Adli Tıp Raporu Yaralama Cezasını Nasıl Belirler? Basit Müdahale, Hayati Tehlike ve Kırık
Gözden geçirme: Hazırlayan: Av. Ahmet MutluDayanak: TCK 86 ve 87; CMK 63, 67
Bir kavganın ardından hastaneye giden kişiye verilen ilk belge, çoğu zaman birkaç satırlık bir adli muayene raporudur. Haftalar sonra savcılıktan gelen ifade davetinde ise suçlamanın adı bu rapora göre konmuştur: basit yaralama, kemik kırığına neden olan yaralama ya da hayati tehlike doğuran yaralama. Aynı yumruk, raporda yazan ifadeye göre birkaç ay hapis veya adli para cezasıyla da sonuçlanabilir, yıllarca süren bir hapis cezasıyla da. Adli tıp raporu yaralama dosyasının omurgasıdır.
Bu yazıda raporun kim tarafından ve hangi aşamada düzenlendiğini, basit tıbbi müdahale, hayati tehlike, yüzde sabit iz ve kemik kırığı derecesi gibi kavramların ne anlama geldiğini ve her birinin Türk Ceza Kanunundaki karşılığını anlatıyoruz. Ardından rapora itiraz yollarını, yeni rapor talebini ve rapordaki tespitin hükümden sonraki sonuçlara nasıl yansıdığını sırasıyla ele alıyoruz.
Bir bakışta
- Dayanak
- TCK 86 ve 87; bilirkişi raporu için CMK 63 ve 67
- Ceza aralığı
- Basit tıbbi müdahalede 6 ay ile 1,5 yıl hapis veya adli para cezası; temel hâlde 1,5 ile 3 yıl hapis; ağır sonuçlarda TCK 87 artırımları
- Raporu düzenleyen
- İlk aşamada hastane hekimi; kesin rapor için adli tıp birimleri ve gerektiğinde Adli Tıp Kurumu kurulları
- Şikâyet ve uzlaştırma
- Basit tıbbi müdahalede şikâyet aranır; TCK 86/1 ve 86/2 uzlaştırma kapsamındadır
- Hükümden sonra
- Rapordaki derece HAGB, erteleme ve infaz süresini doğrudan etkiler
Bu yazıda neler var?
- Adli tıp raporu yaralama dosyasında neden bu kadar belirleyicidir?
- Rapor kim tarafından, hangi aşamada düzenlenir?
- Basit tıbbi müdahale ne anlama gelir, cezayı nasıl değiştirir?
- Hayati tehlike, yüzde sabit iz ve organ işlevi: TCK 87 dereceleri nelerdir?
- Kemik kırığının derecesi 1 ile 6 arasında nasıl değerlendirilir?
- Rapora nasıl itiraz edilir, yeni rapor istenebilir mi?
- Rapordaki tespit hükümden sonrasını nasıl etkiler?
- Adli tıp raporu yaralama suçlamasında ne yapmalı?
- Adli Tıp Raporu ve Yaralama Hakkında Merak Edilenler
Adli tıp raporu yaralama dosyasında neden bu kadar belirleyicidir?
Kasten yaralama, Türk Ceza Kanunu (TCK) 86. maddede düzenlenir ve kanun, cezayı yaralanmanın vücutta bıraktığı sonuca göre basamaklandırır. Yaralanma hafifse daha düşük bir ceza aralığı, ağır bir sonuç doğmuşsa 87. maddedeki artırımlar uygulanır. Bu sonucu tespit etmek hâkimin kendi bilgisiyle yapabileceği bir iş olmadığı için mahkeme tıbbi bir değerlendirmeye ihtiyaç duyar. Dosyadaki tıbbi tespitin adı da genellikle adli tıp raporudur.
Rapor tıbbi bir tespittir; hukuki nitelendirme yine hâkime aittir. Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 67. madde, bilirkişinin uzmanlık gerektirmeyen hukuki değerlendirmelere giremeyeceğini açıkça söyler. Yani raporda yaralamanın kasten mi yapıldığı, meşru müdafaa olup olmadığı veya failin kim olduğu tartışılmaz. Rapor yalnızca yaralanmanın derecesini, niteliğini ve kalıcı etkisini ortaya koyar. Mahkeme bu tespiti diğer delillerle birlikte değerlendirerek hangi fıkranın uygulanacağına karar verir. Kasten yaralamanın genel çerçevesini kasten yaralama cezası yazımızda anlattık.
