kişinin yanından koparan yakınları cezalandırır. Birinci fıkraya göre velayet yetkisi elinden alınmış olan ana veya baba ya da üçüncü derece dahil kan hısmı, on altı yaşını bitirmemiş bir çocuğu veli, vasi veya bakım ve gözetimini üstlenen kişinin yanından cebir veya tehdit kullanmadan kaçırır veya alıkoyarsa üç aydan bir yıla kadar hapis cezası alır. Üçüncü derece kan hısımlığı; dede, nine, kardeş, amca, dayı, hala, teyze ve yeğeni kapsar.

Kanun iki ayrı hareketi sayar. Kaçırma, çocuğun bulunduğu yerden alınıp failin kontrolüne geçirilmesidir. Alıkoyma ise çocuğun yasal yanına dönmesinin engellenmesidir; örneğin izinle alınan çocuğun kararlaştırılan saatte geri verilmemesi bu kapsama girebilir. Suç kasten işlenir; failin çocuğu sevmesi veya korumak istediğini söylemesi kastı ortadan kaldırmaz. Saik, yani failin içindeki amaç, cezanın belirlenmesinde ancak takdir aşamasında önem kazanır.

Kanun metni, failin velayet yetkisi elinden alınmış olmasını aradığından, ebeveynlerin velayeti birlikte kullandığı dönemde birinin çocuğu yanına alması bu fıkranın kural olarak dışında kalır. Velayetin kimde olduğu ve hangi kararla belirlendiği aile mahkemesinin konusudur. Ceza dosyasında ise bu kararın içeriği, ne zaman verildiği ve fail tarafından bilinip bilinmediği delil olarak incelenir. Bu yazı yalnızca ceza boyutunu ele alır.

Cebir, tehdit ve çocuğun yaşı cezayı nasıl değiştirir?

İkinci fıkra iki ağırlaştırıcı hâl öngörür. Fiil cebir veya tehdit kullanılarak işlenmişse ya da çocuk henüz on iki yaşını bitirmemişse ceza bir kat oranında artırılır. Bu durumda temel cezanın alt ve üst sınırı iki katına çıkar. Küçük yaştaki çocuk için artırım, cebir veya tehdit bulunmasa da uygulanır; çünkü kanun bu yaştaki çocuğun kendini koruma gücünün sınırlı olduğunu kabul eder. Cebir sonucu çocukta veya araya giren kişide yaralanma oluşmuşsa, yaralama suçunun ayrıca değerlendirilmesi gündeme gelebilir.

Durum Fıkra Öngörülen ceza
Yakının cebirsiz kaçırması veya alıkoyması TCK 234/1 3 ay ile 1 yıl hapis
Cebir veya tehdit kullanılması TCK 234/2 Ceza bir kat artırılır
Çocuğun 12 yaşını bitirmemiş olması TCK 234/2 Ceza bir kat artırılır
Evden ayrılan çocuğu habersiz yanında tutma TCK 234/3 Şikâyet üzerine 3 ay ile 1 yıl hapis

Birden fazla çocuğun aynı olayda kaçırılması hâlinde her çocuk için ayrı bir suç oluştuğu kabul edilir. Varsayımsal olarak iki kardeşi birlikte götüren bir amca, iki ayrı suçtan yargılanabilir. Bu nedenle iddianamede çocukların sayısının ve yaşlarının doğru gösterilip gösterilmediği, ceza hesabının da doğru yapılıp yapılmadığı dikkatle kontrol edilmelidir. Yaş hesabında fiil tarihi esas alınır; doğum tarihinin nüfus kaydıyla teyidi bu noktada önem taşır.

Çocuğun kaçırılması suçunda fail olabilecek kişileri gösteren bilgi kartı
TCK 234 kapsamında kimler fail olabilir?

Evden ayrılan çocuğu yanında tutmak da suç oluşturur mu?

Üçüncü fıkra farklı bir durumu düzenler. Kanuni temsilcisinin bilgisi veya rızası dışında evi terk eden çocuğu, çocuğun rızası bulunsa bile ailesine veya yetkili makamlara haber vermeden yanında tutan kişi, şikâyet üzerine üç aydan bir yıla kadar hapis cezası alır. Bu fıkrada failin aile yakını olması aranmaz; arkadaş, komşu veya tanıdık da fail olabilir. Anayasa Mahkemesi bu hükmü inceleyerek Anayasaya aykırı bulmamış ve çocuğu yanında tutan kişiye aileyi bilgilendirme yükümlülüğü getirilmesini meşru saymıştır.

