Tutuklamaya İtiraz: Süre, Merci, Dilekçe ve Tahliye Talebi

Tutuklamaya İtiraz: Süre, Merci, Dilekçe ve Tahliye Talebi

Gözden geçirme: Hazırlayan: Av. Ahmet MutluDayanak: mevzuat.gov.tr ve Resmî Gazete

Yakınınız sulh ceza hâkimliğinde tutuklandı ve elinizde tek sayfalık bir karar var. Tutuklamaya itiraz, bu karara karşı kanunun tanıdığı ilk yoldur: kararı veren hâkime verilen bir dilekçeyle, başka bir hâkimin dosyaya yeniden bakması istenir. Süresi iki haftadır, ama tutukluluğun her günü sayıldığı için çoğu zaman ilk günlerde kullanılır. Aşağıda itirazın kime yapılacağını, dilekçede nelerin yazılması gerektiğini, tahliye talebinden farkını ve dava bitince tutuklu geçen günlerin nasıl hesaba katılacağını anlatıyoruz.

Bir bakışta

Dayanak
CMK 100, 101/5, 104, 108, 267–271
İtiraz süresi
Kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta (CMK 268/1)
Sulh ceza kararında merci
Bağlı olunan asliye ceza hâkimi (CMK 268/3-b)
Tahliye talebi
Her aşamada; merci üç gün içinde karar verir (CMK 105)
Dava sonunda
Tutuklulukta geçen süre cezadan düşülür (TCK 63)
Bu yazıda neler var?
  1. Tutuklamaya İtiraz Hangi Kararlara Karşı Yapılır?
  2. Tutuklamaya İtiraz Süresi Kaç Gündür?
  3. İtirazı Hangi Hâkim veya Mahkeme İnceler?
  4. Dilekçede Neyin Eksikliği Gösterilmeli?
  5. Tutuklamaya İtiraz İçin Adım Adım
  6. Tahliye Talebi ile Tutuklamaya İtiraz Arasındaki Fark
  7. Dava Bitince Tutuklu Geçen Süre Ne Olur?
  8. Tutuklamaya İtiraz Hakkında Merak Edilenler

Tutuklamaya İtiraz Hangi Kararlara Karşı Yapılır?

CMK 101/5, tutuklama kararlarına ve tutuklama nedenlerini düzenleyen 100. madde uyarınca verilen kararlara itiraz edilebileceğini söyler. Tutukluluğun devamına veya tahliye isteminin reddine ilişkin kararlar da itiraz edilebilir kararlardır (CMK 104/2, 105). Yani yalnız ilk tutuklama değil, haftalar sonra verilen “tutukluluğun devamına” kararı da aynı yolla denetlenebilir.

Soruşturma evresinde şüphelinin tutuklanmasına, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi karar verir. Kovuşturma evresinde, yani iddianame kabul edildikten sonra, sanığın tutuklanmasına savcının istemiyle veya kendiliğinden mahkeme karar verir (CMK 101/1). Hangi evrede olduğunuz, itirazın kime gideceğini belirler.

Tutuklama istenildiğinde şüpheli veya sanık, seçtiği ya da barodan görevlendirilen bir müdafiin yardımından yararlanır (CMK 101/3). Kararın içeriği kendisine sözlü olarak bildirilir ve bir örneği yazılı olarak verilir (CMK 101/2). İtiraz dilekçesi bu yazılı örnek üzerinden hazırlanır. Tutuklamanın genel şartları için tutuklama hangi hallerde olur yazısına bakılabilir.

Tutuklamaya itiraz süresini, mercini ve sonucunu özetleyen bilgi kartı
Tutuklamaya İtirazın Temel Kuralları

Tutuklamaya İtiraz Süresi Kaç Gündür?

İki haftadır. Kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde hâkim veya mahkeme kararına itiraz, ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde, kararı veren mercie verilecek bir dilekçeyle ya da zabıt kâtibine yapılan ve tutanağa geçirilen bir beyanla yapılır (CMK 268/1). Bu süre 7499 sayılı Kanun’la 2 Mart 2024’te yedi günden iki haftaya çıkarıldı.