Rapor kim tarafından, hangi aşamada düzenlenir?
Yaralanan kişi hastaneye başvurduğunda nöbetçi hekim bir adli muayene raporu düzenler. Bu ilk rapor, olayın hemen ardından görülen bulguları kaydeder: kızarıklık, kesi, şişlik, bilinç durumu ve istenen görüntüleme tetkikleri. Bu aşamada hekim çoğu zaman yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilip giderilemeyeceğini işaretler, ancak kemik kırığı, kalıcı iz veya organ işlevi gibi konularda kesin bir hüküm kuramaz. Bu yüzden ilk rapor genellikle geçici rapor niteliğindedir.
Kesin rapor, tedavi tamamlandıktan sonra bütün hastane kayıtları, grafiler ve tomografiler incelenerek düzenlenir. Bu işi çoğu zaman adli tıp şube müdürlükleri veya adli tıp uzmanları yapar; tartışmalı dosyalarda Adli Tıp Kurumunun ihtisas kurullarına gidilir. Adli Tıp Kurumunun da yayımlayanlar arasında yer aldığı yaralama rehberine göre yüzde sabit iz değerlendirmesi iyileşme süreci bittikten sonra yapılır ve uygulamada bu süre genellikle olaydan en az altı aydır. Bu nedenle soruşturmanın ilk haftalarında elde bulunan belge, dosyanın son tıbbi tablosunu yansıtmayabilir.
Dikkat: Tedavi sürerken düzenlenen geçici rapora dayanılarak dava açılması, ileride ceza hesabında ciddi farklar doğurabilir. Kesin rapor alınmadan iddianame hazırlandığını fark ederseniz bu durumu savcılığa veya mahkemeye yazılı olarak bildirmeniz önem taşır.

Basit tıbbi müdahale ne anlama gelir, cezayı nasıl değiştirir?
Basit tıbbi müdahale, yaralanmanın pansuman, yara temizliği veya kısa süreli gözlem gibi basit bir işlemle giderilebilecek ölçüde hafif kalması demektir. Yaralama rehberi bu konuda örnek ölçütler sayar: belli bir yüzey alanını aşmayan sıyrık ve morluklar, belirli uzunluğu geçmeyen cilt yaraları, eklem burkulmaları ve kısa süreli bilinç bulanıklığı gibi. Ölçütler yüz ve diğer vücut bölgeleri için ayrı ayrı belirlenmiştir. Hekim bu ölçütleri, muayenede gördüğü bulgularla karşılaştırarak raporda ilgili kutuyu işaretler.
Raporda yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilebileceği yazıyorsa TCK 86/2 uygulanır. Bu durumda soruşturma mağdurun şikâyetine bağlıdır ve ceza altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adli para cezasıdır; mağdur kadınsa alt sınır dokuz aydır. Yaralanma bu ölçüyü aşıyorsa TCK 86/1 devreye girer ve ceza bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapistir. Bu sınırlar 4 Haziran 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanunla yükseltildi. Silahla, eşe veya kendini savunamayacak kişiye karşı işlenen yaralamada ise 86/3 uyarınca ceza artırılır ve şikâyet aranmaz.
Hayati tehlike, yüzde sabit iz ve organ işlevi: TCK 87 dereceleri nelerdir?
Yaralama daha ağır bir sonuç doğurmuşsa TCK 87 uygulanır. Hayati tehlike, yaralanma sonrasında kişinin yaşamının ciddi biçimde tehlikeye girmesidir; rehbere göre kişinin tedaviyle kurtulmuş olması bu tespiti ortadan kaldırmaz ve ölüm gerçekleşmesi aranmaz. Yüzde sabit iz, iyileşmeden sonra yüzde kalan ve normal ışıkta birkaç metre mesafeden ilk bakışta fark edilen izdir. Duyu veya organ işlevinin sürekli zayıflaması ise görme, işitme ya da bir uzvun kullanımında kalıcı bir azalma anlamına gelir.