Bu fıkrada suçu oluşturan davranış, çocuğu barındırmaktan çok haber vermemektir. Ailesiyle tartışıp gece evden çıkan bir gence kapısını açan kişi, aileyi veya kolluğu kısa sürede arayıp durumu bildirirse kanunun aradığı yükümlülüğü yerine getirmiş olur. Bildirimin yapıldığını gösteren arama kaydı, mesaj veya karakol tutanağı, ileride dosyadaki en önemli belge hâline gelir.

Dikkat: Yargıtay uygulamasında on beş yaşını doldurmamış çocuğun rızası hukuken geçerli kabul edilmez. Bu yaştaki bir çocuğu rızasıyla da olsa yanında tutmak, olayın özelliğine göre TCK 234/3 yerine kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu olarak değerlendirilebilir. Bu suçun cezası ve sonuçları çok daha ağırdır.

Olay ne zaman kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna dönüşür?

TCK 234, failin çocukla belirli bir yakınlık bağı bulunduğu ve fiilin velayet ilişkisini hedef aldığı durumlar için özel bir düzenlemedir. Çocuğu kaçıran kişi kanunda sayılan yakınlardan biri olmadığında, yani üçüncü derece kan hısımlığı dışında kalan biri olduğunda, olay genel hüküm olan TCK 109 kapsamında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu olarak değerlendirilir. Bu suçun çocuğa karşı işlenmesi ayrıca ağırlaştırıcı bir neden sayılır ve görevli mahkeme ile infaz sonuçları da değişebilir.

Fiilin cinsel amaçla veya başka bir suçu işlemek için gerçekleştirildiği iddia ediliyorsa dosya bütünüyle farklı bir nitelik kazanır. Böyle bir iddia karşısında suç vasfının hangi maddeye göre belirlendiği, savunmanın ilk ve en önemli konusudur. Kolluk tutanağında veya iddianamede yazan suç adı, mahkemenin varacağı sonucu bağlamaz. Delillerin bütün olarak değerlendirilmesi sonunda olay daha hafif ya da daha ağır bir suç tipine yerleştirilebilir.

Çocuğun yurt dışına götürülmesi hâlinde ceza soruşturmasının yanında çocuğun ülkeye dönüşü için ayrı bir hukuki süreç işler. Bu süreç ceza dosyasından bağımsız yürür; ceza soruşturmasında ise şüpheli hakkında yakalama kararı veya adli kontrol olarak yurt dışı çıkış yasağı gibi tedbirler gündeme gelebilir. Çocuğun ülkeye dönmesi, ceza dosyasındaki değerlendirmeyi de olumlu yönde etkileyebilir.

Şikâyet, uzlaştırma ve soruşturma nasıl ilerler?

Birinci ve ikinci fıkradaki suçlar şikâyete bağlı olmadan, savcılık tarafından resen soruşturulur. Mağdur ebeveynin şikâyetinden vazgeçmesi bu fıkralarda soruşturmayı kendiliğinden sona erdirmez. Üçüncü fıkradaki suç ise şikâyete bağlıdır; şikâyet, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde yapılmalıdır. Uygulamada bu fıkrada mağdurun çocuğun kanuni temsilcisi olduğu kabul edildiğinden şikâyet hakkı da ona aittir. Şikâyetten vazgeçme, hüküm kesinleşinceye kadar mümkündür.

Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması, Ceza Muhakemesi Kanununun 253. maddesinde şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın uzlaştırma kapsamında sayılan suçlar arasındadır. Bu nedenle dosya kural olarak önce uzlaştırma bürosuna gönderilir. Taraflar uzlaşır ve edim yerine getirilirse soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığına, dava aşamasında düşme kararına varılır. Aynı mağdura karşı uzlaştırma kapsamı dışındaki başka bir suç da işlenmişse uzlaştırma uygulanmaz. Uzlaşmanın ayrıntısını ceza davalarında uzlaşma yazımızda anlattık.

Pratikte: Uzlaşmada edim olarak çocuğun derhâl teslim edilmesi, belirli bir süre çocukla izinsiz temas kurulmaması veya özür gibi somut yükümlülükler kararlaştırılabilir. Edimin açık ve uygulanabilir yazılması, sonradan çıkacak tartışmaları azaltır.

İfadeye çağrıldığınızda savunmayı nasıl hazırlamalısınız?