Tutuklu kişi itirazını bulunduğu ceza infaz kurumunun idaresine de verebilir; CMK 263 bu imkânı saklı tutar. Süre, kararın şüpheliye sözlü bildirildiği, yani duruşma salonunda açıklandığı gün başlar. İtiraz tutuklamanın uygulanmasını durdurmaz (CMK 269/1). Bu nedenle beklemek bir avantaj sağlamaz; dosya bilgisi tamamlandığı anda dilekçe verilmelidir.

Dikkat: Merciin itiraz üzerine verdiği karara karşı yeniden itiraz yolu yoktur; ilk kez merci tarafından verilen bir tutuklama kararı bunun istisnasıdır (CMK 271/4). Bu yüzden tutuklamaya itiraz dilekçesinde bütün argümanlar ilk seferde yazılmalıdır. Sonradan yeni delil çıkarsa yol kapanmaz, ama bu kez tahliye talebi (CMK 104) üzerinden ilerlenir.

İtirazı Hangi Hâkim veya Mahkeme İnceler?

Kararı veren İtirazı inceleyen merci
Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama veya adli kontrol kararı Bölgesindeki asliye ceza hâkimi
Sulh ceza işlerini asliye ceza hâkiminin yürüttüğü yer Ağır ceza başkanı
Asliye ceza mahkemesinin kararı Bağlı olduğu ağır ceza
Ağır ceza mahkemesinin kararı Sonraki numaralı ağır ceza dairesi; yerde tek daire bulunuyorsa en yakın ağır ceza

Dilekçe her zaman kararı veren hâkime verilir. Hâkim itirazı yerinde görürse kararını kendisi düzeltir, yani şüpheliyi serbest bırakır ya da adli kontrole çevirir. Kabul etmeyen hâkimin dosyayı üst inceleme yerine yollamak için en fazla üç günü vardır (268/2). İnceleyen hâkim savcıdan mütalaa isterse, savunma bu mütalaayı görür ve üç günlük süre içinde yazılı cevap verebilir (270/2).

İnceleme kural olarak dosya üzerinden yapılır, duruşma açılmaz (CMK 271/1). Karar “mümkün olan en kısa sürede” verilir (CMK 271/3). İtiraz yerinde görülürse merci tutuklama hakkında da kendisi karar verir. Dosya bölge adliye mahkemesinde veya Yargıtay’da ise tahliye istemine ilgili daire dosya üzerinden karar verir (CMK 104/3).

Dilekçede Neyin Eksikliği Gösterilmeli?

Tutuklama dört ayağa dayanır ve itiraz, bunlardan en az birinin eksik olduğunu göstermelidir. Birincisi, kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerdir (CMK 100/1). İkincisi, kaçma şüphesi ya da delil karartma veya tanık üzerinde baskı girişimi gibi bir tutuklama nedenidir (CMK 100/2). Üçüncüsü ölçülülüktür: işin önemi ve beklenen cezayla orantısız bir tutuklama yapılamaz. Dördüncüsü, adli kontrolün neden yetersiz kalacağının gerekçeyle gösterilmesidir (CMK 101/1-2).

Bazı yasaklar doğrudan sonuç doğurur. Yalnız adli para cezası gerektiren suçlarda ve vücut dokunulmazlığına karşı kasıtlı suçlar dışında üst sınırı iki yılı aşmayan hapis cezası öngören suçlarda tutuklama yoluna gidilemez (100/4). Öte yandan 100/3’teki katalog suçlarda kanun tutuklama nedeninin “var sayılabileceğini” söyler; bu bir zorunluluk değildir ve ölçülülük denetimi yine yapılır. Diyelim ki ilk kez suç isnadıyla karşılaşan, düzenli işi ve ailesi olan bir şüpheli, gerekçesinde yalnızca “suçun niteliği” yazan bir kararla tutuklandı; dilekçenin merkezine bu gerekçe eksikliği konur.

Bir örnek üzerinden bakalım. Bir şüpheli, iş yerinde çıkan kavgada karşı tarafı yaraladığı iddiasıyla tutuklanıyor; karar gerekçesinde “kaçma şüphesi” yazıyor ama bunu destekleyen bir olgu gösterilmiyor. Müdafi, şüphelinin olay yerinden ayrılmadığını, polisi kendisinin aradığını ve on yıldır aynı adreste oturduğunu belgelerle ortaya koyar. Aynı dilekçede, ifadeleri alınmış tanıklar bakımından delil karartma ihtimalinin bulunmadığını da yazar. Bu somutluk, itirazın asıl gücüdür; genel ifadelerle yazılmış bir dilekçe, aynı genellikte bir gerekçeyle reddedilir.