| Rapordaki tespit | Uygulanacak hüküm | Cezaya etkisi |
|---|---|---|
| Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir | TCK 86/2 | 6 ay ile 1,5 yıl hapis veya adli para cezası |
| Basit tıbbi müdahaleyle giderilemez | TCK 86/1 | 1,5 ile 3 yıl hapis |
| Hayati tehlike, yüzde sabit iz, organ işlevinde sürekli zayıflama | TCK 87/1 | Ceza bir kat artırılır; temel hâlde en az 4 yıl |
| Organ işlevinin yitirilmesi, yüzün sürekli değişikliği, iyileşmesi olanaksız hastalık | TCK 87/2 | Ceza iki kat artırılır; temel hâlde en az 6 yıl |
| Kemik kırığı veya çıkığı | TCK 87/3 | Ceza, kırığın etkisine göre yarısına kadar artırılır |
Tablodaki alt sınırlar, 86/3’teki nitelikli hâllerde daha yüksektir: 87/1’de altı yıl, 87/2’de dokuz yıl. Yaralamanın ölümle sonuçlanması hâli ise 87/4’te ayrıca düzenlenir. Hayati tehlike tespiti tek başına öldürme kastını göstermez. Kastın yönü; kullanılan araç, darbenin sayısı ve hedef alınan bölge gibi olayın bütün koşullarıyla belirlenir. Bu ayrımı suça teşebbüs cezaları yazımızda ele aldık.
Kemik kırığının derecesi 1 ile 6 arasında nasıl değerlendirilir?
TCK 87/3’e göre yaralama kemik kırığına veya çıkığına neden olmuşsa ceza, kırığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre yarısına kadar artırılır. Kanun artırımın oranını mahkemenin takdirine bırakır, ancak takdirin dayanağı rapordur. Yaralama rehberi kırığın hayat fonksiyonlarına etkisini 1 ile 6 arasında bir ölçekle derecelendirir: 1 hafif, 2 ve 3 orta, 4 ile 6 arası ağır etki olarak kabul edilir. Birden fazla kemikte kırık varsa rehberdeki özel bir hesap yöntemiyle tek bir derece bulunur; aynı kemikteki birden çok kırıkta ise en ağır form esas alınır.
Raporda yalnızca kırık var demek yeterli olmaz; derecenin de açıkça yazılması gerekir. Derece belirtilmemişse mahkeme artırım oranını sağlıklı biçimde belirleyemez ve rapordaki bu eksiklik kanun yolunda bozma sebebi olarak tartışılabilir. Varsayımsal bir örnek düşünelim: Aynı olayda iki kişi yaralanmış, birinde burun kemiğinde ameliyat gerektirmeyen bir kırık, diğerinde uzun süreli tedavi gerektiren bir uyluk kırığı tespit edilmiştir. Kanun maddesi aynı olsa da raporlardaki dereceler farklı olacağından iki yaralanma için yapılacak artırımın oranı da farklı belirlenecektir.
Pratikte: Raporu aldığınızda kırığın derecesini gösteren satırı, hangi görüntüleme tetkikine dayandığını ve kesin rapor olup olmadığını kontrol edin. Grafi veya tomografi raporu dosyada yoksa, bu belgelerin hastaneden istenmesini talep edebilirsiniz.
Rapora nasıl itiraz edilir, yeni rapor istenebilir mi?
CMK 67. maddeye göre bilirkişi incelemesi tamamlandığında rapor savcıya, katılana, şüpheliye veya sanığa ve müdafiye bildirilir ve tarafa yeni bir bilirkişi incelemesi isteyebilmesi ya da itirazda bulunabilmesi için süre verilir. Bu talep reddedilirse merci üç gün içinde gerekçeli bir karar verir. Aynı maddenin altıncı fıkrası, tarafların kendi seçtikleri bir uzmandan bilimsel mütalaa almasına da imkân tanır. Bu mütalaa dosyaya sunulur ve mahkeme tarafından diğer delillerle birlikte değerlendirilir.
- Raporu ve dayanaklarını inceleyin. Raporun geçici mi, kesin mi olduğuna, hangi tetkiklere dayandığına ve derecenin gerekçesine bakın.
- Eksik belgeleri belirleyin. Tedavi kayıtları, kontrol muayeneleri ve görüntüleme sonuçlarının dosyada olup olmadığını kontrol edin.
- Yazılı itiraz edin. Soruşturmada savcılığa, kovuşturmada mahkemeye somut gerekçeli bir dilekçe verin ve verilen süreyi kaçırmayın.