Şüpheli olarak ifadeye çağrılan kişinin susma ve müdafi yardımından yararlanma hakkı vardır. Bu tür dosyalarda tarih ve saat çok önemlidir: çocuğun ne zaman, kimin izniyle alındığı, ne zaman geri verilmesi gerektiği ve fiilen ne zaman teslim edildiği ayrıntılı biçimde sorulur. Aile içi gerginliğin etkisiyle verilen öfkeli ve dağınık bir ifade, sonradan düzeltilmesi güç izlenimler bırakabilir. Hazırlık sürecini ifadeye çağrılma ve şüpheli hakları yazımızda adım adım ele aldık.

Savunmayı destekleyen belgeler genellikle şunlardır: çocuğu teslim almaya izin verildiğini gösteren mesajlar, yapılan aramaların kaydı, çocuğun teslim edildiği anı gösteren tutanak veya tanık beyanı, varsa velayete ilişkin mahkeme kararının şüpheliye tebliğ edilip edilmediğini gösteren belge. Fiilin çocuğu yakın bir tehlikeden korumak için yapıldığı iddia ediliyorsa, bu tehlikenin somut belgelerle ve aynı gün yetkili makamlara bildirilerek ortaya konması gerekir. Kendiliğinden çözüm üretmek yerine kolluğa veya savcılığa başvurmak, kast tartışmasında belirleyici bir rol oynar.

Hukuki destek: Çocuğun kaçırılması iddiasıyla ifadeye çağrıldıysanız veya bir yakınınız hakkında soruşturma başladıysa, belgelerinizi ifadeden önce gözden geçirmek için iletişim sayfası üzerinden görüşme talep edebilirsiniz.

Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunda fıkralara göre ceza ve şikâyet tablosu
TCK 234’te ceza ve şikâyet

Hükümden sonra neler olur: HAGB, erteleme ve infaz

Cezanın sınırları düşük olduğundan, mahkûmiyet ihtimalinde ilk değerlendirilen kurum hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıdır (HAGB). 7589 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen CMK 231. maddeye göre iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezasında, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması ve zararın giderilmesi gibi şartlarla HAGB kararı verilebilir; denetim süresi beş yıldır. Güncel şartları HAGB değişikliği yazımızda bulabilirsiniz.

HAGB uygulanmazsa iki yıl veya daha az süreli hapis cezasının ertelenmesi değerlendirilebilir. Bir yıl veya daha kısa süreli hapis cezası ise TCK 50 uyarınca adli para cezası gibi seçenek yaptırımlara çevrilebilir. Cezanın infazı gerekirse, çocuğun kaçırılması daha yüksek oran öngörülen suçlar arasında yer almadığından süreli hapiste genel koşullu salıverilme kuralı uygulanır; kesin tarih müddetnamede gösterilir. Kasten işlenen bir suçtan mahkûmiyet adli sicile işlenir ve verilen cezanın süresine göre kamu görevine girişte engel oluşturabilir. Bu konuda memuriyete engel suçlar yazımıza bakabilirsiniz.

Çocuğun kaçırılması suçlamasında ne yapmalı?

Çocuğun kaçırılması suçlamasıyla karşılaşan kişinin ilk adımı, çocuk hâlâ yanındaysa onu derhâl yasal yanına veya kolluk aracılığıyla ilgili kişiye teslim etmektir. Alıkoyma süresi uzadıkça hem suçun ağırlığına ilişkin değerlendirme hem de tutuklama veya adli kontrol riski artar. Teslimin tutanakla yapılması ve saatinin kayda geçmesi, ileride savunmanın sağlam bir başlangıç noktası olur. Çocukla ilgili kaygılarınız varsa bunları çocuğu yanınızda tutarak çözmeye çalışmak yerine savcılığa yazılı olarak bildirmeniz daha güvenli bir yoldur.

Soruşturma başladıysa uzlaştırma teklifine nasıl yaklaşacağınızı, suç vasfının doğru belirlenip belirlenmediğini ve HAGB ihtimalini dosyanın başından itibaren birlikte değerlendirmek gerekir. Ankara ve Çankırı adliyelerinde yürüyen dosyalarda da bu adımlar aynı önemi taşır. Uzlaşma gerçekleşmezse delillerin toplanmasına ve tanıkların dinlenmesine erken aşamada katılmak, savunmanın dağılmasını önler. Bu tür dosyalara yaklaşımımızı ceza hukuku çalışma alanımız sayfasında bulabilirsiniz.