Unutulan bir başka nokta, tutukluluk ile adli kontrolün birlikte değerlendirilmesidir. Hâkim, tutuklamanın yerine imza yükümlülüğü, yurt dışına çıkış yasağı, konuttan çıkmama veya teminat gibi bir tedbire karar verebilir (CMK 109). Dilekçede hangi tedbirin neden yeterli olacağı açıklanırsa, inceleme merciine somut bir seçenek sunulmuş olur.

Tutuklama kararını veren makama göre itirazı inceleyecek merciyi gösteren tablo
Kararı Kim Verdi, İtirazı Kim İnceler?

Pratik bir adım: Elinizdeki kararları ve tebligatları tarih sırasına koyun, tutuklamaya itiraz ile ilgili sorularınızı not edin. İlk görüşmede bu liste dosyanın kısa sürede değerlendirilmesini sağlar. Randevu için iletişim sayfasına göz atabilirsiniz.

Tutuklamaya İtiraz İçin Adım Adım

  1. Karar örneğini alın. Tutuklama kararının yazılı örneğini ve sorgu tutanağını isteyin; müdafi yoksa aile vekâletname ile avukat görevlendirebilir.
  2. Tarihi not edin. Kararın açıklandığı gün iki haftalık sürenin başlangıcıdır; son günü takvime yazın.
  3. Merciyi doğru seçin. Dilekçeyi kararı veren sulh ceza hâkimliğine veya mahkemeye hitaben yazın, inceleme merciini başlıkta belirtin.
  4. Dört ayağı tek tek tartışın. Delil, tutuklama nedeni, ölçülülük ve adli kontrol başlıklarında somut karşı olgular yazın.
  5. Belge ekleyin. İkametgâh, iş yeri yazısı, SGK kaydı, sağlık raporu, bakmakla yükümlü olunan kişilere ilişkin belgeler gibi kaçma şüphesini zayıflatan evrakı ekleyin.
  6. Alternatifi önerin. İmza yükümlülüğü, yurt dışı çıkış yasağı veya konuttan çıkmama gibi bir adli kontrol tedbirini (CMK 109) açıkça talep edin.
  7. Savcı görüşünü takip edin. Görüş bildirilirse üç gün içinde cevap verin (CMK 270/2).

Tahliye Talebi ile Tutuklamaya İtiraz Arasındaki Fark

İtiraz, belirli bir karara karşı sınırlı süreli bir başvurudur. Tahliye talebi ise bir süreye bağlı değildir; dosya hangi aşamada olursa olsun tutuklu kişi serbest bırakılmayı isteyebilir (104/1). Talebi alan hâkim ya da mahkeme üç gün içinde kabul, ret veya adli kontrol yönünde karar vermek zorundadır; örgütle bağlantılı dosyalarda kanun bu süreyi yediye çıkarmıştır (105). Ret kararına karşı yine itiraz edilebilir.

Bunlara ek olarak kanun, tutukluluğun kendiliğinden denetlenmesini de öngörür. Soruşturmada sulh ceza hâkimi, otuz günü aşmayan aralıklarla tutukluluğu yeniden gözden geçirir ve tutuklu bu incelemeyi kendiliğinden de talep edebilir (108/1-2). Dava açıldıktan sonra ise mahkeme bu değerlendirmeyi oturumlarda yapar (108/3). Azami süreler de vardır: soruşturma evresinde tutukluluk, ağır ceza işlerinde kural olarak bir yılı, diğer işlerde altı ayı geçemez (CMK 102/4).

Dava Bitince Tutuklu Geçen Süre Ne Olur?

Mahkûmiyet hâlinde tutukluluk ve gözaltında geçen her gün hapis cezasından düşülür (TCK 63). Adli para cezasına hükmedildiyse her gün beş yüz Türk lirası sayılarak indirim yapılır. Diyelim ki sanık dört ay tutuklu kaldı ve sonunda bir yıl hapis cezası aldı; bu dört ay infaz hesabında doğrudan cezadan indirilir. Koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik hesabı da bu indirimden sonra yapılır.

Kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı verilirse, kanuna uygun tutuklanmış olsa bile kişi maddi ve manevi zararını Devletten isteyebilir (CMK 141/1-e). Gözaltı ve tutuklulukta geçen süresi verilen cezadan fazla olan hükümlü için de aynı hak doğar (CMK 141/1-f). Bu taleplerde 6384 sayılı Kanun’daki Tazminat Komisyonu usulü işler; başvuru süresi kesinleşmenin tebliğinden itibaren üç ay, her hâlde kesinleşmeden itibaren bir yıldır (CMK 142). Hükmün diğer sonuçları için hapis cezaları ve ceza muhakemesinde istinaf yazıları tamamlayıcıdır.

Tutuklama kararına itiraz dilekçesinde tartışılması gereken dört şartı sıralayan akış
İtiraz Dilekçesinin Dört Başlığı

Tutuklamaya İtiraz Hakkında Merak Edilenler

Aile üyeleri tutuklamaya itiraz edebilir mi?

Kanun itirazı “ilgililere” tanır; uygulamada dilekçeyi tutuklu şüpheli veya müdafii verir. Aile, en hızlı yol olarak bir avukatı vekâletname ile görevlendirir. Tutuklu kişi kendi dilekçesini cezaevi idaresine de verebilir; tutanağa geçirilen beyan da itiraz yerine geçer.

İtiraz edilince tutuklu hemen serbest kalır mı?

Hayır, itiraz kararın uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz (CMK 269/1). Tutuklu, kararı veren hâkim kararını düzeltene veya inceleme merci itirazı kabul edene kadar cezaevinde kalır. Kabul hâlinde tahliye müzekkeresi cezaevine gönderilir.

Tutuklamaya itiraz reddedilirse ne yapılabilir?

Aynı karara ikinci bir itiraz yolu yoktur (CMK 271/4). Ancak yeni olgu veya delil ortaya çıktığında, otuz günlük incelemede ya da duruşmada tahliye talebi yeniden yapılabilir. Ret kararlarına karşı itiraz hakkı her yeni kararla yeniden doğar.

Tutukluluğa karşı Anayasa Mahkemesine gidilebilir mi?

Olağan yollar tükendikten sonra kişi hürriyeti ihlali iddiasıyla bireysel başvuru gündeme gelebilir. Başvuru şartları ve süresi ayrı kurallara bağlıdır ve tutukluluk incelemesinin yerine geçmez; önce CMK’daki itiraz ve tahliye yollarının eksiksiz kullanılması gerekir.

Yabancı uyruklu tutukluların durumu konsolosluğa bildirilir mi?

Evet, şüpheli veya sanık yazılı olarak karşı çıkmadıkça tutuklanma durumu vatandaşı olduğu devletin konsolosluğuna bildirilir (CMK 107/3). Ayrıca her tutuklama ve uzatma kararından tutuklunun bir yakınına veya belirlediği kişiye hâkim kararıyla haber verilir (CMK 107/1).

Hüküm verilince tutukluluk kendiliğinden sona erer mi?

Hayır. Mahkeme mahkûmiyet hükmüyle birlikte tutukluluğun devamına da karar verebilir; bu karara da itiraz edilebilir. Hükümle tahliye edilen kişi ise karar kesinleşince cezası infaz için çağrılır ve tutuklu geçen süre müddetnamede düşülür.

Dayanak mevzuat

Tutuklama, itiraz ve tahliye talepleri Ceza Hukuku ve Ceza Muhakemesi Hukuku kapsamındaki koruma tedbirleri çalışmalarına girer.

Av. Ahmet Mutlu

Yazıyı hazırlayan

Av. Ahmet Mutlu

Ankara Barosuna kayıtlı avukat (sicil 17837), Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1970 mezunu. Trafik Mevzuatı ve Cezaevi Mevzuatı adlı eserleri yayımlanmıştır.

Kararla ilgili bir sorunuz mu var?

Hükümden sonraki süreler kısadır. Görüşmeden önce kararın tebliğ tarihini, gerekçeli kararı ve varsa infaz evrakını yanınıza almanız değerlendirmeyi kolaylaştırır.

Telefon: 0 532 714 50 45 · Adres ve iletişim formu

Bu yazı genel bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır; somut bir dosyada suç tarihi, deliller ve yürürlükteki mevzuat birlikte incelenmelidir.