- Üst merci incelemesi isteyin. Çelişkili raporlar varsa Adli Tıp Kurumunun ilgili ihtisas kurulundan rapor alınmasını talep edin.
İtirazın etkili olması için rapordaki hangi tespitin hangi tıbbi belgeyle çeliştiğinin açıkça gösterilmesi gerekir. Yalnızca rapora katılmıyorum demek yeterli olmaz. Trafik kazası dosyalarında benzer bir süreç kusur raporları için de işler; bu süreci kusur raporuna itiraz yazımızda anlattık.

Rapordaki tespit hükümden sonrasını nasıl etkiler?
Raporun etkisi yalnızca ceza miktarıyla sınırlı kalmaz. Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilen yaralamada şikâyet aranır ve şikâyetten vazgeçme kovuşturmayı sona erdirebilir. TCK 86/1 ve 86/2 uzlaştırma kapsamında olduğundan bu dosyalarda önce uzlaştırma süreci işletilir; 86/3’teki nitelikli hâller ise uzlaştırma dışında kalır. Rapordaki tespit ağırlaştıkça şikâyet ve uzlaştırma imkânları daralır, ceza aralığı yükselir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) ve hapis cezasının ertelenmesi, verilen cezanın iki yıl veya daha az olmasını gerektirir. Kemik kırığı artırımı veya TCK 87/1 uygulanması, cezanın bu eşiği aşmasına yol açabilir. 7589 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen HAGB şartlarını HAGB değişikliği yazımızda bulabilirsiniz. Hapis cezası infaz edilecekse koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik hesabı, suç tarihine ve uygulanan maddeye göre değişir; güncel infaz kurallarını infaz düzenlemesi 2026 yazımızda topladık. Mahkûmiyet adli sicile işlenir ve silah ruhsatı gibi izinleri de etkileyebilir.
Adli tıp raporu yaralama suçlamasında ne yapmalı?
Yaralama suçlamasıyla karşılaştıysanız ilk iş, dosyadaki raporun bir örneğini edinmek ve geçici mi, kesin mi olduğunu öğrenmektir. Raporda basit tıbbi müdahale, hayati tehlike, kemik kırığı derecesi ve kalıcı iz satırlarının nasıl doldurulduğuna bakın. Mağdur tarafındaysanız tedavi belgelerinizi, kontrol muayenelerinizi ve görüntüleme sonuçlarınızı eksiksiz saklayın ve kesin rapor için gerekli muayeneye zamanında gidin. Her iki taraf için de raporun hangi tarihte ve hangi belgelere dayanarak düzenlendiği, itirazın dayanağını oluşturur.
Rapordaki bir tespit cezayı birkaç basamak yukarı taşıyabileceği için itiraz süresini kaçırmamak ve gerekirse bilimsel mütalaa almak önemlidir. Uzlaştırma teklifi geldiyse bu teklifi raporun içeriğini bilerek değerlendirmek, sonradan pişmanlık doğuracak kararların önüne geçer. Ankara ve Çankırı adliyelerinde yürüyen yaralama dosyalarında da adli tıp süreci bu şekilde işler. Bu dosyalardaki yaklaşımımızı ceza hukuku çalışma alanımız sayfasında bulabilirsiniz.

Adli Tıp Raporu ve Yaralama Hakkında Merak Edilenler
Hastanede verilen ilk rapor kesin rapor sayılır mı?
Hastanede olay günü düzenlenen ilk rapor, çoğu zaman o anki bulguları kaydeden geçici bir rapordur. Kemik kırığının derecesi, kalıcı iz veya organ işlevindeki kayıp gibi sonuçlar tedavi bittikten sonra netleşir. Bu nedenle savcılık veya mahkeme, tedavi belgeleri tamamlandıktan sonra adli tıp birimlerinden kesin rapor ister. Yüzde sabit iz değerlendirmesi ise uygulamada olaydan genellikle en az altı ay sonra yapılır.
Basit tıbbi müdahale raporu varsa hapis cezası verilir mi?
TCK 86/2 uyarınca basit tıbbi müdahaleyle giderilebilen yaralamada ceza, altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adli para cezasıdır. Mahkeme bu iki yaptırımdan birini seçer. Soruşturma mağdurun şikâyetine bağlıdır ve suç uzlaştırma kapsamındadır. Ancak yaralama silahla veya eşe karşı işlenmişse 86/3 uygulanır; bu durumda ceza artırılır, şikâyet aranmaz ve uzlaştırma yoluna gidilmez.