Çocuğun kaçırılması suçlamasında izlenecek adımları gösteren bilgi kartı
Suçlamayla karşılaşınca izlenecek yol

Çocuğun Kaçırılması Hakkında Merak Edilenler

Dede veya nine torununu kaçırırsa hangi suç oluşur?

Dede ve nine, çocuğun üçüncü derece dahil kan hısımları arasında yer aldığından, on altı yaşını bitirmemiş torunu veli, vasi veya bakım ve gözetimini üstlenen kişinin yanından kaçırmaları veya alıkoymaları TCK 234 kapsamında değerlendirilir. Cebir veya tehdit kullanılmamışsa ceza üç aydan bir yıla kadar hapistir. Cebir veya tehdit kullanılmışsa ya da çocuk on iki yaşını bitirmemişse ceza bir kat artırılır. Suç uzlaştırma kapsamındadır.

Çocuğun kaçırılması suçu şikâyete bağlı mı?

Birinci ve ikinci fıkradaki suçlar şikâyete bağlı olmadan savcılık tarafından resen soruşturulur; mağdurun şikâyetten vazgeçmesi soruşturmayı sona erdirmez. Üçüncü fıkradaki, evden ayrılan çocuğu aileye veya yetkili makamlara haber vermeden yanında tutma suçu ise şikâyete bağlıdır. Şikâyet süresi, fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren altı aydır. Her üç fıkra da uzlaştırma kapsamında yer alır.

Evden kaçan arkadaşını evinde misafir eden genç suç işlemiş olur mu?

Evden ayrılan çocuğu yanında tutan kişi, ailesini veya kolluğu durumdan haberdar ederse TCK 234/3’teki suç oluşmaz; kanunun cezalandırdığı davranış haber vermemektir. Barındıran kişinin kendisi de on sekiz yaşından küçükse, ceza sorumluluğu yaşına göre ayrıca değerlendirilir ve dosya çocuk mahkemesinde görülür. En güvenli yol, çocuğu yanınıza aldığınız anda aileyi veya en yakın karakolu aramaktır.

Üçüncü bir kişi çocuğu kaçırırsa hangi madde uygulanır?

TCK 234, yalnızca kanunda sayılan yakınlar için özel bir düzenlemedir. Çocuğu kaçıran kişi velayet yetkisi elinden alınmış ana veya baba ya da üçüncü derece dahil kan hısmı olmadığında, olay genel hüküm olan TCK 109 kapsamında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu olarak değerlendirilir. Bu suçun çocuğa karşı işlenmesi ağırlaştırıcı neden sayılır ve ceza ile infaz sonuçları belirgin biçimde ağırlaşır.

Çocuğun kaçırılması davasında tutuklama olur mu?

Suçun ceza sınırları düşük olduğundan tutuklama genellikle son başvurulan tedbirdir; çoğu dosyada imza yükümlülüğü veya yurt dışı çıkış yasağı gibi adli kontrol tedbirleri tercih edilir. Ancak çocuğun hâlâ teslim edilmemesi, yurt dışına götürülmesi veya olayın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu olarak nitelendirilmesi durumunda tutuklama talebi gündeme gelebilir. Çocuğun derhâl teslim edilmesi bu riski önemli ölçüde azaltır.

Çocuğun kaçırılması mahkûmiyeti sicilde kalır mı?

Kesinleşen mahkûmiyet adli sicile işlenir ve kanundaki sürelere göre silinir. HAGB kararı verilirse hüküm denetim süresince sonuç doğurmaz ve ayrı bir sistemde tutulur; süre yükümlülüklere uygun geçerse düşme kararı verilir. Kasten işlenen bir suçtan verilen cezanın süresine göre kamu görevine girişte engel doğabileceğinden, hükmün türü özellikle memur veya memur adayı olan kişiler için önem taşır.

Av. Ahmet Mutlu

Yazıyı hazırlayan

Av. Ahmet Mutlu

Ankara Barosuna kayıtlı avukat (sicil 17837), Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1970 mezunu. Trafik Mevzuatı ve Cezaevi Mevzuatı adlı eserleri yayımlanmıştır.

Dosyanızla ilgili bir sorunuz mu var?

Ceza yargılamasında süreler kısadır. Görüşmeden önce elinizdeki tebligatı, ifade tutanağını veya gerekçeli kararı yanınıza almanız değerlendirmeyi kolaylaştırır.

Telefon: 0 532 714 50 45 · Adres ve iletişim formu

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut durum için hukuki danışmanlık alınmalıdır.