Kemik kırığı olan her yaralamada ceza aynı oranda mı artar?
Hayır, artırım oranı kırığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre belirlenir. TCK 87/3, cezanın yarısına kadar artırılmasını öngörür ve oranı mahkemenin takdirine bırakır. Yaralama rehberi kırıkları 1 ile 6 arasında derecelendirir; derece yükseldikçe artırım oranı da genellikle yükselir. Bu yüzden raporda kırığın yalnızca varlığı yeterli olmaz, derecesinin de açıkça yazılması gerekir.
Raporda hayati tehlike yazıyorsa öldürmeye teşebbüs suçlaması gelir mi?
Hayati tehlike tespiti tek başına öldürmeye teşebbüs suçlamasının dayanağı olmaz. Bu tespit TCK 87/1 uyarınca kasten yaralamanın cezasını artırır. Failin öldürme kastıyla hareket edip etmediği ise kullanılan araç, darbelerin sayısı ve yönü, hedef alınan vücut bölgesi ve olaydan sonraki davranış gibi bütün koşullar birlikte değerlendirilerek belirlenir. Bu değerlendirme raporun konusu olmayıp hâkime aittir.
Rapora itiraz süresi ne kadardır?
CMK 67, bilirkişi incelemesi bittikten sonra taraflara yeni bir inceleme isteyebilmeleri veya itiraz edebilmeleri için süre verileceğini düzenler. Sürenin uzunluğu rapor size bildirilirken belirtilir; bu nedenle bildirim yazısındaki tarihi not etmek önemlidir. İtiraz reddedilirse merci üç gün içinde gerekçeli karar verir. Süre geçmiş olsa da rapordaki çelişkiler duruşmada ve kanun yolunda ileri sürülebilir.
Kendi doktorumdan rapor alıp dosyaya sunabilir miyim?
CMK 67/6 uyarınca taraflar, dosyadaki rapora ilişkin olarak kendi seçtikleri bir uzmandan bilimsel mütalaa alıp mahkemeye sunabilir. Bu mütalaa bilirkişi raporunun yerine geçmez, ancak mahkemenin rapordaki çelişkileri görmesine ve yeni bir inceleme yaptırmasına zemin hazırlayabilir. Mütalaanın tedavi kayıtlarına ve görüntüleme sonuçlarına dayanması, ikna gücünü artırır.
Dayanak mevzuat
- Türk Ceza Kanunu (5237): m.86 ve 87
- Ceza Muhakemesi Kanunu (5271): m.63, 67 ve 253
- Adli Tıp Kurumu: TCK’da tanımlanan yaralama suçlarının adli tıp açısından değerlendirilmesi rehberi
- 7550 sayılı Kanun metni (TBMM): TCK 86 ve 87 değişikliği
- Anayasa Mahkemesi E.2025/157, K.2025/278 (TCK 86/1 güncel metni)
Okumaya devam edin
- Kasten Yaralama Cezası: Basit Tıbbi Müdahale, Kemik Kırığı ve Hükümden Sonra HAGB
- Trafik Kazasında Kusur Raporuna İtiraz: Bilirkişi, Adli Tıp Kurumu ve Süreler
- Sağlık Çalışanına Şiddet Cezası: Yarı Oranında Artırım, Tutuklama ve Erteleme Yasağı
- Kadına Şiddet Cezası: Nitelikli Hâller, Tutuklama ve Hükümden Sonra İnfaz
Yazıyı hazırlayan
Ankara Barosuna kayıtlı avukat (sicil 17837), Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1970 mezunu. Trafik Mevzuatı ve Cezaevi Mevzuatı adlı eserleri yayımlanmıştır.
Dosyanızla ilgili bir sorunuz mu var?
Ceza yargılamasında süreler kısadır. Görüşmeden önce elinizdeki tebligatı, ifade tutanağını veya gerekçeli kararı yanınıza almanız değerlendirmeyi kolaylaştırır.
Telefon: 0 532 714 50 45 · Adres ve iletişim formu
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut durum için hukuki danışmanlık alınmalıdır.


